belki ilginizi çeker
  1. · midpoint
  2. · autoban
  3. · yıldızlı limonata
  4. · yıldızlı
  5. · 360 istanbul
  6. · tavuk şinitzel
  7. · brownie
gündem
  1. · the twilight saga new moon
  2. · fotoğraf makinası olmayan japon
  3. · ece gürsel
  4. · kesilen kediye acıyıp koyuna hiç acımamak
  5. · itü yazarlarının evlenmek istedikleri ünlüler
  6. · cehennemin girişinde yazan söz
  7. · günün tek cümlelik özeti
  8. · esat kıratlıoğlu
  9. · ilhan uçkan

the house cafe  

  1. nişantaşı, ortaköy ve tünel olmak üzere üç şubesi bulunan pahalı mekan(öğrenci adama gelmez). iç mekan tasarımlarını autoban yapmıştır. mekanda bulunan her mobilya sipariş ederek satın alınabilmektedir.
    (martin hayda gel, 29.07.2005 01:48)
  2. dizaynı gerçekten hoş ama bir kaç saçmalık var..mesela tüneldeki şubesinde böyle onlarca şarap şişesini dik konumda yerleştirmişler raflara..bir de yetmezmiş gibi üzerlerine spot ışığı basmışlar..sordum bunlar dolu mu diye? dediler ki evet..yazık dedim..içim gitti, yazık etmişler, kaş yapayım derken göz çıkarmışlar..nitekim o şarapların nemli ve bir ortamda yatık yıllanmaları gerekmektedir..

    mekana genel bir bakış atacak olursak, evet pahalı, o konuda hazırlıklı olmalısınız, her gün okul çıkışı gidip yemek yenilecek bir yer değil ama özel bir günde mantıklı bir seçim olabilir..
    (zeus, 18.09.2005 23:00)
  3. bi sürü insandan gitmeleriyle değil çalışmalarıyla duyduğum kafedir.
    (bınar, 20.04.2006 13:14)
  4. kaybedecek bir şeyleri kalmamış insanların taptığı mekan. açıkçası geleceğin ne olduğunu bilmeyen, yarını düşünmek zorunda kalan küçük burjuvalara biraz pahalı gelebilir. limonatası muhteşemdir. tünel' de ki house cafe de daha rahat edebilirsiniz. yanınızda bir ünlü varsa daha rahat edebileceğiniz bir mekan. yoksa bu adam da kim diye bakarlar?
    (spanki, 07.07.2007 12:26 ~ 12:26)
  5. bu haftasonu gitmeye karar verdiğim fakat dışarıdaki menüye bakınca gözlerimin faltaşı gibi açılmasına sebep olan mekandır..yanlış hatırlamıyorsam pizzalar 22 den,makarnalar 18 den mi ne başlıyor diğer yemeklere bakamadım bile hayır bana mı pahalı geliyor yoksa insanlar çok mu zengin..(galiba ikincisi)
    (sukusu devekusu, 31.07.2007 00:30)
  6. en güzeli ortaköy'de bulunan mekandır, fiyatlar benzer sınıftaki yerlere göre normaldir, çay bahçesi yazmıyor zaten kapısında.
    (platin24, 31.07.2007 00:33)
  7. adaptasyon yapılmadığı için bazı yemekleri farklı gelebilir ama yedikçe seversiniz. rustik pizzasını tek geçerim, salataları da gayet doyurucudur. tatlılarıysa pek başarılı değildir ve yemeklerin aksine tatlı porsiyonları küçüktür. limonatası dillere destandır. diğer meyve suyu karışımları da denenmelidir. arkadaş grubuyla sohbet ağırlıklı yemekler için isabetli seçimdir. dekorasyonları bütün şubelerinin üç aşağı beş yukarı aynıdır. ahşap ağırlıklı, sıcak ve ferahtır. tabi ortaköy şubesi muhteşem boğaz manzarasıyla fark atar. bir de k.d. vardı bir zamanlar. tercih sebebiydi.
    (ozerk, 03.09.2007 21:19)
  8. daha çok elit kesime hitap eden caféler zinciridir.teşvikiye,tünel,ortaköy,caddebostan,istinye park,corner ve bebekte şubeleri vardır.
    tartışmasız benim en çok zevk aldığım parçası asmalımescitdeki tünel şubesidir.hatta istanbulda gidilmesi gereken caféler arasında ilk ona girecek kadar iddialıdır.dekorasyonu insanı kendinden alıp masal dünyalarına sürükler.renkli renkli şirin sandalyelerde otururken zamanın nasıl geçtiğini anlamak mümkün değildir.herşeyden öte tünelin o eşsiz atmosferini soluma imkanını verir.başbaşa yenilecek romantik yemek planlarının içine hiç düşünmeden katılabilecek kalitededir.
    garsonları dahil tüm çalışanları oldukça nazik ve ilgilidir.dükkan girişinde şehirle ilgili etkinliklerin olduğu birbirinden farklı birsürü ücretsiz broşür bulabilirsiniz.aralarından benim en çok ilgimi çeken cafénin kendi hazırladığı kartpostalları olmuştur.ön yüzünde oldukça kaliteli resimleri olur.insanda kolleksiyon yapma isteği uyandırır.
    yine de bütün bu güzellikler, fiyatlarının oldukça pahalı olduğu gerçeğini unutturamaktadır.bir de çalınan müziklere biraz daha dikkat etmeleri kanaatindeyim.herşeye rağmen bence yüzde yüz aldığını hakeden,insana güzel bir şehirde yaşadığını hatırlatan fevkalade bir mekandır. (9/10)
    (mavidekaybolmak, 22.05.2008 01:48 ~ 02:20)
  9. galatasaray lisesinden biraz daha aşağa(tünele doğru) inince, eskiden rio bravo (ismi yanlış yazmış olabilirim) isimli meksika restoranının yerine 4.sü gelmektedir.
    (göster bakalım kaynanalar hamamda nasıl bayılır, 22.05.2008 02:15 ~ 02:17)
  10. starbucks gibi üremeye başlamış olan pahalı, yine de limonatasından vazgeçilemeyen cafe.
    (stelloid, 22.05.2008 02:23)
  11. cadde bostan sahilindeki şubesi akşamları serin serin oturmak ve denize karşı hoşça birşeyler içilip,arkadaşlarla güzel sohbetlerin geçirilebileceği bir yerdir.
    (ceyus, 24.06.2008 21:48)
  12. teşvikiye camii'nin köşesindeki, eski mado'nun yerine açılan şubesinde, -yazın gelmesiyle birlikte- zaten yaya trafiği yüksek olan kaldırıma masa-sandalye atan mekân. mekân sahiplerinin (yanındaki cafe ile beraber) belediyeye işgaliye verip vermediklerini bir yana bırakırsak, her halükârda kaldırımdan yürümek isteyenleri pek de umursamadıklarını düşünüyorum. bazen pik zamanlarda kaldırıma masa-sandalye koyma işini abartıp, masaları aralarından bir kişinin bile zor geçeceği şekilde koyuyorlar ki, saygısızlığın dik alâsını yapıyorlar. bir anlamda, "o an için müşterimizseniz sizi açık havada oturtabilmek için tüm şartları zorlar, dışarıya masa koyarız; eğer sadece kaldırımdan yürüyorsanız pek de umurumuzda değilsiniz" demeye geliyor bu.

