ilkokul yıllarımda başlayan genetik mühendisliği konulu sonu gelmez makalelerin ardından yayımlanmış olan ve daha küçücük bir çocukken dikkatimi çekerek kendisini okutmayı başarmış; lise yıllarında populasyon genetiği adı altında okutulan çoğu bilgiyi kastırmadan size veren, birinci baskısına sahip olmaktan nedensiz yere mutluluk duyduğum, bilinçli olarak edindiğim en eski tübitak kitabı.
gayet soyut, anlaşılması kolay, esnek bir "gen" tanımı yapmakla işe girişir. daha sonra bu "genlerin", sadece hayatta kalmak uğruna nasıl olup da biz ve zekâmız da dâhil tüm bu karmaşıklığı yarattığını anlatır. grup seçilimi iddialarına karşı çıkar. her şeyin genlerin bencilliğine bağlı olduğunu savunur (güzel savunur). yine de, dar görüşlülerin saldırılarına maruz kalmamak için, bunu becilliği ön plana çıkaran bir ahlâkı savunmak için yapmadığını da anlatır.
30. yılı, 16 mart 2006'da bir seda sayan konseri ve şu kişilerin şu konuşmaları ile kutlanmış:
daniel dennett (tufts) - 'the view from dawkins' mountain'
sir john krebs, frs (zoology, oxford) - 'from intellectual plumbing to arms races' matt ridley - 'selfish dna and the junk in the genome' ian mcewan - 'science writing: towards a literary tradition?' richard dawkins, frs (oxford) - 'afterword'
"the illumination of dawkins' incisive thinking on the intellectual world extends far beyond biology. what a treat to see so clearly how matter and meaning fit together, from fiction to philosophy to molecular biology, all in one unified vision!" - dennett
" eşleyicilerin kendilerini devam ettirebilmek için kullandıkları tekniklerin ve kurnazlıkların giderek gelişmesinin bir sonu var mıydı?
soyları tükenmedi, çünkü onlar yaşamkalım sanatının en eski ustalarıydılar. ama onların hala denizlerde başıboş gezindiklerini sanmayın; bu şövalye özgürlüğünden uzun zaman önce vazgeçtiler.
şimdi devasa koloniler içinde kaynaşıyorlar; hantal ve kocaman robotlar içinde, dış dünyadan kopuk ve onu uzaktan kumanda ederek yaşıyorlar. sizin içinizdeler, benim içimdeler; bizi gövdemizi ve aklımızı yarattılar ve onların korunması varoluşumuzun nihai amacı.
uzun bir yol kat ettiler bu eşleyiciler. şimdi genler adıyla tanınıyorlar ve biz onların yaşamkalım makinalarıyız."*