görseller
the final cut 
  
belki ilginizi çeker
  1. · the final cut
  2. · syd barrett
  3. · get your filthy hands off my desert
  4. · the first cut is the deepest
  5. · southampton dock
  6. · paranoid eyes
  7. · oh by the way
  8. · goodbye blue sky
  9. · final cut
  10. · konsept albüm
gündem
  1. · öğretmenler günü
  2. · 29 kasım 2009 barcelona real madrid maçı
  3. · dünyanın en seksi şarkısı
  4. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  5. · 8taş deyip f3n3rbahç3 lafına bozulan ezik fenerli
  6. · yök ün katsayı uygulamasını kaldırması
  7. · 25 kasım 2009 emekçi grevi
  8. · irfan uçar
  9. · anzac

the final cut  

  1. omar naim'in yazıp yönettiği filmdir. robin williams baş rolde ve tabii ki üstüne düşen görevi başarıyla tamamlayıp gayet iyi bir oyunculuk sergilemiş. filme gelince, çıkış noktası gayet iyi. ancak böyle bir konudan çok daha iyi bir senaryo ve çok daha iyi bir kurgu çıkabilirdi. insan filmin konusunu okuyunca heyecanlanıyor ama filmden beklediğini bulamıyor. özellikle son sahnelerin üzerinde daha çalışılması lazımmış. filmin genel konusu ise, insanların vücutlarına yerleştirilen bir teknoloji sayesinde, doğumlarından itibaren yaşamlarının her anının kaydedilmesi ve daha sonra bunların kurgulanması üzerine kurulu. herşeye rağmen değişik bir hayal ürünü olmuş, farklı bir şeyler yakalamış bir film.
    (marla singer, 02.06.2005 20:37)
  2. 1983 çıkışlı, roger waterslı son pink floyd albümüdür. albüm 2.cihan harbine bir ağıttır. savaşta ölen fletcher watersa yakılmıştır. roger waters'ın solo albümü ile pink floyd albümü olmak arasında gidip gelmektedir.

    şarkı listesi aşağıdaki gibidir.

    01 - the post war dream
    02 - your possible pasts
    03 - one of the few
    04 - the hero's return
    05 - the gunner's dream
    06 - paranoid eyes
    07 - get your filthy hands off my desert
    08 - the fletcher memorial home
    09 - southampton dock
    10 - the final cut
    11 - not now john
    12 - two suns in the sunset
    (choban, 02.06.2005 20:44)
  3. bir non-lineer kurgu sitemi çeşididir.decklink kartın bir macintosh ortamına entegrasyonu sonucu oluşur.arayüzü tamamen adobe premiere pro* taklididir.kendine has güzellikler de barındırdığı görülür.velhasıl mac te mouse'nin tek tuşlu olması çalışma tempomu büyük ölçüde baltalamıştır.
    (bkz: pc den mac e adaptasyon sorunu)
    (bkz: pc de sağ tıklayıp yenileme hastalığı)
    (digitallart, 23.10.2005 07:33)
  4. albüme ismini veren şarkının sözleri şöyledir.

    through the fish eyed lens of tear stained eyes
    i can barely define the shape of this moment in time
    and far from flying high in clear blue skies
    i'm spiralling down to the hole in the ground where i hide

    if you negotiate the minefields in the drive
    and beat the dogs and cheat the cold electronic eyes
    and if you make it past the shotgun in the hall
    dial the combination open the priesthole
    and if i'm in i'll tell you what's behind the wall

    there's a kid who had a big hallucination
    making love to girls in magazines
    he wonders if you're sleeping with your new found faith
    could anybody love him
    or is it just a crazy dream

    and if i show you my dark side
    will you still hold me tonight
    and if i open my heart to you
    and show you my weak side
    what would you do
    would you sell your story to rolling stone
    would you take the children away
    and leave me all alone
    and smile in reassurance
    as you whisper down the phone
    would you send me packing
    or would you take me home

    thought i oughta bare my naked feelings
    thought i oughta tear the curtain down
    i held the blade in trembling hands
    prepared to make it but just then the phone rang
    i never had the nerve to make the final cut.
    (punkmanifestosu, 25.10.2005 12:31 ~ 27.10.2005 07:54)
  5. the final cut baştan sona bir roger waters eseridir. ikinci dünya savaşında ölen babası fletcher waters'a adanmıştır. pink floyd cephesinde artık iplerin kopmak üzere olduğu bir dönemde david gilmour şarkıların ağaçta yetişmediğini bildiğinden hazır önüne konmuşken roger waters'ın bu projesini kabul etmiş ve albüm pink floyd albümü olarak çıkmıştır.
    (vikartindur, 01.07.2006 16:22)
  6. klibinde çok güzel bir ışık oyunuyla roger waters'ın yüzü gizlenir, söyleyene değil söylenene bakın dercesine...
    (vikartindur, 04.07.2006 18:48)
  7. gereğinden çok daha az değer bulan pink floyd albümüdür.diğer pink floyd albümleri gibi apayrı bir tadı vardır.tanrısal bir parça olan the fletcher memorial home u içerir.anathema nın olduğu sanılan one of the few parçası da bu albümdedir.
    (floydzede, 04.07.2006 19:00)
  8. izlemek için tv karşısındaki yer keyifle alındıktan sonra, film sonlarına doğru hayal kırıklığı yaşamama neden olmuş, son derece anlamsız ve senaryosu ile etrafa acemilikler saçan, yalnizca vakit geçirilebilecek bir yapım.
    (anarsist, 23.09.2006 02:36)
  9. sanılandan çok daha güzel bir albüm.çok az değer verilmiştir buna.
    (darksideofthemoon, 08.10.2007 18:53)
  10. the gunner's dream, the hero's return, the final cut, not now john, two suns in the sunset ve the fletcher memorial home gibi oldukça iyi şarkılar içermesine rağmen diğer birçok pink floyd albümüne**** göre daha az takdir edilmiş, daha silik bulunmuş pink floyd albümü.

    bu albümün hak ettiği değeri görememesinin nedeni pink floyd'un kemik dinleyici kitlesi dışında yer alan dinleyicilerin albümde set the controls for the heart of the sun, bike, lucifer sam, careful with that axe eugene, time, money, us and them, wish you were here, shine on you crazy diamond, comfortably numb, another brick in the wall, hey you benzeri şarkılar aramış olmaları, ve böyle bir şey bulamayınca albüme sırtlarını dönmüş olmaları olabilir.

    günümüzde [albümün yayınlanmasından 24 yıl sonra] hala geçerliliğini koruyan şarkı sözleri ve temaları** bile albümü başarılı kılmaya zaten yeterdi; ama roger waters besteleri bu albümün değerini (en azından benim gözümde) daha da artırıyor.
    (thecrimson, 08.10.2007 19:25 ~ 10.09.2009 20:42)
  11. çok iyi ve sorgulayıcı bir konuyla başlayan, ama bitişi biraz muallakta bırakarak varmak istediği yeri tam aç(a)mayan bir robin williams filmi. ama gene de sinemaseverlerin izlemesi gerekir bence. özellikle eşi ölürken çalan neşeli şarkıda ağlayan koca figürü gibi gibi akılda kalıcı yerler çok. mahremiyet önemli bir şey, modern toplumda git gide ortadan kalksa da. filmde tüm insanların üzerinde geçmişlerini kaydeden bir çip bulunmaktadır, (ya da en azından isteyenlerin). ve öldüklerinde bu çiplerden bir kurgu yapılarak kişinin hayatının iyi ve anlamlı yanları sonsuza kadar yaşayacak bir filme dönüştürülmektedir. bu işle görevli profesyonel kurguculardan biridir robin williams ve bir gün kurgusunu yaptığı bir insanda bir başkasına dair kötü bir sırrı öğrenir, daha çok şey öğrenmek için başka kayıtlara kurgulara bakmaya başlar ve olaylar gelişir.
    film ne kadar masum olduğumuzu ve gerçekten iyi hatırlanmaya değip değmeyeceğimizi sorguluyor, neticede ne yaparsak yapalım, sonunda bunlar affedilmeli mi ve en güzel yerlerden alınan parçalarla mı yapılmalı filmimiz ille de gibi sorular soruyor. bir yerde, profesyonelliği ve vicdanı arasında kalan williams'ın yaptığı iş aslında bir nevi günah çıkaran peder gibi. ne yaparsak yapalım, geçmiş oldu gitti, şimdi bunların hepsini gören kurgucu gene de sizi deşifre etmiyor ve iyi yanlarınızı ortaya koyuyor, biz de bunun böyle olacağını biliyorduk ölmeden önce. "peki böylece temizlenmiş mi oluyoruz yani" gibi bir şey söylüyor film. belki hristiyanlıktaki itiraf-bağışlanma olgusunu eleştiriyor bir yerde. daha fazla düşünmek ve bir kaç defa seyretmek lazım belki. başyapıt değilse ve tutuk bile kalsa bazı yerlerde, düşündürücü ve güzel bir film.
    (earendill, 09.10.2007 00:03)
  12. roger waters'li son pink floyd albümü olmasına rağmen bundan sonraki roger waters albümlerindeki temel soundu belirleyen albümdür. the wall'ın devamı niteliğinde görülen albümde tamamen roger waters'in bunlaımları ikinci dünya savaşı ile ilgili parça ve bölümlerde görülebilir. bu haliyle roger waters ve diğer pink floyd elemanlarının albümü gibi görülebilir. albüm pink floyd döneminin bittiğine işaret eder. diğer albümlerde grup üyeleri kendi kişiliklerini ortaya koymuş olsalarda bu albümde çok fazla etkileri görülmemiştir. roger waters'in the wall'dan başlayan yeni vokal tarzı bu albümde daha baskın görülür. albüm diğer albümlerden ayrı olarak düşünülürse çok başarılıdır. ancak diğer albümlerle kıyasla zayıf kaldığı görülür.
    (floydian, 10.10.2007 12:26)
  13. roger waters ın kendi albümü gibidir.zaten albümün bi yerlerinde "a requiem for the post war dream by roger waters, performed by pink floyd" yazar,hani pink floyd elemanları çaldı bunu sadece der gibi.bu albümün yapımı sırasında pink floyd elemanları arasında kavga gürültü eksik olmamış,roger waters nick mason u gruptan uzaklaştırmaya çalışmıştır.
    albüm the wall un devamı,epilogue si gibidir.ayrıca son gerçek pink floyd albümü olarak kabul edilebilir.bundan sonraki albümlerde waters yoktur ve diğer albümleri,özellikle a momentary lapse of reason u, "a fair forgery of pink floyd" diye tanımlar.haklıdır da.
    (darksideofthemoon, 14.10.2007 14:37)
  14. the wall albümünden arta kalan şarkıların tekrar harmanlanmasıyla oluşturulmuştur. albüm genel anlamda roger waters'ın ilk solo albümü olarak ta değer görebilmektedir. fakat objektif olarak bakıldığında ciddi anlamda başarılı bir prodüksiyondur. konsept savaş dönemi ve waters'ın thatcher dönemi ingiltere'sine duyduğu umutsuzluk üzerinedir. albümde gilmour'un yine kendine has çok iyi soloları olsa da genel olarak bi dinginlik ve depresif mod hakimdir. rick wright'ınolmadığı albümde the sun in the sunsetşarkısını çalamayan nick mason yerine andy newman adında bi davulcu çalmıştır. not now john şarkısında david gilmour vokal yapmış, bunun dışında tüm şarkılarda roger waters vokallerdedir.
    (prozzac, 05.02.2009 13:40 ~ 13:51)
  15. pink floyd' un sonunun geldiğini gösterir albümdür.

    albümü incelersek içerisinde progresif ögelerden çok bir sistem eleştirisi olduğunu sezeriz. albüm thatcher' i resmen ezmektedir. bu grubun çizgisinde ciddi bir sapma olduğunun göstergesidir. gilmour geri vokallerdedir ve gitar soloları diğer albümlerdeki kadar parlak değildir. o müzikal yapıyı oluşturan beyinlerden richard wright albümde çalmamıştır.

    bu albümün ertesinde grup 1987' ye kadar albm yapmamıştır. o arada ise bir sefer dağılmış, sonra tekrar birleşmiş ve en sonunda ise roger waters gruptan ayrılarak solo çalışmıştır. ha bu grubu nasıl etkilemiştir derseniz;

    (bkz: a momentary lapse of reason)
    (bkz: the division bell)
    (dicus carica, 05.02.2009 13:46 ~ 13:49)
  16. müzikal anlamda oldukça sessiz ilerliyor albüm ve bu yüzden roger waters konuşuyor sen de dinliyormuşsun gibi hissettiriyor. ingilizcen de fazla iyi değilse, herhangi bir bob dylan şarkısından tat alamayacağın gibi, bu albümden de pek bir şey anlayamazsın.. ki kaldı ki, sen de artık yavaş yavaş "müziğin içinde söz olmamalı" şeklinde bir nirvanaya ermeye başladıysan hepten dinlenmez bir albüm oluyor..

    başarısız mı? elbette ki değil ama, live at pompeii birdir ve tektir benim için.
    (geber marla singer, 03.04.2009 05:52)
  17. albüme adını veren duygusal çalışma. biliyorsunuz şarkılar hareketli parçalar ve duygusal çalışmalar şeklinde ikiye ayrılır.
    şarkı olan the final cut büyük trip bir şarkıdır. roger waters ın veda şarkısıdır. her satırında önceki bir şarkıya veya işlenen bir temaya gönderme vardır. çok süperdir aslında. the wall da anlatılan hikayenin sonu olarak gösterilebilecek bir albüm ve o sonun da sonu olarak gösterilebilecek bir şarkıdır. floydun son keşfettiğim albümü ve şarkısıydı, iyi ki de öyle.
    (darksideofthemoon, 01.06.2009 03:27)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil