tipik amerikan filmi gerzekliğiyle donatılmış sinir bozucu film. filmin başından sonuna kadar mantıksız, gerzek tiplere sinir olmaktan filmi izleyemez hale gelebilirsiniz.
dikkat!! bu kısımdan sonra yüksek dozda
spoiler bulunmaktadır. yani baştan sona filmi anlatmış kadar olacağım.
***
spoiler***
filmin başında başrol oyuncumuz
clint eastwood'un bir posterini çiziyor. bu esnada fırtına kopmaya başlıyor ve fırtınadan dolayı ağaçlar yerinden çıkıyor. fırtınadan sonra etrafı bir sis kaplamaya başlıyor. başrol oyuncumuz çocuğuyla birlikte zenci komşusu ve çocuğuyla birlikte kasabaya iniyorlar alışveriş yapmak için. süpermarkete giriyorlar ve etrafı sis kaplıyor. sis ile birlikte acayip yaratıklar da musallat olmaya başlıyor.
dışarısının tehlikeli olduğunu bildikleri halde "cesur amerikalılar" dışarı çıkmaya çalışıyorlar. daha çıkamadan yaratık genç cesur elemanı kapıyor. insanı sinir krizlerine sokan sahneler de buradan itibaren başlıyor. markettekiler böyle bir olayın olduğuna inanmıyorlar. özellikle zenci eleman kendisiyle dalga geçildiğini sanıyor ve sorun çıkarmaya başlıyor. ama sonradan gidilip olay yeri inceleniyor ve herkes inanmaya başlıyor olaya.
dışarıda sizi öldürmeye çalışan bir yaratık var. bunu herkes biliyor. ama marketteki gerzekler hala dışarıdan birşeyler almaya çalışıyor. biri gidip arabadan tüfek almaya çalışıyor. adamın belden yukarısını yaratık kapıyor. sonra yine dışarı, eczaneye bir grup ve başrol elemanımız gidiyor. onlardan da yine kayıplar oluyor. filmin başından beri "tanrı kan istiyor, kefaret, falan filan" diye beyin zken uyuz karı peygamberliğini ilan ediyor ve marketteki hemen herkesi kendi tarafına çekiyor.
dışarıda onca garip olay olmasına karşın insanlar hala olanlardan ders almamış, mantıklı düşünemez halde ve her seferinde olanları unutur bir şekilde davranıyor. daha sonradan olayın neden dolayı olduğu ortaya çıkıyor. marketteki üç askerden ikisi kendini asıyor. sonuncusu amerikan ordusunun bir kapı açtığını söylüyor ve peygamber kadının kışkırtmasıyla adamı bıçaklıyorlar. burada şöyle bir salaklık var. bu adam sıradan bir asker. amerikan ordusunun böyle bir kapı açtığını nereden bilsin? halk sıradan bir askeri neden öldürsün? yönetmen mi gerzek yazar mı bilemiyorum...
filmin sonunda iki yaşlı karı koca, başrol abi, çocuğu ve bir kadın arabayla marketten uzaklaşıyorlar sisin içerisinde. uzunca bir süre gittikten sonra benzin bitiyor. mantıklı bir insan bu durumda ne yapar? tabi ki inip yürümeye başlar. ama bizimkiler ellerindeki silahı kullanarak intihar etmeye karar veriyorlar. ne kadar mantıklı değil mi? arabada beş kişi var ve sadece dört mermileri var. hadi bütün film boyunca sıçtınız, bari filmin sonunda bir atraksiyon, bir duygu patlaması yaratın sayın yönetmen. bu sahnede yaşlı adam kendini arabadan dışarı atmalıydı ve diğerlerine izin vermeliydi. tabi ki öyle yapmadı. neden? çünkü filmin sonuna uygun bir hareket değil bu. başrol abimiz arabadaki dört kişiyi (kendi çocuğu dahil) tabancayla vurup öldürdü ve kendisi de arabadan dışarı çıktı.
tam bu sahnede
iddqd arkadaşım müthiş bir tahmin yürüttü ve tutturdu. (bu filmdeki doğru sahne bilme ortalaması %87,3'tür.) sis yavaş yavaş çekilmeye başladı ve sisin içinden bir tank adama doğru gelmeye başladı. evet! amerikan ordusu halkı kurtarmış, sağ kalanları arabalarla sevk etmeye başlamış ve yaratıkları öldürmeye başlamıştı. film böyle bitiyor. peki sorarım size yapımcılar, yönetmen, yıl olmuş 2008, otuz yıldır hep aynı senaryolar, aynı sahnelerle film çekmeye utanmıyor musunuz? filmdeki gerzek tipler, mantıksız insanlar ve klişe sahneler olmasaydı gayet güzel bir film olabilirdi. ama siz paranızla filmi rezil ettiniz. tebrikler! ayrıca ömrümden iki saat yediniz.
ek: filmin ortalarında zenci avukatımız dışarı çıkmaya karar veriyor. dışarıda olan onca şeye rağmen hala inanmıyor. filmin eczane sahnesine gelindiğinde zenci arkadaşı örümcek ağlarıyla duvara asılmış olarak görüyoruz ve "üzgünüm, üzgünüm." dediğini "onları içimde hissedebiliyorum" dediğini görüyoruz. sonra bu abi asılı olduğu yerden yere düşüyor. sırtı ve içi tamamen örümcekler tarafından yenmiş halde, olmayan akciğerleriyle boğazına nasıl hava pompaladığını düşünemeden başka bir heyecanlı, dehşet verici sahneyle karşılaşıyoruz. baboli bu süper filmmiş valla!!
***
spoiler***
sonuç: filmler hakkında yapılan yorumları dikkate almayan biri olarak şunu söyleyebilirim ki gidin, izleyin ve siz de iki saatinize yanın.