ilk bölümlerde pek sarmasa da özellikle ikinci sezonun ilk bölümüyle tavan yapan dizi. gerçekten son yıllarda en çok güldüğüm dizi bölümlerinden birisiydi.
iyi, hoş, güzel de; sezonların 6 bölüm olması ki iki sezon oldu, ayrıca bölümlerin de 20 küsür dakika olması büttüüüün diziyi 4 saat gibi bir süre içinde izlemiş olmanızı sağlıyor. karakterler hoş, diyaloglar güzel. hatta bir iki sahne var ki... pehey...
--- spoiler ---
jen'in bina dışında sigara içme geyiği güzel olmuş, ayrıca jen'in öldüğünün söylendiği bölüm de başlı başına harikaydı. ki alman cannibal'lı bölümdeki illegal dvd izlemeyin klibine de ayrı bir parantez açmak gerek.
ben şahsen denholm'un ölmesine üzüldüm. açıkçası her çıktığı sahnede yaptığı abzürdlüklerle diziyi sürükleyenlerin başında geliyordu. yerine gelen oğlu açık konuşayım yanına bile yaklaşamaz...
--- spoiler ---
bunun yanında amerikan versiyonunda tek bölüm yayınlanmış sanıyorum. moss rolündeki abimiz bu dizide de var. ama diğer karakterler değişmiş. roy tam bir felaket. jen'in alakası bile yok.
izlerken roy karakteri için aklıma hep aslı ile kerem dizisindeki kaçık cem karakterini oynayan ilker ayrık geldi aklıma. onun dışında ilker aksum da güzel gidermiş bence... amerikan versiyonunu görünce öyle geldi aklıma işte.
ingiliz yapımı bir televizyon komedi dizisi. aynı yerde çalışan iki bey + bir hanım = üç it'cinin hikayesini anlatır.
bu sırada da it'cilere geçirdikçe geçirir.
? komik midir?
+ evet.
? bir it'ci olarak izlerken sinirlendiniz mi?
+ hayır. gayet komik çünkü.
özellikle richard ayoade'nin oynadığı maurice moss karakteriyle göz dolduran ingiliz komedisi. bilişimle az biraz ilgili olan insanların zevk alabileceği bir dizi. gerçi alman versiyonu ikinci bölümden sonra yayından kaldırıldı, aynı şey muhtemelen amerikan versiyonu için de geçerli olacak.
ingiliz komedilerinin neden amerikan versiyonlarının yapıldığı ise apayrı bir soru.
yaratıcısı ve senaristi graham linehan yeni sezon için senaryoyu hazırladığı dizi. her ne kadar internet sitesi belirtmese de çekimlerin başladığını tahmin ediyorum. ayrıca graham linehan izleyicilerinden moss ve roy'un ofisini dekore etmek için ellerindeki en uçuk kaçık sticker ve geek oyuncaklarını istiyormuş. (ben bir adet dünya türk olsun sticker'ı göndermeyi düşünüyorum.)
- did she continue talking to you once you'd fixed her computer?
- no (they never do)
- and while i was working on it, she rested a cup on my back.
- :o
3. sezonunu bekleyerek kök salmamıza neden olan dizi.hemen hemen denholm olmadan geçen 2.sezonun ardından 3.sezonda bomba gibi bir karakter bekliyoruz eğer 3.sezon olacaksa inşaallah.
gay müzikali bölümüyle beni benden alan dizi. roy'un tuvaletini düzgün bir yerde yapabilmek için sarfettiği efor görülmeye değer. yalnız coupling için az bölüm çekiliyor diyorduk, bu dizi işin bokunu çıkardı. bir sezonda 6 bölüm olur mu ya, tek oturumda bütün bölümler izlenebiliyor.
sezon 3'te her şey yine bıraktığımız gibi.moss sezon 1'de yangın çıktığında yaptığı salaklıklara yenilerini ekliyor.roy her zamanki gibi komik ve bu sezon daha yakışıklı,eli yüzü toparlanmış olarak karşımıza çıkıyor.jen de moss ve roy'un düşüncelerine ihtiyaç duyuyor hala.
söylemek istediğim komik karakterler ve garantili komedi yeni sezon için de geçerli.
3. sezon 3.bölüm ile altıma sıçırtmış dizidir.bu bölüm süresince birbirinden alakasız sahnelerde efsane oyunculuklar yapmıştır roy ve moss karakterleri hahah.efsane olmuştur bu bölüm.
ingiliz espri anlayışını sevenler (monty python gibi) için kaçırılmaması gereken bir dizi. sıradan bir sitcom izlemek isteyenlere saçma gelebilecek sahneler, komedide abartıyı sevenler için birebir. suya sabuna dokunmayan komedi dizisi izlemek isteyenler hiç yanaşmasın.
komşularla aramı açmış dizidir. artık gülerken nasıl bir hayvana dönüşüyorsam, vileda sopasıyla duvara girişmekten bir hal oldu insancıklar.
yine alanlarında birer duayen sayılan; kadın-erkek ilişkileri ve cinsellik üzerine kurulmuş olan how i met your mother ve coupling ten farklı kulvarda değerlendirilmelidir bu dizi. the it crowd, erkeğin erkek olduğunu, kadının kadın olduğunu gözümüze sokmadan, hiçbir seksist yaklaşıma yer vermeden güldürüyor, eğlendiriyor. öyle ki; jen karakterinin aslında güzel bir kız olduğunu birkaç bölüm sonra farkedebildim. bu dizi, "her şeyi seks üzerine yaz-çiz, deli satar" teorisine tokat gibi bir cevaptır.
1 "yesterday's jam"
2 "calamity jen"
3 "fifty-fifty"
4 "the red door"
5 "the haunting of bill crouse"
6 "aunt irma visits"
2. sezon
1 "the work outing"
2 "return of the golden child"
3 "moss and the german"
4 "the dinner party"
5 "smoke and mirrors"
6 "men without women (aka. the joy of sex)"
3. sezon
1 "from hell"
2 "are we not men?"
3 "tramps like us"
4 "the speech"
5 "friendface"
6 "calendar geeks"
annesiyle beraber yaşıyor. annesi ayrıca onu giydiren, saçlarını tarayan, elbiselerini alan, yani yaşamına normal bir insan gibi devam etmesini sağlayan kişi.
-moss tam bir zeka küpü .
-örümceklerden korkuyor.
-bir seri katilin davranış özelliklerini gösterebiliyor.
-karşı cinsle kurabildiği en yakın ilişki, sanal kahraman lara croft.
-klavyesi olmayan herhangi bir şeyle iletişim kurmakta zorlanıyor.