yaklaşık 6-7 tane expansion packiyle birlikte sizi en fazla 1 saat eğlendirebilen oyun. büyü bile yapabiliyorsunuz, erkeklere tavsiye edilmez size evcilik oynuo gözüyle bakarlar!
the sims versiyonu çok sıkıcı olan
ama expansion packlerle baya eğlenceli hale getirilmiş
kendinizi kaptırıp internetten yeni eşya ve elbise bile arayabileceğiniz
boş zaman oyunu diye başlayıp sizi sarabilecek bir oyun
bilgisayar dünyasında devrim yaratmış simülasyon oyunu. ha bir de bunun yeni versiyonu çıkmıştır * ki bu da aynı evde kalan iki karakteri birbirine aşık etmeye dayalı bir oyundur.
müptelaları arasında erkeklerden fazla kızların bulunduğu oyunlardan biri. gitgide kapsamı ve oynayan kişinin kontrol altında tuttuğu kriterler arttırılarak bağımlılık yapıcı bir oyun haline getirilmiştir.
okul deneyimi 1 stajına gittiğim okulda birinci sınıf öğrencilerinin sims hakkında yorum yaptıklarını, konuşmalarından oyunu ne kadar sardıklarını görünce dumur olduğum eğlenceli sayılabilecek oyun.
bağımlıların artması üzerine tamamen yeni bir tasarımla ikincisi yaratılan, kullanılan eşyalardan, giyilen kıyafetlere, kişilerin yaratılmasına kadar her şeyi oyuncunun ayarladığı, expansion pack ve sitelerden indirilen eşyalarla çok daha zevkli hale gelen oyun
hayatımı kesinlikle etkileyen(!),birisiyle tartıştığımda veya hoşuma gitmiycek bişey yaptığında direk kafamızda - veya --,birbirimizi mutlu edecek bir şey yaptığımızda veya bir şey paylaştığımızda ise + veya ++ çıktığını hayal ettiren oyundur.sardı mı bırakamazsınız,bir pack yükler,zevkini alınca diğerini yüklersiniz,o bitince diğerini yüklersiniz,bu böyle giderken bir bakmışsınız günler geçmiş siz hala oynuyosunuz.
bence öncelikle başbakanımız recep tayyip erdoğan'ın oynaması gereken oyun. bir adamın bile yönetilmesinin ne kadar zor olduğuna ikna edersek, 70 milyonun yönetilmesinde nasıl bir ciddiyet ile durulması gerektiği algılanmış olur.
amaçsız da olsa oynarken hiçbişey düşünmememi sağlayan, beynimi bi süreliğine rahatlattığını düşündüğüm oyun.. yoğun sınav dönemlerinde veya iş güç yoğunluğunda saatlerce, boş boş, ambale olmuş bi şekilde oynamayı hayal ettiğim oyun.**
kalan son paranızla şahane döşediğiniz eve giren karakterlerin evi beğenmeyip ağız göz eğmelerini görünce sinirden "ulan vicdansızlar daha ne istiyosunuz şahane ev döşedim" demenize neden olan ve para kazanana kadar bu şekilde idare etmek zorunda olduğunuz, karakterleri mutlu edicem diye kırk takla attığınız, ağlayan bebeği uyutucam büyütücem diye gecelerce uykusuz kaldığınız gerçek hayatla iç içe geçtiğini farkettiğiniz yaratıcı oyun..
ilginç olaylar oluyor bazen. misal adam açlıktan ölmek üzereyken azrail beliriyor. onunla satranç oynuyor adam. kazanırsa hayata dönüyor kazanamazsa ölüyor.
bir de evde daha evvel ölenlerin hayaleti gece yarısı eve geliyor. olur da diğerleri hayaletle karşılaşırsa biraz huysuzlanıyor.
herhangi bir kriz anını kurtarmak için ne olursa olsun devralınmamalıdır. kardeşimden açlık, uykusuzluk ve pislik yüzünden ölümün eşiğine gelen bir aileyi alıp baba hariç hepsini kurtarmıştım. ama salak kardeşim babayı sen öldürdün diye bütün gün benimle konuşmadıydı. bırakın hepsi gebersin...
sıkılana kadar kendine deli gibi bağlayan simulasyon oyun. o kadar bağlamıştı ki hatta deprem olurken kendimi düşünmeyip aman simslerime bir şey olmasın deyip bilgisayara sarılmıştım. artık o an ki ruh halim neydi, depremde simslere ne olabilir diye düşündüm de onları korumama aldım orasını ben bile bilmiyorum..
insanın tüm vahşiliğini tatmin edebildiği oyun.
-evlatlık alınan bebek büyümüştür çok çirkindir: bir odaya kapatırsın, kapı yapmazsın, kendisinden tiksine tiksine ölür.
-yan evin hanımına göz konmuştur, bu hanımdan kurtulmak lazımdır: havuza sokarsın merdivenleri kaldırırsın, yüzer babam yüzer, hiç durmadan yüzer ve ölür.
-bir ev alırsın içersine potansiyel sevgili eş yerleştirirsin, bir telefon koyarsın eşya olarak, çağır gelsin paso, sonra evlenirsin.
-evin hizmetçisi ile aldatırsın(sims2 de olur bu) evin hanımı kafayı yer, gökten bir tavşancık iner onu tedavi etmeye çabalar. ama artık onun da işi bitmiştir.
efenim bu oyunun karakterleri bi süre sizin direktifiniz olmadan tuvalete bile gitmedikleri için altlarına felan ederler yalnız kafaları bozuksa hiç de öle dediklerinizi yapmazlar gitmeleri gereken işlerine gitmedikleri gibi. yemek yapmasını bilmemenin yangın çıkarmaya dalalet olabileceğni gösterir tek anekdot bu oyundur. bir de bu oyunda zamanı geriye sarma fantazinizi de yaşarsınız şöyleki; yemek kitabı okumadan yemek yapmaya kalkışmışsınızdır dolayısıyla yangın çıkar ne hikmetse alevlerin içinden çıkmazsınız sağa koşarsınız sola koşarsınız gelir gene alevin içinde durusunuz ve sora ölürsünüz bir çaydanlığa dönüşürsünüz hatta o derece fantastiktir ki olay örgüsü azrail falan gelir, ölen en sevdiğiniz karakter olduğundan oyundan oyunu saklamadan çıkarsınız yeniden oyuna girdiğinizde sevgili karakteriniz hala oradadır ve ilk iş ona yemek kitabı okuma görevini verirsiniz.. bu böyle uzar gider
sizi manda ve himayesi altına alan, original'i ile başlayıp diğer serilerinde eksper olduğunuzu farkettiğinizde hayatınızın en güzel 5 senesini çaldırmış olduğunuz bilgisayar oyunu.(bkz: bir kereden bir şey olmaz)