    işin bir de, "müşteri" tarafı var tabii ki. yemeklerin, limonatanın, servisin veya piyasanın muhteşem oluşu, teşvikiye caddesi gibi yoğun, egzost gazlı bir caddenin kenarında, isin-pasın, yoldan geçenlerin içinde oturup "levrek bruschetta" yemeyi mantıklı kılar mı? ayrıca orada, yürüme yolunun üzerinde oturarak, mekânın yaptığı düşüncesizliğe ortak olunuyor. iki gün oturmayın, ve hatta bunun yanlış bir şey olduğunu söyleyin, bakın müşteri kaybetmemek uğruna tek sıraya indirecekler orayı: zira siz oturdukça, tepki göstermedikçe, bunun yanlış bir şey olduğuna işaret etmedikçe, onlar daha fazla masa koyacaklar yola.
    (blaberus, 30.07.2008 18:41)
  13. bailey's aromalı kahveleri tavsiye edilir. nasıl bir oranda yapıyorlarsa artık, iyi tutturmuşlar. hafif sertimsi, leziz oluyor.
    (dünyayı kurtaran adam, 01.11.2008 09:39 ~ 09:42)
  14. capacity'de bulunan şubesi midpoint rekabetine dayanamayıp, kepenk kapatmıştır.
    (o kadar mutluyum ki şimdi kusabilirim, 06.11.2008 15:44)
  15. tok gidilmesi ya da tok numarası yapılması gereken mekan. "ben zaten tokum" deyip 2 saat bi limonta ile oynaşabilirsiniz. kazık meraklılarına girsin. siz masumsunuz.
    (kubelik, 09.02.2009 05:50)
  16. ankarada bulunan house cafeye ilk kez cumartesi akşamı gittim ve ne yazık ki müzik sesinden oluşan baş ağrısı, sesimi karşımdakine duyurmak için bağırmamdan kaynaklanan boğaz ağrısı, 20 tl ye gelen 4 köfte sonucunda hüsran ile geri döndüm. tavsiye etmem genellikle özenti çevreyi barındıran bir yer zaten.
    (ağustos, 02.03.2009 12:31 ~ 06.04.2009 16:24)
  17. kestaneli cheesecake leri mükemmel olan café
    (benedict, 17.10.2009 15:47)
  18. nişantaşında yürürken masalarını yakında caddeye de yerleştirecekler dedirten kafe. kaldırımda yürüyecek alan bırakmamışlar yahu. caminin önüne kadar uzayıp giden masalarda millet browni yiyip, kahve içiyor. bir tuhaf doğrusu.
    (böğürtlenli reçel, 17.10.2009 15:52)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil