filmden bazı notlar; tabiki de
ağır spoiler damgalı..izlemeden okunmamasını tavsiye ederim (lütfen okumayın)..
ama izledikten sonra da okumayanların kafasını keserim..
* * *
spoiler * * *
* * *
spoiler * * *
(+)
david bowie’in başarılı oyunculuğu ile beyaz perde’de hayat bulan
nikola tesla’nın filmde gördüğümüz gibi bir klonlama cihazı tabi ki de olamaz ama kendisinin tüm hayatı boyunca bazen gerçekleştirdiği çok yararlı icatları, bazen de gerçekleştiremediği uçuk kaçık şeyler olduğunu biliyoruz..öte yandan; bir yüksek frekans vericini kullanarak 40 km. ötede bir arazide bulunan 200 kadar ampulü kablo kullanmadan elektriği elektromanyetik yollardan ilettiği ve yaktığı ise bir gerçektir..sallama bir durum yoktur yani..kendisi dünya üzerinde gelmiş geçmiş en büyük bilim adamıdır, delidir, asıl büyücü, sihirbazdır..kimilerine göre de potansiyeli keşfedilince büyük sorunlara neden olacağı için önlemi alınması/yolu kesilmesi gereken bir rakip
*..bir elektrik mühendisi olarak ezelden tek geçtiğimiz tesla’yı bu filmde görmek bizleri yeterince mest etmiştir..memento’nun yapımcılarından nolan kardeşlerinden elinden çıkma bu etkileyici soğuk savaş soslu filmde kendisini görmek süper oldu..uyarlama 10 numara!
(+) angier’ın bordan’a mütemadiyen sorduğu “hangi düğümü attın?” sorusunun cevapsız kalması çok doğaldır çünkü sihirbazlık şovunda istenilen düğümü atmayı beceremeyen borden’ın öbür ikizidir..kendisi de ne yaptığını bilmemektedir, doğal olarak ikiz kardeşi de..bundan dolayıdır ki bu sorunun cevabı film boyunca “
bilmiyorum” kalacaktır..
(+) durun!! detaya gelin; diyorlar ki; borden’ın ikiz kardeşi değil o, klonu! ondan dolayı tesla ismini verdi angier’a bir tutam kağıtta..hayır, hayır ve yine hayır! o cidden ikizi..neden mi??! çok basit, ikisi de tesla’nın şehir merkezinde gerçekleştiremediği tanıtıma gelmiş ve hayranlık ile makineye bakmış idi..iki sihirbazı da derinden etkileyen bu deha, onların bu nefret ve intikam dolu savaşında ortak noktayı oluşturuyor..eğer ki klonlamayı biliyor ve yaptıysa neden aynı tarz görsel şovu yaratabilen angier’ın makinesini ve gerçek yer değiştiren adam şovunu izledikten sonra resmen deliye döndü ve kafayı yedi, bağırdı çağırdı ikiz kardeşine??! bir cinayetin olay mahallinde bulunarak idama giden yola soktu kendini?! kesinlikle klonu değil, gerçek ikiz kardeşidir idam edilen..yazık oldu..ama durumun yine de angier’ın aleyhine olduğunu biliyoruz, ne de olsa hem sevgilisi hem de kendisi öldü..çok çok acımasız bir intikam hikayesini izlemiş olduk..
(+) angier’ın bir sahnede kendisini boğmaya çalıştığını, intihar etmeye çalıştığını gördük..demek oluyor ki karısı gibi boğulmak, bu acıyı tadarak yaşamını sonlandırmak istiyor..öte yandan prestij anında seyircileri de selamlamak, alkışları almak ve kendisini şaşkınlıktan ne yapacağını bilememiş seyircilerin yüzünde görmek diğer bir amacı olarak bizlere bahsediliyor..tesla’nın makinesi ile bu gerçekleşmiş oluyor..her gerçek yer değiştiren adam numarasını yaptığında sevgilisinin çektiği acıları tadarak ölüyor ve birebir aynı duyguları yaşayan ve hisseden klonu ise seyircileri selamlamaya çıkıyor..yani diyoruz ki; ilk kopyalanma sırasında kopya angier, gerçek angier tarafından vurularak öldürülüyor ama diğer tüm şovlarda dediğimiz gibi kopyalanan prestij kısmında milleti selamlıyor..bu noktada yine lafımı bu dahiyane senaryoyu yazan ve film haline getiren nolan kardeşlere getirmek istiyorum..ne pis adamlarmışsınız be siz..bravo!!
(-) filmde başında kazanın gerçekleştiği ve angier’ın karısının can verdiği sahnede ve diğer çoğu gösteride seyirciler arasında güya rasgele insanların seçiminde hiçbir zaman hata olmaz mı? benim takıldığım konulardan ilki bu oldu..yani bir kere yanlış birisi çıksa gelse, atsa eşek gibi düğümü, baş mühendisimiz cutter ne yapacak çok merak ediyorum??!
(-) klonlama olayındaki olağanüstülük ve imkansızlık biraz da olsa filmin yaratmış olduğu ciddiyeti kırmaya yetiyor..büyük bir dezavantaj elbiseleriyle falan böylesine hızlı bir klonlanma olayı..hmm, biraz da düşündürücü..çok düşününce iyice dağılıyor, elle tutulur bir yanı hiç kalmıyor, gülünç oluyor..
(-) borden’ın ikizi ile hayatlar bazen birbirine giriyordu, seviyor mu sevmiyor mu gözünün içinden kapan bir eş söz konusu idi..peki o zaman, bu ikiz durumu anlaşılmaz mıydı??! ben onu düşünüyorum şimdi..madem klon değil diye çemkirdik, bunu da belirtmekte yarar var, dünyada birbirine bu kadar benzeyecek ikizler olamaz! en azından yatağına girdikleri, seviştikleri sevgilileri tarafında fark edilirler?! değil mi?!
şimdilik son sözümüzü dile getirelim, uzun lafı kısaltalım; "pozitif bilimler her zaman yeteri kadar pozitif değiller"
* * *
spoiler * * *