görseller
the prestigethe prestige
the prestigethe prestige
belki ilginizi çeker
  1. · are you watching closely
  2. · sonunda vay anasını denilen filmler
  3. · memento
  4. · david bowie
  5. · spoiler
  6. · ağır spoiler
  7. · en etkileyici finale sahip 40 film
  8. · sonunda vay anasını denilen filmler
  9. · nikola tesla vs thomas edison
  10. · hugh jackman
gündem
  1. · her yerinden öpüyorum rüştü
  2. · beşiktaş ile fenerbahçe taraftarı arasındaki fark
  3. · the twilight saga new moon
  4. · boylumlama
  5. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  6. · itü sözlük hiçbirimiz komiklik yapmıyoruz günü
  7. · zongul ducks
  8. · mani
  9. · esp

the prestige*  

 sayfa  / 4
  1. 20 ekimde abdde gösterime giren, christopher nolan'ın yönettiği, başrollerini batman* ve wolverine*in paylaştığı, michael caine ve scarlett johanssonu da yan rollerde gördüğümüz, iki rakip ilüzyonistin hikayesini anlatan bir drama / fantasy / sci-fi / thriller.
    (soulforged, 24.10.2006 17:56)
  2. fragmanı ile akıl alan, enfes film. zaten böyle bir oyuncu kadrosu ile brezilya dizisi çekilse seyredilir; ancak konusu da çok güzel. doğru anladıysam insanüstü yeteneklere sahip olan bir illüzyonist ve onun numaralarını çözme hırsıyla yanıp tutuşan rakibinin hikayesini anlatıyor. fragmanda anlatılana göre başarılı bir sihirbazlık numarası 3 aşamadan oluşurmuş. filme adını veren de bu 3. aşama, yani numaranın başarılı bir şekilde icrası imiş.
    (twinkle, 25.11.2006 19:57 ~ 19:58)
  3. her açıdan çok başarılı bulduğum bir film olmuştur. gerek oyunculukları, ki kadroya* * * * * *bakınca kötü oyunculuk görsem yuh çekerdim, gerek yönetimi, gerekse hikâyesi ile çok konuşulacak bir film.

    benim fikrim kesin olsa da, bazı insanlar filmin sonu hakkında tartışmakta hâlen.

    ancak tek kelimeyle çok iyi bir film (iki kelime oldu di mi, çakallaaar..). kesinlikle evde izleyip harcanmaması, kocaman beyazperdede tadına vara vara izlenilmesine gereken bir film.!:
    (eglaia, 25.12.2006 23:24 ~ 23:28)
  4. bir sihirbazlık gösterisi kadar şaşırtıcı ve eğlenceli film.
    (insert coin, 02.01.2007 00:29)
  5. hakkında bu kadar az giri olmasına şaşırdığım ve esefle karşıladığım, son aylarda izlediğim en iyi film! nolan-bale-clain üçlüsüne bir de scarlett johansson'ın güzelliği eklenince tadından yenmez bir durum çıkmış ortaya.

    ----spoiler----
    filmin içime sinmeyen tek yeri insan kopyalayan makinesi oldu. gerçeklik duygusunu biraz yıprattığı için şaşırma ve etkilenme durumu bazı izleyiciler için azalabilir. ancak bu filmin bir roman uyarlaması olduğu bunun dışında da "film" olduğu akıldan çıkarılmamalıdır.
    nolan kronolojiden hoşlanmadığını bu filmde de belli etmekle beraber memento gibi bokunu çıkarmamış.
    ---- spoiler-----

    filmden tam anlamıyla keyif almak için hakkında çok fazla şey okumadan gidin ve izleyin. bence 2006nın en iyilerinden biri. sırf yansıttığı dönemi görmek için bile izleyenebilir. ayrıca edison-tesla(bkz: david bowie) geriliminden azcık haberdar olanlar çok daha fazla keyif alacaklardır eminim.


    dikkatli bakıyor musunuz... ?
    (kedikara, 02.01.2007 03:15)
  6. christopher nolan,christian bale ve michael caine'nin batman begins'den sonra tekrar bir araya geldiği viktorya dönemi ingiltere'sinde aralarında müthiş bir rekabet olan iki sihirbazın öyküsünü anlatan film.
    (willie beaman, 02.01.2007 03:29)
  7. artık iyiden iyiye kendini hissettiren christopher nolan tarzının son meyvesi.en tatlısı değil belki ama gene de following den itibaren gelişen memento ile akılları baştan alan karışık hikaye anlatımı ve ani sahne değişimleri bu filmde iyice kimlik bulmuş.artık izlenildiğinde bu nolan filmi dedirtebilecek kadar yerleşmiş.birbirinin içinden anlatılan hikaye,anlık güzel kareler,gizemli sahneler vs...çok iyi dağıtılmış filme.ayrıca körpecik yönetmenimiz nolan beyamca da(1970) seneryo konusundaki yeteneğini bizlerden esirgememiş.kardeşiyle mümkünse her hafta bir seneryo yazsınlar.(jonathan nolan)(bkz: memento)ayrıca adımın da araklandığı müessese.filmin en basında size are you lookin closer? diyerekten bi ürpertip uçurumun kenerına götürüyor insanı.pür dikkat izlettiriyor.ama en sondaki are you lookin closer? da ulan kesin kaçırdık bişey dedirtmeden de durmuyor.hugh jackman sadece aksiyon filmlerinin adamı olmadığını kanıtlamış burda.christian bale malum zaten.scarlet ise afişten kapıldığım izlenimi karşılayamadı.ben daha uzun ve efektif bir rol bekliyordum öyle afişte puslu bir biçimde ikisinin ortasında görünce.böyle dünya harikasını az gördük sanki.filmde bazı ipuçları saklı galiba.yada öyle olmalı.çünkü o kardeşler bos durmaz.en bastan şaşırtacağım diyor siz kasıyorsunuz kendinizi ama genede ağzınız açık kalıyor.tesla(bkz: david bowie) her manada mükemmel olmuş.hem saygıda kusur edilmemiş biricik dahimize hem de bowie dedemiz cok güzel vermiş rolun hakkını.hele o aksan...
    en nihayetinde iyi hemde çok iyi film olmuş.insanın iç dünyasını,hırslarını,istekleri için vazgeçebilecekleri ve vazgeçecekleri oranında başarılı olacağı hakkında iyi bir düşünce fırsatı sunmuş bize.düşünmek düşer bize.michael caine ise azcık kaypak olmus gibi geldi bana ama neyse...nolangillerden çıkacak herseyi takip etmek farz oldu artık.ailecek severek izliyoruz yani.devamını da bekliyoruz.kendisi filmde üstüne düştüğü''başarmak istiyorsan vazgecmelisin'' temasını hayat felsefesi yapmıs kanımca.tebrik edip başarılarının devamını diliyoruz...izleyin izletin.hatta ikinciye izleyin.
    (areyoulookincloser, 03.01.2007 02:53 ~ 18:27)
  8. öncelikle mementoyu bir gün önce izledikten sonra bu filme gitmiş olmam beni hayal kırıklığına uğrattı sanırım,çok daha fazlasını yüklemiştim filme.bundan sıyrılıp değerlendirdiğimde ise,genel anlamda iyi bulduğum film.ama daha iyi olabilirdi hissi de uyandırmadı değil.öncelikle filmde nikola teslanın canlandırılış şekli olmamış,klonlama olayı da filme yakışmamış bence,sırıtmış ya da tam yerine oturtamamışlar o kısmı.hepsinden ziyade en çok hayal kırıklığına uğradığım kısmı da şu olmuştur ki neden herşeyi bu derece belirtme,birebir açıklama kaygısı içine girilmiş halen anlayabilmiş değilim.ikizlerden bir tanesi asılırken diğerinin küçük kızı gidip aldığı sahneden sonra olayın birebir gösterilmesi olmamış bence,izleyicinin takdirine bırakılabilirdi,ki 'bir sihirbaz asla sırrını açıklamaz' repliğinden de yola çıkarsak olmadığı apaçık ortadadır.lakin bunlara rağmen izlenesi,çizgi üstü bir film olmuştur.
    (dengesiz çay tabağı, 04.01.2007 23:05 ~ 18.01.2007 03:47)
  9. christopher nolan, michael caine, scarlett johansson'ın başrollerini paylaştığı süper film. ilüzyonlar ve ilüzyonistlere hayran kalmanızı sağlayacak bir başyapıt. işini hırsla ve tutku ile bağlanan insanların yarışı...
    (carnivore, 05.01.2007 13:24)
  10. film çıkışında filmden çok tesla ve edison geyiklerinin dönmesine neden olan yapımdır. hatta tesla,edison muhabbeti insanın yüzünü bile güldürür ara ara. sonrasında da bilimsel alandaki çekememezlikler üzerine saatler süren bir muhabbet konusu açılabilir. film içerisinde de merak duygumu kamçılayan yegane karakter tesla'dır zaten. özellikle dünyayı değiştirmek üzerine kurduğu cümlelerle film içerisinde biraz daha vücut bulsaymış dedirten bir karakterdir.
    fakat tesla'nın aletinin sonuçlarını görür görmez tahmin edilebilecek bir hal alır senaryo. yine de filmi kötü etkilediğini söylemem bu durumun. filmin sonu, gerçek bir sihirin ne gerektirdiği ve yapılan fedakarlıklar açısından karmakarışık bir ruh haline sokmayı başarır insanı ki rekabet duygusundan ve kişiliklerinden nefret etseniz de kendinizi karakterlere yakın hissedersiniz.
    (jellicle, 06.01.2007 17:15)
  11. sahne ve zaman değişimleriyle ve sürekli bir yerlerden 'siz öyle sandınız ama aslında böyleydi' demesiyle insanı sürekli şaşırtan film. kesinlikle izlenmeli çünkü son dönemlerde o kadar boş filmler var ki böyle kadro ve böyle bir film zor bulunuyor. christian bale hem asil hem kurnaz bir havada yine muhteşem oynamış kendisini çok severim zaten, hugh jackman ise x-men'de görmeye alıştığımdan olsa gerek bu role fazla hareketli ve sinirli durur gibi gelmişti ancak beni yanıltarak bu tip rollerde de muazzam olabileceğini gösterdi. christopher nolan'a saygılar tekrar.
    (bettyboop, 07.01.2007 16:44)
  12. inancın güvenin en karanlık sınırlarının keşfedildiği ,hırs ,intikam, gurur sevgi gibi duygularında harmanlandığı ,iyi bir kurgu,mekan ve oyunculuğa sahip scarlett johansonn'un yine başarılı bir iş çıkardığı sadece izlemek yetmeyip düşünmek gereken ve tesla'nın muhteşem hedefleri ve laflarıyla hatırlanacak edisona'da göndermeler yapan film
    (etranger, 12.01.2007 02:19)
  13. sihirbazlığa daha farklı bir açıdan bakmamı sağlayan hatta beni sihirbazlığa özendiren ve bana ne kadar dikkatsiz olduğumu bir kere daha hatırlatan, mutlaka izlenilmesi gereken şahane film.
    (krissennia, 12.01.2007 17:37)
  14. flashbacklerle dolu ilk filmi memento ile büyük ve hakkettiği bir başarı kazanan christopher nolan ın kurgusu,senaryosu ve oyunculukları ile takdire şayan yen filmi.hayatları herşeyleri ile iç içe geçmiş ve sürekli rekabet halinde iki sihirbazın öyküsünü anlatan film süpriz finali ile koltuğunuzda birdenbire öylece kalakalmanıza neden oluyor.
    makinistteki rolüyle gönülleri fetheden christian bale büyük usta micheal caine ile filmi alıp götüren kişiler.özellikle christian bale doğal ve samimi performansıyla öne çıkıyor.diğer sihirbazı canlandıran hugh jackman ise zayıf kalıyor bu film fazla gelmiş ona belli.scarlett johanson ise sadece görüntüden ibaret olduğu gerçeğini yine değiştiremiyor.
    (los lunes al sol, 12.01.2007 22:27)
  15. filmden bazı notlar; tabiki de ağır spoiler damgalı..izlemeden okunmamasını tavsiye ederim (lütfen okumayın)..

    ama izledikten sonra da okumayanların kafasını keserim..


    * * * spoiler * * *

    * * * spoiler * * *


    (+) david bowie’in başarılı oyunculuğu ile beyaz perde’de hayat bulan nikola tesla’nın filmde gördüğümüz gibi bir klonlama cihazı tabi ki de olamaz ama kendisinin tüm hayatı boyunca bazen gerçekleştirdiği çok yararlı icatları, bazen de gerçekleştiremediği uçuk kaçık şeyler olduğunu biliyoruz..öte yandan; bir yüksek frekans vericini kullanarak 40 km. ötede bir arazide bulunan 200 kadar ampulü kablo kullanmadan elektriği elektromanyetik yollardan ilettiği ve yaktığı ise bir gerçektir..sallama bir durum yoktur yani..kendisi dünya üzerinde gelmiş geçmiş en büyük bilim adamıdır, delidir, asıl büyücü, sihirbazdır..kimilerine göre de potansiyeli keşfedilince büyük sorunlara neden olacağı için önlemi alınması/yolu kesilmesi gereken bir rakip*..bir elektrik mühendisi olarak ezelden tek geçtiğimiz tesla’yı bu filmde görmek bizleri yeterince mest etmiştir..memento’nun yapımcılarından nolan kardeşlerinden elinden çıkma bu etkileyici soğuk savaş soslu filmde kendisini görmek süper oldu..uyarlama 10 numara!

    (+) angier’ın bordan’a mütemadiyen sorduğu “hangi düğümü attın?” sorusunun cevapsız kalması çok doğaldır çünkü sihirbazlık şovunda istenilen düğümü atmayı beceremeyen borden’ın öbür ikizidir..kendisi de ne yaptığını bilmemektedir, doğal olarak ikiz kardeşi de..bundan dolayıdır ki bu sorunun cevabı film boyunca “bilmiyorum” kalacaktır..

    (+) durun!! detaya gelin; diyorlar ki; borden’ın ikiz kardeşi değil o, klonu! ondan dolayı tesla ismini verdi angier’a bir tutam kağıtta..hayır, hayır ve yine hayır! o cidden ikizi..neden mi??! çok basit, ikisi de tesla’nın şehir merkezinde gerçekleştiremediği tanıtıma gelmiş ve hayranlık ile makineye bakmış idi..iki sihirbazı da derinden etkileyen bu deha, onların bu nefret ve intikam dolu savaşında ortak noktayı oluşturuyor..eğer ki klonlamayı biliyor ve yaptıysa neden aynı tarz görsel şovu yaratabilen angier’ın makinesini ve gerçek yer değiştiren adam şovunu izledikten sonra resmen deliye döndü ve kafayı yedi, bağırdı çağırdı ikiz kardeşine??! bir cinayetin olay mahallinde bulunarak idama giden yola soktu kendini?! kesinlikle klonu değil, gerçek ikiz kardeşidir idam edilen..yazık oldu..ama durumun yine de angier’ın aleyhine olduğunu biliyoruz, ne de olsa hem sevgilisi hem de kendisi öldü..çok çok acımasız bir intikam hikayesini izlemiş olduk..

    (+) angier’ın bir sahnede kendisini boğmaya çalıştığını, intihar etmeye çalıştığını gördük..demek oluyor ki karısı gibi boğulmak, bu acıyı tadarak yaşamını sonlandırmak istiyor..öte yandan prestij anında seyircileri de selamlamak, alkışları almak ve kendisini şaşkınlıktan ne yapacağını bilememiş seyircilerin yüzünde görmek diğer bir amacı olarak bizlere bahsediliyor..tesla’nın makinesi ile bu gerçekleşmiş oluyor..her gerçek yer değiştiren adam numarasını yaptığında sevgilisinin çektiği acıları tadarak ölüyor ve birebir aynı duyguları yaşayan ve hisseden klonu ise seyircileri selamlamaya çıkıyor..yani diyoruz ki; ilk kopyalanma sırasında kopya angier, gerçek angier tarafından vurularak öldürülüyor ama diğer tüm şovlarda dediğimiz gibi kopyalanan prestij kısmında milleti selamlıyor..bu noktada yine lafımı bu dahiyane senaryoyu yazan ve film haline getiren nolan kardeşlere getirmek istiyorum..ne pis adamlarmışsınız be siz..bravo!!

    (-) filmde başında kazanın gerçekleştiği ve angier’ın karısının can verdiği sahnede ve diğer çoğu gösteride seyirciler arasında güya rasgele insanların seçiminde hiçbir zaman hata olmaz mı? benim takıldığım konulardan ilki bu oldu..yani bir kere yanlış birisi çıksa gelse, atsa eşek gibi düğümü, baş mühendisimiz cutter ne yapacak çok merak ediyorum??!

    (-) klonlama olayındaki olağanüstülük ve imkansızlık biraz da olsa filmin yaratmış olduğu ciddiyeti kırmaya yetiyor..büyük bir dezavantaj elbiseleriyle falan böylesine hızlı bir klonlanma olayı..hmm, biraz da düşündürücü..çok düşününce iyice dağılıyor, elle tutulur bir yanı hiç kalmıyor, gülünç oluyor..

    (-) borden’ın ikizi ile hayatlar bazen birbirine giriyordu, seviyor mu sevmiyor mu gözünün içinden kapan bir eş söz konusu idi..peki o zaman, bu ikiz durumu anlaşılmaz mıydı??! ben onu düşünüyorum şimdi..madem klon değil diye çemkirdik, bunu da belirtmekte yarar var, dünyada birbirine bu kadar benzeyecek ikizler olamaz! en azından yatağına girdikleri, seviştikleri sevgilileri tarafında fark edilirler?! değil mi?!

    şimdilik son sözümüzü dile getirelim, uzun lafı kısaltalım; "pozitif bilimler her zaman yeteri kadar pozitif değiller"

    * * * spoiler * * *
    (zeus, 19.01.2007 00:19 ~ 10.02.2007 07:35)
  16. bugün izleyip helal be dediğim film...yapımcısı yayıncısı oyuncusu vs hepsi iyiydi güzzeldi de ben senaristine abi sen çok harikasın ya demek istiyorum...2 ilizyonist ve 2 bilim adamı...2 ilizyonist de birbirinin işlerini sürekli berbat etmek için yarıştı iki bilim adamı da...
    bu kısımı izlemeyenler okumasın küfredebilirler de etmeyebilirler de...

    mantık hatası bence orda tesla değil de shrödinger vb bi kuantumcu kullanılsa daha bi sağlam olurdu neden mi klonlama değil de olayı zamanı katlamaya bağlama babından...
    (palantir, 19.01.2007 01:15 ~ 01:16)
  17. filmden sonra günlerce yorum yapma güdünüzü ayakta tutabilen, çevrenizdeki herkese birlikte kritik yapabilmeniz için şiddetle önerdiğiniz, kesinlikle ikinci kez (birincisini saymıyorum zaten) gidilip, hatta fazla dolu olmayan bir salon daha cazip olur kanımca, her repliğin üzerinde konuşulması gereken, beyin tahrik edici film.


    * * * spoiler * * *

    izleyenler için artık şunlar oldukça nettir sanırım; borden ve follen kopya değildir ( angiers'ın saniyede 50 metre gitmesine bir yorum getirememişti follen yada borden), angier her gün kendini öldürmektedir, edison şerefsiztir.

    sarah intihar etmeden önce herşeyi biliyorum diyerek olivia'yı değil ikiz olayını bildiğini anlıyoruz geçte olsa ve olivia'nın yemekte "bana birşeyler söylemek istedi" dediği de bu ikizlik olayıdır aslında.

    senarist ve yönetmen, (ki filmdeki iki karakterlede özdeşleştirmek mümkündür; borden iyi bi ilizyonist ve angiers da iyi bir showmen) filmle beraber kendi ilüzyonunu da yapmıştır aslında; vaat, dönemeç, prestij..
    her gösterimde prestijleridir.
    ama bu ilüzyonun bilinmez yönü nedir acaba??
    filmde borden ve follen ayrımı söz konusu değildir, şöyleki ilk olarak borden ismi zikredilmektedir filmde. ve da sonra ben yemeğimin yarısını onla paylaşabilirim diyerek borden follenı tanıtmaktadır ya da follen bordeni !!! 1 numara ve 2 numara dersek bu kardeşlere 1 numara saraha 2 numara olivia'ya aşıktır. x ve y dersek x asılmış y hayatta kalmıştır. 1,2,x,y kişilerinin kesişimide belirsizdir ayrıca.

    film yada ilüzyonda bu belirsizlikle bitmiştir aslında..

    * * * spoiler * * *

    (bkz: eline sağlık hocam)
    (pabuçsuz joe jackson, 25.01.2007 14:47 ~ 05.03.2007 13:17)
  18. christopher nolanın yönettiği ve hugh jackman, christian bale, michael caine ile piper perabo’nun oynadığı film

    her büyük sihir gösterisi üç kısımdan meydana gelir; ilk kısma vaat denir: sihirbaz size sıradan bir şey gösterir ama... belki de sıradan değildir. ikinci kısma dönemeç denir. eğer sırrı arıyorsanız... bulamazsınız. bu sebeple prestij denen üçüncü bir kısım vardır. bu; sürprizler ve dönüşlerle dolu, insan hayatının pamuk ipliğine bağlı olduğu ve hiç görmediğiniz kadar sarsıcı bir şeye tanık olduğunuz kısımdır.
    diye konuşan sihirbaz, bu üçlüyü gösterisini tam da anlattığı gibi yaparak gösterir, müthiştir izlenesidir.

    bu filmi sinemada görmüş ve sadece bu repliği tekrar dinleyip izlemek için dvd sini edinmiştim ve 8 kere izledim. köstebek filminden beri bu kadar iyi bir film izlememiştim.
    (lordoco, 05.02.2007 20:22)
  19. hani kitaplar vardır,çok zevklidir,sürükleyicidir.okurken zevk alırsınız.olaya,yazarın kurgusuna hayran kalırsınız.ama o kitap ondan ibaret değildir.satır araları vardır.satır aralarını da okuyabilirseniz,bambaşka bir şeye dönüşür o kitap.işte the prestige de öyle bir film.sadece izlediğinizde bile yeterince keyifliyken bir de olaylara,kurgulara kafa yorduğunuzda,tahminler yürüttüğünüzde gerçekten bambaşka bir tada ulaşıyor.bence bir sinema bileti parasını çok rahat hakediyor
    (kcmn, 07.02.2007 16:10)
  20. son dönemde sinemada izlenilebilecek en iyi yapımlardan biri,özellikle hikayenin sonunun hiç beklemediğiniz bir şekilde gerçekleşmesiyle izleyiciye ayrı bir keyif katan film
    (ceyus, 09.02.2007 14:10)
  21. gerçekten mükemmel bir film. senaryo tek kelimeyle inanılmaz. bol sürprizli olay örgüsü ve non-kronolojik anlatım çok etkileyici. saplantı, fedakarlık, rekabet, sır, büyü vs bilim gibi temalar çok zekice işlenmiş. bu kadar "dolu" ve yoğun bir senaryodan 2-3 film çıkarmak mümkünmüş aslında. oyunculuk, sinematografi, prodüksiyon hepsi şahane. steampunk perver bir insan olarak daha da bir keyif aldım izlerken. imdb'de an itibariyle 173ncü sırada, kesinlikle ilk 100 içinde olmayı hakediyor. mutlaka ama mutlaka izleyin.

    ps: "öz kızı olduğunu tahmin etmiştim daha en başından"*, "olm ben biliyodum zaten verbal kint'in keyser söze olduğunu"*, "vader'ın luke'un babası olduğunu ilk filmde anlamıştım"* diyerek karizma yapmaya çalışanlardan zerre hazzetmem. lakin borden'ın günlüğünü angier'a onu kandırmak için bilerek verdirttiğini öğrendiğimiz zaman anladım ikiz olduklarını. ikinci defa izleyince aslında pek çok kez bu ikiz olma durumuna foreshadowing yapıldığını farkedeceksiniz.
    (soulforged, 10.02.2007 07:29)
  22. ilginç bir detay, batman begins'de olduğu gibi yardımcı kadın oyuncu hariç diğer tüm aktörler ingiliz kökenli. christopher nolan'ın ulusalcı bir yönetmen olduğunu anlıyoruz buradan.
    (soulforged, 10.02.2007 08:37)
  23. "bakışımız neyi görmek istediğimizle alakalıdır" cümlesini doğrulayan ( bu cümleyi ben uydurdum ama olsun) iyi bir christopher nolan filmi..
    tabi film ilizyonların arasında tesla'nın edison tarafından yokedilme çalışmalarınada bir gönderme yaparak teslayı da bize tanıtmış oluyor..
    (teknefes, 20.02.2007 13:56)
  24. "obsession is young man's game" repliği ile beni benden almış, gerek oyunculuğu gerek kurgusuyla son zamanlardaki filmlerden haz etmeyenlerin tercihi olacak filmlerdendir.

    not: scarlett johansson sevenleri de ayrıca cezbedecektir ki bunların başında da ben geliyorum.
    (wildboy, 18.04.2007 10:05)
  25. illüzyonistlik üzerine felsefece konuşan muhteşem film.


    (bkz: are you watching closely)
    (şorşak kirpi, 20.04.2007 22:44 ~ 22:46)
 sayfa  / 4

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil