görseller
the ninth gate 
  
belki ilginizi çeker
  1. · wojciech kilar
  2. · the seventh gate
  3. · dokuzuncu kapı
  4. · 9
  5. · sigara yaktıran filmler
  6. · 666
  7. · frantic
  8. · vocalise
gündem
  1. · okan bayülgen
  2. · aşık olduktan sonra söylenen ilk sözler
  3. · kız arkadaşı behlül ve sawyer la yatakta basmak
  4. · mutluluk veren küçük şeyler
  5. · 25 kasım 2009 emekçi grevi
  6. · 29 kasım 2009 sivasspor beşiktaş maçı
  7. · babaların garip huyları
  8. · alternatif atasözleri
  9. · silgisini bölmeyen öğrenci

the ninth gate  

  1. johnny depp başrolde nadir kitapların satıcısıdır, işte esrarengiz olaylar olmaya başlar, gerilimvari, film bitince "eee" diye kalırsın!
    (greeen, 21.04.2005 22:45)
  2. the club dumas adlı romandan uyarlanan, roman polanski'nin finalsiz filmi. bu tür kitaplar asla sinemaya uyarlanamayacağından boşa zaman kaybı.
    (deepnot, 06.06.2006 13:28)
  3. korku,gerilim filmi diye alıp izlemeye koyulduğum; dakikalar geçtikçe "ya ben niye bişi anlamıyorum bu filmden" diye başa alıp izlediğim; biraz daha zaman geçince gerilmeyi geçtim bari filmden bişiler anlayım diyip de onu da yapamadığım film..ayrıca sonunda "bu filmin sonunu unutmuşlar" denilecek bir film..yok johnny depphatrına bile izlenmez.
    (absinthe, 15.01.2007 01:48)
  4. bir tek roman polanski ve müzikleri için izlenebilecek, izlerken de filmden canınız çektiği için viski içilecek olan film..
    (janhuntelaar, 03.04.2007 20:00)
  5. filmi eskiden televizyonda izlemiştim. sonradan tekrar (dün gece) bilgisayardan, orjinal konuşmalarla adam gibi ve istediğim şartlarda dikkatlice izleyince gördüm ki roman polanski amca filme onlarca ayrıntı eklemiş. aslında yeni bir şeyler eklememiş de olması gerekenleri tam olarak göstermiş. fakat kitapta bir veya daha fazla sayıda sayfa ile okunan anlar, tarifler vs insanın kafasında okuma anı boyunca yedire yedire oluştuğu için aynı tadı vermemiş o kadar.

    örneğin neden film boyunca corso (johnny depp)'in şeytan tarafından (aslında onun bir yardımcısı olsa gerek) sürekli desteklendiğini, halbuki esas gücün ve bilginin corso'nun müşterisi olan bay balkan efendide olmasına rağmen neden onun nihai sonuca ulaşmasında yardımda bulunmadığını insan merak eder.

    burada satanik öğretilere bakıldığında şöyle bir açıklama getirilebilir. balkan efendide şeytan için uygun bütün özellikler yoktu. tamam adam bilgili, parası ve ahlaksızlığı var eyvallah. ama çok zeki değil. aynı zamanda çok da estetik değil yani hem fiziksel görüntüsü estetik değil hem de davranışları, sözleri ve mimikleri. ancak corso bilgili, yeterince bencil bir şekilde ahlaksız, son derece zeki ve soğukkanlı, milyoner olmasa da parası var ve bunu zekasıyla elde etmiş, estetik sayılacak bir fiziki görünüme, kıyafete, davranışlara ve en ufak mimiklere kadar uygun hareketlere sahip. bunlar lucifer için önemli özelliklerdir.

    sonunda zaten balkan efendi 9. kabartmanın yanlış olması sebebiyle alevler kafasına gelince yanmaya başlamıştır. şeytan bu konuda kendisine hiç yardımda bulunmamıştır. ancak sonra corso'ya bu konuda yardım etmiş ve esas sayfanın nerede olduğunu bildirerek aslında yanına gelecek kişiyi bizzat kendi seçmiştir. keza buradan da anlıyoruz ki aslında şeytan o kitapları ortaya koyarken; birinin o kitapları çözüp yanına ulaşmasını beklemeyi değil, insanlar arasında yanına gelebilecek uygun kişiyi seçmeyi amaçlamıştır. çünkü o esas sayfayı doğaüstü bir ispiyonculuk olmadan kimse o tozlu dolap tepesinden bulup bizim corso'ya veremezdi.

    ufak pek çok ayrıntıya bakınca aslında son derece başarılı bir film olduğunu söyleyebiliriz.
    bir diğer ayrıntıda yine estetik açıdan gözüme çarpmaktadır. filmin müzikleri ve kurgusu filmin akışını dans havasında sürdürmektedir. böyle sürekli bir akış var.
    (hell guardian, 18.08.2007 01:57)
  6. bulunabilirse kitabının (dumas klubü) okunmasının daha faydalı olacağı yapıt.
    (catonboard, 18.08.2007 02:35)
  7. ne johnny deep'in oyunculuğunda ne de filmde iş vardı. uğraşılsa çok güzel bi film ortaya konabilecek bir konusu bile olsa filmin basından sonuna süregelen sıkıcılık ve finalin vasatlığı yüzünden sonuna kadar izlemek sabır ister. değmez. zamanınıza yazık.
    (meerjungfrau, 24.09.2007 15:00 ~ 15.07.2008 22:54)
  8. johhny depp'in yaldır yaldır lucky strike (bkz: hele bi soluklan yeğenim) içtiği, roman polanski'nin zayıf işlerinden biri. aşk filmi, film-noir, korku filmi harmanlanmak istenmişse de hepsinden bir tutam pek bi işe yaramamış (tamam fazla aşk filmine kayma yok, o benim çamur atışım). yani bilader, dean corso (depp)'nun seçilmiş kişi olmasını zevkin doruklarına ulaşarak izleyemedik. film fazla sabit hızda akıyor. gene de izlenmeye değer.
    (keyif pezevengi, 11.12.2007 05:34 ~ 05:36)
  9. anlatılmak istenen güzel anlatılamamış çok yüzeysel kalmış, kötü kapanış sahnesiyle izlenmesine gerek olmayacak bir film. filmle ilgili aklımda kalan güzel bir iki söz o kadar.

    **spoiler**
    liana tefler: don't fuck with me!
    dean corso: i thought i just did.
    **spoiler**
    (i am a man who walks alone, 17.06.2009 03:59)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil