al pacino'yu bilmem ama godfather bir başucu kitabı olabilecek bir eser. zaten mario puzo'nun ilgi uyandıran ilk kitabı (dark arena rezaletti)godfather'ı yayımlandıktan sonra ölene kadar yan gelip yattı zaten*
imdb(internet movie database) e göre gelmiş geçmiş en iyi 250 film içinde ilk sırada yer alan,tam 10,5 saatte aralıksız dvd koleksiyonunu izlediğim francis ford coppola filmi.
m.puzo'nun muhteşem eserinden uyarlanmış f.f coppola üçlemesi. bünyesinde marlon brando, al pacino ve hatta robert de niro bulundurur; üçünü aynı anda göremezsiniz zira m. brando'nun gençliğini de niro canlandırmaktadır. evet konu mafyadır ama 3. filmdeki mahkeme sahnesi dışında mafya kelimesi telaffuz edilmez, onlar bir "aile"dir aslen, geniş bir aile..unutulmaz godfather theme eşliğinde gücün getirdikleri ve götürdükleri üzerine bir başyapıt, sicilya sahneleri ve arada gecen italyanca dialoglar gayet etkileyicidir; insanda italyanca öğrenme isteği uyandırır vs vs.
ingilizce dersinde okutulurken bir gün bakanlıktan gelen emirle bizleri mafya ve suça özendireceği için ders malzemesi olması yasaklanan, mario puzo'nun eseri, filmi için yorum yapmaya bile gerek yoktur
'i'll make him an offer that he can't refuse', 'keep your friends close, but your enemies closer' replikleri ve at sahnesiyle insanın beynine kazınmıs film...her sene 1 kere izlenmesi farzdır...
konusu gereği çoğu hikayeye, seneryoya, hatta son yıllarda gelişen oyun sektörüne bile yardımcı olan film..gelmiş geçmiş en klas, en sağlam mafya film üçlemesi..
bir dönemi en iyi şekilde anlatan, hiçbir zaman unutulmayacak olan başyapıt. oyuncu kadrosuyla, müzikleriyle, kurgusuyla, ışığıyla, seslendirmesiyle, her şeyi ile bugüne kadar çevrilmiş en iyi filmlerden biri. tüm film arşivlerinde en iyi yeri haketmektedir. seyirciyi bu film kadar derinden etkileyen film pek yoktur, bundan sonra da biraz zor çekilir zannımca.*
bir çok filme, kitaba ve bilgisayar oyununa ilham kaynağı olmuş, komedisini yapmak için bazen konusu, bazen sahneleri kullanılmıştır. o dönemi yansıtan oyunların en iyisi olan mafia'yı hazırlayanlar, bu filmden ve once upon a time in america'dan çok şeyler katmışlardır oyuna. mario puzo da kazansın artık kıskanmayalım.
senaryosuyla, görüntüleriyle, oyuncularıyla, mekanlarıyla, diyaloglarıyla, müzikleriyle mükemmel bir üçleme.filmi izlerken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyor insan.çok etkileyici bir film.
üçlemenin son filmi yapım şirketinin baskısıyla çekilmiştir.ilk başta francis ford coppola teklifi reddetmiştir fakat o da mali krize uğrayınca filmi çekmek zorunda kalmıştır.kanımca ilk iki filmdeki tad onda yoktur daha durağan bi filmdir
senaryosunun, mario puzo'nun yazdığı aynı ismi taşıyan kitaptan esinlenerek yazıldığı * , yönetmenliğini francis ford coppola'nın yaptığı, müziklerini nino rota'nın bestelediği *, başrollerinde ise marlon brando ve al pacino'nun oynadığı tüm zamanların en iyi mafya filmi.hikaye sicilyalı bir ailenin hikayesini anlatmaktadır.part ııı biraz tırt olsa da özellikle part ı muhteşemdir.ayrıca part ııı'te andy garcia, part ıı'daysa robert de niro oynamıştı.
adını vermek gibi olmasın bir kanal tarafından sürekli yayınlan, herkesin artık tamamıyla son kelimesine kadar ezberlediği film.
(bkz: bu kadar da olmaz dedirten olay)
bu başyapıtı izledikten sonra bir çok değer yargısını tekrar gözden geçirir insan, dostum dediğiniz insanlar sadece siz onların kuyruğuna basmadığınız için dostunuzdur bu filme göre (frankie pentangeli'nin öldürülmeye çalışılmasının sorumlusu olarak michael corleone'yi görmesi ve mahkemede onun aleyhine tanıklık etmesi). doğruyu her yerde söylemenin gereksizliği (michael corleone'nin carlo'yu* öldürmesini karısından bile saklaması). yükselmenin kime göre neye göre olması (3. filmde michael carleone'nin *ne kadar yükseldiysem o kadar alçaldığımı hissettim demesi) çevremizdeki insanlarla olan ilişkilerimizde bize ışık tutması gereken 'keep your friends close but your enemies closer' repliği
ve hayatın kısa bir tanımıdır godfather nasıl ki ilk film corleone imparatorluğunun doğuşu,en güzel dönemleri, yükselişi; ikinci film yükselişde son nokta ve artık yalnızlaşmaya başlamak üçüncü filmde ise geçmişe, mutlu günlere özlem yaşlılık ve artık yerini başkalarına terk ediştir.
aşmış bir üçlemedir periyodik olarak izlenmeli ve hayat dersi alınmalıdır.
sanılanın aksine ana temasının mafyanın içyüzü değil; aile, sadakat ve hırs kavramlarının nasıl bir insanı ve toplumu etkilediği, ayrıca insanların kaderlerinin onları bir anda nasıl değiştirebildiğidir. her hafta 3 bölümünü de en aza bir kere izlemezsem boşluğa düşeceğimi hissettiğim hayatıma yön veren başyapıtlardır