belki ilginizi çeker
  1. · vlad tepeş
  2. · bir solukta okunan kitaplar
  3. · elizabeth kostova
  4. · tarihçi
  5. · drakula istanbul da
  6. · bitmesin dedirten kitaplar
gündem
  1. · zongul ducks
  2. · disko kralı
  3. · 24 kasım 2009 barcelona inter maçı
  4. · 21 kasım 2009 beşiktaş fenerbahçe maçı
  5. · otuz yaşına gelen kadının kendini avutma yolları
  6. · 22 kasım 2009 galatasaray manisaspor maçı
  7. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  8. · ayı
  9. · itü odtü karşılaştırması

the historian  

  1. (excalibur, 12.04.2006 23:00)
  2. üç farklı dönem( dede, baba, kız) ile drakula'yı anlatan, bir bölümü istanbul'da geçen, drakula efsanesine ve doğu avrupa'da yaygın olan çeşitli mitlere yeni bir bakış açısı getiren sürükleyici bir roman.
    (chrystal, 17.05.2006 15:45)
  3. elizabeth kostova'nın drakula'nın bildik hikayesini da vinci şifresi tadında anlattığı eseridir. hikaye neredeyse avrupa'nın her ülkesinde geçmektedir. kahramanlarımız, hollanda, macaristan, romanya, ispanya, fransa, türkiye,ingiltere demeyip gerçeğin, drakula'nın peşine düşmüşler, bu amansız arayışta tarihin tozlu yollarında bazen snagovlu bir keşiş , bazen osmanlı'nın haremine almak istediği ancak bunun yerine ölmeyi yeğleyen bulgar kızı , bazense çağ bitirip, çağ başlatan koskoca bir padişah, fatih sultan mehmet olmuşlardır.
    kitabın hikayesi, kurgusu, üslubu öylesine başarılı ki, okurken kendinizi kaptırıyor, 'acaba drakula diye birşey gerçekten var mıydı?' fikrine dahi kapılıyorsunuz. herşey gayet güzel giderken finale doğru, ciddi bir hayal kırıklığı yaşıyorsunuz.kitabın tüm sürükleyiciliğine, inandırıcılığına rağmen(-ki kanıt gösteriyor çoğu konuda) bu mudur? diye kalabiliyorsunuz.
    öyle ki, bugüne kadar drakula denen yaratık her ne hikmetse hep hristiyan ecnebilere musallat olmuştu, onlarda haç taşıyarak, sarmısak tutarak, kazık şeklinde cisimleri yanlarında bulundurarak bu belayı bir şekilde def etmeyi bilmişlerdir. ancak bir gün drakula yanılıp şaşıp bir müslüman evladını ,bir türkü ısırmaya kalkarsa ne olur? bunun cevabını kitapta veren yazar, kuran-ı kerim'i mağdurun kalbinin üzerine koyup, meşhur türk tesbihini de alnına tutmanızı yazar.ve daha pek çok, enteresan bilgiler edineceğiniz, bir avrupalının gözüyle osmanlı ve türkler nedir? sorusunun cevabını bulacağınız, güzel bir eser.
    lütfen kitapçınızdan türkçe isteyiniz.
    tarihçi
    (casillasmania, 05.08.2007 11:24)
  4. 2010 yılında sinemalarda olacak , elizabeth kostovanın muazzam kitabı.
    (hplovecraft, 02.02.2008 23:28)
  5. yaklaşık 1 haftadır bu kitabı okuyorum. kitabın sürükleyiciliği ve dilin akıcılığından daha sonra bahsederim, ama önemli olan şu ki, bugün eve girerken aşağı kapının önünde tek ve büyük bir ağaç yaprağı gördüm, ve yarasa şeklinde idi. (kitabı okuyanlar ne demek istediğimi anlayacaklardır)

    ayrıca sözlüğü açar açmaz sol frame'de (muhtemelen ilk defa) drakula başlığını ve @2353873 numaralı giriyi gördüm.

    sonuçta şu önemli ki, bir gün ortadan kaybolursam, arkamdan bırakacağım şey bu giridir, ve ardıllarım bunu takip ederek benim izimi bulabilirler.

    kederle, bartolomew scherzi
    (scherzi, 18.04.2008 22:35)
  6. elizabeth kostova'nın vampirler üzerine yazılan, zaman zaman sürükleyici, ama çoğu zaman klasik amerikan sineması tadındaki anlatımıyla sıkıcı, sürprizlerden uzak, az biraz da bilgilendirici kalın kitabı.
    kitap, fatih'in askerleri tarafından kesilip istanbul'a götürülen başını geri almak, voyvoda tepeş'in transilvanya'daki gizli mezarını bulup cesedi ordan aldıktan sonra ona ölümsüzlük kazandırmak amacıyla dünyaya geri dönen kont drakula, yani kazıklı voyvoda (ve yine yani voyvoda tepeş)' yı engellemek üzere seçilip görevlendirilen "fatih'in askerleri (tee osmanlı zamanında kurulmuş bir gizli örgütmüş bu ve bu güne veraset yoluyla -babadan oğula aktarım ile- görevi devralarak gelmişler. sözümona fatih'in saltanatını baki kılmak amacındaymışlar ve tepeş'in kesik başını geri alması fatih'in saltanatına halel getireceği için, ona engel olmaları gerekiyormuş.)" ve biri amerikalı (galiba öyleydi) diğeri macar- ingiliz ortak yapımı melez iki akademisyenin yaşadıklarını anlatmaktadır. şimdi farkettiğim üzere oldukça ilginç bir kurgusu ve bir o kadar da saçma bir hikayesi olan kitapta zaman zaman fatih dönemine ve kazıklı voyvoda'ya dair gerçek tarihi bilgiler de bulabilirsiniz. buna mukabil, başta da söylediğim gibi, klasik amerikan filmlerinin bilindik yöntemiyle yazıldığı için kitap bir yerde sıkıcılaşmaktadır da.
    mesela;
    esas kıza ve esas oğlana hiç birşey olmaz, sonuna kadar kahramanca ilerler. başta birbirlerine gıcık da olabilirler ama aşk yakındır aynı zamanda. kız güçlü bir kişiliğe, erkeksi bir cesarete sahiptir. erkek de buna hayrandır. baştan sona kadar ilginç bir tesadüfler silsilesi de şaşırmanıza imkan vermez. mesela çok ilginçtir -dikkat, kitaptan kesit anlatıyorum!- , fatih'in gizli belgelerine ulaşmak için istanbul'a gelen iki akademisyenimiz sultanahmet'te bir lokantada yemek yerlerken, yan masadaki orta yaşlı babacan adam onlara selam verir, hallerini hatırlarını sorar, kendisinin de istanbul üniversitesi'nde profesör olduğunu söyler. tam o esnada ordan geçmekte olan bir çingene, vaktiyle bir vampirce ısırılmış bulunan macar akademisyene -kadının adını unuttuğum gibi bakmak için aradığım kitabı da bulamadım; kimbilir kimde. şu kütüphanemi tam tekmil bir arada bir kez görebilsem..- "laneti şehrimize getirdin!" diye haykırır ve o anda kafasında şimşekler çakan türk akademisyenimiz bu iki yabancıyı doğruca evine götürüp kont drakula'ya karşı birlikte mücadele etmeyi önerir. tabi bir süre sonra "fatih'in askerleri" isimli gizli örgütü, hamletvari bir üslupla açıklayıverecektir de.
    velhasılı kelam, kitap boyunca her bir adımı önceden siz tahmin edebilirsiniz ve bu sebeple bir süre sonra okumaya da gerek görmeyebilirsiniz.
    nerdeyse tüm hikayenin üzerine kurgulandığı kazıklı voyvoda'nın kitabın sonuna doğru çok da belirsiz ve biçimsiz şekilde ortaya çıkıp anında nasıl olduğu bilinmez şekilde yok olmasını saymazsak, geneli itibariyle kitabın kurgusu sağlamdır.
    fantastik şeyleri sevenlere tavsiye edebilirim. ama "ben okudum bayıldım, iki günde bitti koca kitap. kesinlikle okumalısın." diyenlere de, bu tür kitapları sevmiyorsanız tabi, benim yaptığım gibi aldanmayın; sonra ardından aha da böyle ve çok da yok yere ileri geri konuşursunuz da elin kitabına okur kaybettiriverirsiniz. emeğe de yazık bir yerde, değil mi?
    (meramise, 27.05.2008 11:35)
  7. güzel, okunası, sürükleyici bir kitap..

    uzun zaman oldu okuyalı ama tadı damağımdadır hala..adından beklenmeyecek derecede de eğlencelidir kitap..

    bana göre, sonu biraz aceleye gelmiş gibi yazılmıştır, daha doğrusu kitabın genel işleyişinden kesinlikle farklıdır, garip bitirmiştir vesselam kitabı..
    (insansevmeyenhayvan, 05.01.2009 00:38)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil