görseller
the queenthe queen
  
belki ilginizi çeker
  1. · oscar
  2. · alice in wonderland
  3. · helen mirren
  4. · 79 uncu oscar ödülleri
gündem
  1. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  2. · the twilight saga new moon
  3. · soğuk havada kısa etekle dolaşan kızlar
  4. · yök ün katsayı uygulamasını kaldırması
  5. · itü sözlük yazarlarından özlü sözler
  6. · sevgilinin söylediği unutulmayan sözler
  7. · 22 kasım 2009 izmirlilerin pkk tepkisi
  8. · aşk
  9. · charles gaines

the queen  

  1. helen mirren'a en iyi kadın oyuncu oscar'ını getirecek olan filmdir.

    oyunculuk açısından izlediğim en iyi filmlerden biriydi. sürekli haberlerde gördüğümüz kişilerin sinema perdesinde canlandırılması zordur kanımca. çünkü her an gerçekleriyle yüz yüzesiniz ve karşılaştırma imkanınız var. ancak ben sinema perdesinde sanki gerçekten kraliçe 2. elizabeth'i*, tony blair'i* prens charles'ı, alaisteir campbell'ı gördüm.

    alaisteir campbell ise filmin en eğlenceli karakteri. zamanında tony blair'le ayrılmaz bir ikili oluşturan ve ''tony's spin doctor'' olarak anılan campbell'ı filmde mark bazeley canlandırıyor.

    filmin en çarpıcı noktalarından birisi ise kraliçe'nin tony blair'e söylediği, özetle ''bir gün sen de halkın nefretiyle karşılaşacaksın'' anlamına gelen sözleri. o dönemde halkın gözünde ''altın çocuk'', ''kraliyet ailesini dize getiren kahraman'' olan blair'in, ''istenmeyen adam'' haline gelişi canlanıyor gözünüzde.

    gerçekten oscar adaylığını hakeden bir yapım. altı dalda aday ve bunların içinde en iyi kadın youncu, en iyi yönetmen ve en iyi film gibi iddialı dallar var. ancak muhtemelen en iyi kadın oyuncu oscarıyla yetinecek.

    http://www.thequeenmovie.co.uk/
    (mclaren, 24.02.2007 23:37 ~ 23:42)
  2. gerçekçi bir senaryoya sahip film.medyanın kraliçenin üzerinde bile ne kadar etkili olabileceğini gösteriyo.kraliyet ailesi tarafından pek sevilmeyen diana nın ölümünü cenazesini ve daha sonrasında yaşananları konu edinen film yanlış hatırlamıyorsam 6 dalda oskara aday gösterildi bu sene.
    (karamelize ekmek, 24.02.2007 23:53)
  3. helen mirren'ın adeta döktürerek oynadığı güzel film. kendisinin film öncesinde kraliçe elizabeth'i yakın talkibe aldığı ve aylarca üzerinde çalıştığı biliniyor. ama gerçekten de elli yıldan fazla bir süredir tüm dünyanın gözü önünde yaşamış bir insanı bu kadar gerçekçi bir biçimde canlandırmak elbette kolay bir iş olmasa gerek.

    her şeyden önce filmdeki tipolojik çeşitliliğe bakmak lazım. bir kere hemen tüm karakterler asıllarına fazlasıyla benzemiş. kraliçe'nin ve eşi prens philip'in benzerliği göz kamaştırıcı. diğer taraftan tony blair de özellikle yüz hatları ve mimikleri anlamında çok benzetilmiş olsa da bir karizma eksikliği var gibiydi. insan yine de ingiltere başbakanı'na bulaşık yıkamayı yakıştıramıyor herhalde. karısının uyuzluğu ve her şeye itiraz etmek için yaratılmış hissi uyandırması ise başarılı bir biçimde verilmişti.

    diğer taraftan hayatının son elli yıllık dönemini dünyanın en büyük ülkelerinden birinin başında geçirmiş ya da geçirmek zorunda kalmış birisinin hayatı da tüm çıplaklığıyla gözler önünde. yatağının içinde yorganını başına çekerek uyuması, her halükarda gözlüklerine gösterdiği itina, arazide aracının şaftını kırması ve sonra eğilip altına bakmaya çalışması, gözyaşlarını eşarbına silmesi ve rastladığı geyiği hayran hayran seyretmesi... bütün bunlar güzel bir "insan kraliçe" portresi çizmeyi de başarıyor doğrusu.

