the illusionist adıyla 18 ağustos'ta ülkemizde gösterime girecek olan edward norton'un başrolünü oynadığı film. oldukça iyi eleştiriler almış durumda yurt dışındaki sinema yazarlarında. hatta oscar adayı olarak bile gösteriliyor.
yönetmenliğini neil burgerin yaptığı, edward norton un başrolde döktürdüğü ve beni kendine bir kez daha hayran bıraktığı 2006 yılı filmi. farklı ve çok hoş işlenmiş bir hikayeyle güzel oyunculukların buluştuğu ve sonuyla beni benden almış film.
son zamanlarda vizyona girenler arasında en sağlam senaryoya sahip film.dedektif uhl rolündeki paul giamatti ile sihirbaz eisenheim rolündeki edward norton karşılıklı döktürmüşler.diğer bir başrol oyuncusu jessica biel i ise beğenmedim,başka bi filmde olsa belki bu denli havada kalmazdı oyunculuğu ama bu filmde iki devin arasında cüce kalmış.
klasik bir romantik film,hatta fakir erkek zengin kız aşkı izleyelim,zaman öldürelim diye girdiğim;fakat beni gerçekten utandıran film.hakkında yorum yapmak zor,çünkü her yanı spoiler...son zamanların en iyi filmi ve sürprizlerle dolu müthiş bir senaryo
edward norton'ın karizmasını konuşturduğu, paul giamatti'nin oyunculuğunu konuşturduğu, jessica biel'in ise sadece göğüslerini konuşturduğu filmdir.izlenilesidir,abartılası değildir.
denizli afm sinemalarını arayıp gösterim tarihini sorduğumda en iyi ihtimalle 22 eylül cevabını aldığım,neden böyle geç kalıyor dediğimde ise geç getirdiğimizde depozito ücretini düşük veriyoruz dedikleri film..
allah allah..allah allah.. *
editli pide:hayır diğer şehirlerde ki bilet fiyatları ile kıyasladım,fiyatlar aynı,yer yerde yüksek..o zaman vereceksin bu depozitoyu veya sinema salonu açmicaksın..
konusunu ve bazı diyalogları şahsımca biraz klişe bulunmakla beraber sadece oyunculuklar için izlenmelidir. edward norton ve paul giamatti özellikle karşılıklı oynadıkları sahnelerde döktürüyorlar. ayrıca edward norton kendi başına da epey döktürmekte. karizma zaten almış başını gidiyor. kendisine olan hayranlığımı az sonra ilgili başlıkta dile getireceğimdir. rufus sewell bilmemnere prensi rolünde her zamanki gibi çok iyiydi. tek sorunum jessica bielle oldu. film boyunca yıldızımız bir türlü barışamadı. aç parantez kendisiyle yıldızımız blade 3te çoktan küsmüştü, kapa parantez. kısacası başarılı eğlenceli bir filmdir. fazla kafa yormadan izleyiniz. beğeniniz.
vizyondaki filmlerin en iyisi olduğunu düşündüğüm kendini çok iyi bir şekilde izlettirebilen film.her ne kadar jessica biel'ın biraz zayıf kaldığını düşünesem de oyuncular gerçekten yapabileceklerinin en iyisini yapmışlar.olaylar ve filmin düğümünün çözüldüğü sahneler gerçekten yaratıcı bir o kadar da şaşırtıcı olmuş.her ne kadar klişe sayılabilcek bir aşk konusu olsa da filmde, yaşananlar arasında sırıtmadan olayların içine dahil olabiliyor ki asıl amaç bu aşk üzerine kurulu.kısacası izlenmesini şiddetle tavsiye ettiğim ilginç,merak ettirici,sürükleyici ve gerçekten güzel bir film.benden geçer...
hevesle beklenip, izlendikten sonra hayalkırıklığı yaratan filmlerden biri. güzel bir giriş ve gelişme olmuş ama beklentilerin doruğa çıktığı ve filmi hafızalarda iyi film olarak bırakabilecek olan sonuç filmi resmen aceleye getirilmiş gibiydi. evet biz de hoşlanmıyoruz "kör göze parmak" açıklamalardan ancak seyircinin beklentilerinin de bir yerde karşılanması gerekiyor.
-----spoiler-----
örneğin filmin sonunda doğa üstü bir durum olmadığı açıklanmaya çalışılmış ancak hologramların nasıl yaratıldığına hiç değinilmemiş. ayrıca kızın aslında ölmeyeceği bavula özenle yerşeltirilen küçük şişeden derhal anlaşılıyordu.zaten önemli olan da bunu önlemek değil bu öngörülmeye karşın seyirciyi hayran bırakabilmek olmalıydı. bu da sonda ki tatmin edici açıklamalarla mümkündü ancak. ancak neyin nasıl olduğu 10 saniyede geçilirken genç aşıkların mutluluğu jessica bielin poposuyla birlikte dakikalarca verilince en azından benim için film havada kaldı. olup biten herşeyi anladım ama niye ve nasıl soruları fazla es geçilmiş. seyirciye ve onun zekasına güvenmek güzel tabi de bu kadarı biraz tembelliğe kaçıyor.
-----spoiler------
bütün bu eleştirilerime rağmen sırf edward norton'ın sevgilisine acı ve aşk dolu bakışı için izlenmesi gereken bir film...
bugün, "heart stopper" gibi iğrenç bir filmden sonra dvd'sini izlediğim çok güzel bir film. edward norton'ın bundan böyle başrol oyunculuğundan başka birşey yapmayacağının göstergesi. ayrıca paul giamatti'nin oyunculuğu da takdire şayan. giriş bölümü az biraz bayıcı olsa da, gelişme ve sonuç bölümleri bu sıkıcılığı siliyor.