teşvikiye camii'nin köşesindeki, eski
mado'nun yerine açılan şubesinde, -yazın gelmesiyle birlikte- zaten yaya trafiği yüksek olan kaldırıma masa-sandalye atan mekân. mekân sahiplerinin (yanındaki cafe ile beraber) belediyeye
işgaliye verip vermediklerini bir yana bırakırsak, her halükârda kaldırımdan yürümek isteyenleri pek de umursamadıklarını düşünüyorum. bazen pik zamanlarda kaldırıma masa-sandalye koyma işini abartıp, masaları aralarından bir kişinin bile zor geçeceği şekilde koyuyorlar ki, saygısızlığın dik alâsını yapıyorlar. bir anlamda, "o an için müşterimizseniz sizi açık havada oturtabilmek için tüm şartları zorlar, dışarıya masa koyarız; eğer sadece kaldırımdan yürüyorsanız pek de umurumuzda değilsiniz" demeye geliyor bu.
işin bir de, "müşteri" tarafı var tabii ki. yemeklerin, limonatanın, servisin veya
piyasanın muhteşem oluşu,
teşvikiye caddesi gibi yoğun, egzost gazlı bir caddenin kenarında, isin-pasın, yoldan geçenlerin içinde oturup "
levrek bruschetta" yemeyi mantıklı kılar mı? ayrıca orada, yürüme yolunun üzerinde oturarak, mekânın yaptığı düşüncesizliğe ortak olunuyor. iki gün oturmayın, ve hatta bunun yanlış bir şey olduğunu söyleyin, bakın müşteri kaybetmemek uğruna tek sıraya indirecekler orayı: zira siz oturdukça, tepki göstermedikçe, bunun yanlış bir şey olduğuna işaret etmedikçe, onlar daha fazla masa koyacaklar yola.