    film boyunca tüm mekanların, kostümlerin ve diyalogların amaca himzet ettiği ve gerçek bir imparatorluk atmosferi yarattığını da özellikle söylemek gerekir. ingiliz monarşisinin tüm vekarıyla ayakta durmasını/durma çabasını anlatırken her türlü aksilikten tedirginlik duyabileceklerini ve özellikle de elizabeth'in ölümüyle monarşiyi güzel günlerin beklemediğini ince bir mesajla ortaya koymuş, güzel ve seyredilmesi insanda garip bir hoşluk yaratan başarılı bir yapıt.
    (mümtaz, 11.03.2007 13:15)
  4. tarih 30 ğaustos 1997 ,yer paris’te bir otoban girişi büyük ihtimalle akla gelen ilk şey lady di’nin içinde bulunduğu ve dodi el fayed in sürdüğü mercedes marka otomobilin bariyerle çarptıktan sonra araçtan kimsenin sağ kurtulmaması…tabi ki filmimiz bunu anlatmıyor,kazadan çok filmin ismindende anlaşıladığı gibi kameraların direkt olarak kraliçe 2.elizabeth’e ve karaliyet ailesine dönmesini,karaliçenin lady diana’nın ölümünden sonraki tepkileri,geleneksel ön yargılarını halkın tepkisi karşısında kırmasını,ve prensesin ölümünden sonraki kısa bir dönemi anlatıyor. henüz yeni ingiltere başbakanı olmuş tony blairinde etkisini unutmamak lazım bu konuda kraliyet ailesinin durumunu özellikle kraliçeyi anlayan bir kişilik olarak görüyoruz ki gerçeklerde zaten bunlar…


    öncelikle kutlanması gereken bir kişi varsa o da helan miren,aldığı en iyi kadın oyuncu oscarını son damlasına kadar hak etmiş bir performansı gözlerimize sunuyor.filmde yönetmen bazen seyircinin bürokratik ve politik olaylardan sıkılmasını önlemek için kameraları ingilterenin yeşil doğasına çevirerek oldukça iyi bir iş başarıyor.unutmadan kraliçenin bir geyik ile karşılalaştığı sahne tesadüf değildir. bilindiği gibi roma mitolojisinde diana geyik figürüyle tasvir edilmiştir.
    (genius kusagami, 11.05.2007 12:04 ~ 17.05.2008 14:33)
  5. belgesel film tadında olmuş bir yapım. politikacıların normal alışıla gelmiş yaşamlarının yanında iç dünyalarını yansıtan bir film. her kitap sonrası çekilen filmlerin detayları atlaması gibi bu film de yüzeysel ancak seçilen karakterlerin ,benzerlikleri ve performansları gayet iyi.
    (sarmalak, 11.05.2007 18:02)
  6. bi kadın bu kadar mı güzel oynar, bu kadar şey mi ifade eder bir yüz ifadesi dedirten filmdir. helen mirren'in, tek başına avlandıkları yere gittiği sahnede, büyük geyiğe bakışı, yüz ifadesi sonra yüzünün değişmesiyle içindeki değişimi yansıtması muhteşemdi gerçekten, ki bu tür sahnelere sadece bir örnektir.
    (munasebetsizevrak, 25.07.2007 12:51)
  7. filmin en çarpıcı sahnesi şudur.bir yandan lady diana'yı gazeteciler takip ederler bir yandan da lady'nin önceden çekilmiş görüntüleri yer alır.gazetecilerin lady diana'nın arabasını sıkıştırıp kaza yaptıklarında da bize kazayı şöyle anlatırlar.diana,kameraya alınmaktan sıkılmıştır ve kamerayı elleriyle kapatır.bir anlığına ekran simsiyah olur.
    (hürrem, 08.08.2007 23:05)
  8. kraliçe ikinci elizabeth'in türkiye'yi ziyareti sırasında devlet televizyonu trt tarafından yayınlanmış film. kimi medya bu filmin kraliçenin leydi di'nin ölümü üzerine takındığı tavrı eleştirdiğine vurgu yaparak "trt jest yapayım derken sıçtı" temalı haberler yaptı. "kraliçe ha keza trt'yi açıp bu filmi izlediyse vay başımıza falan" dendi. trt ise tipik hükümet basın organlarını yaptığı gibi kendini savundu. ilginç.
    (chixculub, 17.05.2008 04:02)
  9. (bkz: la reine)
    (closer, 17.05.2008 14:30)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil