ing.
koşan adam.
stephen king'in
* romanından uyarlanan 1987 yapımı
paul michael glaser filmi. anti ütopik karamsar gelecek tasvirlerinin birçoğunu barındıran filmdeki
dünya, kaynaklarını tam anlamıyla tüketmiş, siyah ve acımasız bir dünyadır. hikâye, elbette
amerika'da geçer. büyük devlet tarafından
zapturapt altına alınan halk, ona söylendiği şekilde yaşamaktadır. vatandaşlar
sınıflara ayrılmıştır ve herkes, sınıfına uygun bir bölgede oturur. bölgeler arasında geçiş yapabilmek için geçiş kartlarına ihtiyaç duyulur. eğer ki böyle bir kartınız yoksa, sorgusuz sualsiz, sonsuza kadar hapse atılırsınız. devletin, halkı yönetmedeki en önemli silahı
televizyondur. "
görmek inanmaktır"
şiarına sahip devlet destekli
ics televizyonu, gerektiğinde gerçekleri de saptırarak, halkı etkisi altına almıştır. bu televizyonda yayınlanan
koşan adam isimli yarışma ve gösteri programı, suçlularla
gladyatörleri oyun arenalarında savaştırır. bu gladyatörler, topluma karşı suç işleyen bu parazitleri insanların gözü önünde parmparça ederek bir anlamda
şiirsel adalet sağlayan
jandarmalara evrilirler. suçlular bu gösteri sırasında testere ile ortadan ikiye ayrılıp boydan boya yakılabilirler.
stüdyoda bulunan ve ekran başındaki izleyiciler de, bu hercümerci ağızlarından salyalar akıtarak izlerler. ve eğer suçluyu, seçtikleri gladyatör öldürürse,
sponsorların dağıttığı hediyeleri kazanırlar.
filmde eski bir polis memuru olan
ben richards*, işlemediği bir suç yüzünden hapse atılır. hapisten kaçtığı gün,
koşan adamın yapımcısı
** tarafından yarışmaya (gösteriye, katliama) katılması ikna edilir
* ve hikâye böylece sürer gider, kötüler her zaman kötü, iyiler her zaman iyi olmaya devam eder. filmle ilgili can sıkıcı bir ayrıntı vermeyi gereksiz bulduğum için, konuyu yazmadım. daha önemli bir şey var.
bu filmin en ilginç yönlerinden biri,
ütopyaların veya
anti ütopyaların olmazsa olmazı
direniş örgütüdür. devletin iktidarını reddedip yer altına çekilen bu örgüt, dünya düzenini değiştirmek için
silah toplamaz,
bomba yapmaz veya
terör eylemleri gerçekleştirmez. devlete açacağı savaşta seçtiği silah
uydu antenidir. çünkü der ki elebaşı mic "
onlara gerçeği göstermeliyiz." çünkü savaş, silahlarla kaybedilmemiştir; savaş, televizyonda kaybedilmektedir. bu filmin en önemli metaforu işte bu yüzden
uydu antenidir ve o derecede günümüze uygulanabilecek saygı duyulması gereken bir eleştiridir.
ibret alınacak bakınızlar
(bkz:
trt)
(bkz:
show tv)
(bkz:
atv)
(bkz:
kanal d)
(bkz:
star)
(bkz:
ntv)
(bkz:
cnntürk)
kültürel bakınızlar
(bkz:
cesur yeni dünya)
(bkz:
biz)
(bkz:
bin dokuz yüz seksen dört)
(bkz:
mülksüzler)
bunu sevenler bunu da sevdi bakınızı
(bkz:
total recall)