görseller
the departedthe departed
the departedthe departed
belki ilginizi çeker
  1. · martin sheen
  2. · matt damon
  3. · köstebek
  4. · go and fuck yourself
  5. · remake
  6. · alec baldwin
  7. · bittikten sonra insanı mal gibi bırakan filmler
  8. · tony leung
  9. · sözlük yazarlarının en sevdiği filmler
  10. · i m shipping up to boston
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · ahmet kaya
  2. · tunceli alevileri dinsizdir
  3. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  4. · aşk ı memnu
  5. · sözlük yazarlarının itirafları
  6. · domuz gribi
  7. · umutların yitirildiği anda hayata giren sevgili
  8. · mesafe
  9. · troke

the departed  

 sayfa  / 3
  1. martin scorsesedan infernal affairs filminin yeniden çevrimi.başrollerde matt damon ve leonardo dicaprio var
    (man on the moon, 28.01.2005 02:41)
  2. (bkz: the departure)
    (drenchrome, 29.06.2005 20:07)
  3. ağustos 2006 da amerikada gösterime girecek olan film. an itibari ile türünün dram olduğunu biliyoruz sadece
    (albina, 26.07.2006 10:10)
  4. scorsese'den goodfellas tarzı bir crime / drama / thriller. imdbde 8.6 ortalama yaparak listeye 48nci sıradan giriş yapmış. oldukça gral bir film olduğunu tahmin etmek zor olmasa gerek.
    (soulforged, 24.10.2006 18:04)
  5. çok güzel bir film olmuş scorsese abimiz yine yapmış yapacağını, ama neden panavisiondan vazgeçip arriflex kullanmış anlayamadım..

    not: tüm oyuncular süper.. alec baldwin bile iyi (o derece)
    (panavision, 24.10.2006 18:39)
  6. (bkz: internal affairs)
    (keyif pezevengi, 06.11.2006 23:43)
  7. başta ağır gibi gelse de sonradan temposu hızlanan çok güzel bir film.

    ilk sahnelerde matt damon ve leonardo di caprio karışıyor, nerden çıktı bunlar oluyorsunuz. bir de son sahne çok açık kalmış film bittiğinde herkes birbirine bu nereden öğrendi, veya niçin yaptı bunu diye soruyordu.
    asla sıkılıp yarım bırakmayın. film bittiğinde filmin sonunun şokuyla sarsıldım. hiç beklemediğim ve sarsıcı bir son olmuş.
    (anky, 16.11.2006 20:11)
  8. (bkz: sun is going down)
    (ben bilmem beyim bilir, 16.11.2006 22:21)
  9. türkiye'de 24 kasım'da* gösterime girmiş olan filmdir.
    (twinkle, 24.11.2006 14:36)
  10. izleyiciye beklediğinden ne azını ne fazlasını veren, çok güzel bir film. eğlencelik değil, gerek senaryosu, gerek oyuncularının performansları ile bundan biraz daha öte.
    soundtrackler süper ama. özellikle de i'm shipping up to boston adlı şarkı...
    (twinkle, 26.11.2006 03:19 ~ 03:21)
  11. leonardo di caprio'nun polat alemdar'ı oynadığı film.
    (darkenfact, 26.12.2006 02:31)
  12. sanki hafiften çevirmen gadrine uğramış bir film. orijinal ismini (güzel) türkçemize çevirdiğimizde "ölmüş, gitmiş, tükenmiş" gibi anlamlar çıkıyor (sağolasın redhouse). ki bu gitmişlik/bitmişlik duygusunu film boyunca çok yoğun biçimde hissediyoruz.

    william costigan'ın (bkz: leonardo di caprio) ölmüş babası, ve mahvolmuş aile-arkadaş ilişkilerinde, bilmemne sullivan'ın (bkz: matt damon) kendine yabancılaşması ve tarumar olmuş duygu dünyasında, frank costello'nun (bkz: jack nicholson) naylon irlanda milliyetçiliği'nde, değer diye ortaya koyduğu her şeye ihanet edişinde hep bu sürekli tükenme durumu, kesif ölüm aurası mevcut. filmin ani ve kimilerine absürt gelebilecek sonu da bu bağlamda yerli yerine oturuyor aslında. bu yüzden filmin orijinal ismi çok ama çok anlamlı.

    halbuki çevirmen ağabeyimiz ne yapmış? senaryoda her iki cümlenin birinde geçen "rat" sözcüğünün de etkisiyle olsa gerek, afişin üstüne büyük puntolarla "köstebek" diye yazıvermiş. ama bu isim, afişteki sert sert bakan karizmatik abi suratlarıyla da birleşince halka yanlış mesaj veriliyor. "kurtlar vadisi boston" tadında bir hikaye beklentisiyle sinemaya koşan izleyici beklediğini bulamayıp, bir de 2,5 saatlik gayet yoğun psikolojik dramayı bünyeye alınca, çok kötü butonuna basmakta tereddüt etmiyor. sonra martin scorsese ellialtıncı oscar adaylığından da eli boş dönüyor. olmaz ama.
    (tembel, 26.12.2006 12:21 ~ 12.09.2009 13:26)
  13. tipik bir martin scorsese filmi; mafya- polis işbirliği, iyi polisler kötü polisler hesaplaşmalar, yoğun duygu çatışmaları ,iç hesaplaşmaları cidden iyi bi film bence..oyunculara zaten söz yok jack nicholsangibi bi devin karşısında onunla o kadar sahne paylaşan leonardo di capriohiç aksamamış mesela matt damonda öyle, alec baldwinbile iyiydi..ama o ne head shottır öyle kardeşim head shot manyağı yapıyo film. 5 saniyede 3 karakter head shot la gitti.bilmiyorum ama bundan sonra asansörlerden başımı koruyarak inicem neme lazım..
    (eleanor, 29.12.2006 00:24)
  14. ortalamanın üstünde bir film. ayrıca beklenmedik sonuyla ilgimi çekmiştir.
    (heliad, 14.01.2007 17:49)
  15. 79 uncu oscar en iyi film ödülünü alır dediğim film
    (blueye, 25.01.2007 11:58 ~ 26.01.2007 16:33)
  16. geçtiğimiz yılın en iyi filmlerinden biridir ve scorsese severler gangs of new york ve the aviator'dan sonra nihayet "oh be!" diyerek ayrılmışlardır sinemadan. scorsese'nin son 3 filmiyle de en iyi yönetmen dalında oscar'a aday olduğunu ve içlerinde tartışmasız en iyisinin the departed olduğunu düşünürsek sanırım bu sene yıllardır beklediği ödüle kavuşacaktır büyük usta. bir yönetmenin başyapıtlarıyla değil de (bkz taxi driver, raging bull, goodfellas), daha sıradan filmlerinden biriyle ödül alması garip bir durumdur ama o da akademin ayıbı. neyse, öyle ya da böyle bir ödül bekliyoruz artık adam son nefesini vermeden. bana ne oluyorsa...
    (zelig, 25.01.2007 23:17 ~ 23:18)
  17. altın kürede en iyi yönetmen ödülünü alarak oscarda ödül almayı garantileyen film. soundtrack en akılda kalandır film namına. çok gazdır. izleyiciyi filme bağlayan önemli bir etkendir. soundtrackin ne kadar etkili olduğunu bizlere bir kere daha göstermiştir.
    (ice t, 29.01.2007 22:01)
  18. uzun zamandır seyrettiğim en kötü finaliyle hatırlayacağım film.
    (kör kuyu, 29.01.2007 22:07)
  19. özünde hollywood'un ısıtıp ısıtıp önümüze getirdiği "iyi polis/kötü polis", "kimin eli kimin cebinde" suç filmlerinden pek bir farkı yok. ama scorsese bu temcit pilavının üstüne derin bir karakter draması* oturtmayı başarmış. nicholson baba ve hollywood'un yeni gözdeleri di caprio, damon ikilisi de işi hakkıyla yerine getirince ortaya 2006nın en iyi filmlerinden biri çıkmış.

    subjektif olarak; ne film ne de yönetmen oscarı haketmiyor ama scorsese'ye yılların hatrına verirlerse şaşırmam. gerçi bu kadar popüler ismin yeraldığı bir film olmasaydı oscar'a aday bile gösterilmezdi, o da başka bir tartışmanın konusu.
    (soulforged, 11.02.2007 18:54)
  20. martin scorsese'in hayal kırıklığı yaşatan filmi. oyunculara* * * o kadar para ödenince, seneryoya para yetmemiş olsa gerek ki böyle kötü bir film çıkmış ortaya.
    artık imdb'den de bu reklam kokan hareketler i görmek istemiyoruz. bu film an itibariyle en iyi 250 film arasında 74.sırada. *

    (bkz: ölürsem cenaze namazımı jack nicholson)*
    (dedi ki normal, 21.02.2007 05:28 ~ 05:29)
  21. en iyi film oscarını almış olan film.
    (zebani, 26.02.2007 16:55)
  22. müzikleri de bir ayrı güzel olan film. (bkz: howard shore) (bkz: the departed tango)

    kendi orijinal müzikleri dışında çalınan diğer parçalar da özenle seçilmiştir bu filmin

    let it loose-rolling stones(ki bu şarkı direk jenerikle beraber çalınmaktadır)
    comfortably numb - (hem de) van morrison & roger waters (bu şarkı da çok güzel bir sahnede çalmaktadır)
    sail on -the beach boys

    vb.
    (geukka, 26.02.2007 18:06 ~ 18:07)
  23. hadi scorsese oscar'ı aldı bu sene, artık ayıp oluyor diye verdiler dedik; peki bu film neden en iyi film oscarını aldı be? bu filmin nasıl bir özelliği, güzelliği var, allah aşkına..

    seninle zevklerimiz hiç uymuyor akademi..

    (bkz: bu kasaba ikimize fazla kovboy)
    (blue danube, 26.02.2007 20:11)
  24. en iyi film oscarının yanında en iyi erkek veya en iyi yardımcı erkek oyuncu oscarının da alabileceği umulan fakat bir tanesi ile yetinmiş, hoş-mantıklı-izlenesi film.
    (optimist, 02.03.2007 23:19)
  25. bir martin scorsese filmi başarılı mı değil mi şu şekilde anlarım;film bittiğinde etrafa saldırıp,ateş edesim geliyor mu ya da 250 defa üst üste fuck deme ihtiyacı hissediyor muyum.üstadın başarılı eserlerinde şiddet o kadar güzel ifade ediliyordu ki, bu ne testeredeki kadar iç kaldırıcı ne de tarantino filmlerindeki gibi fantastik olmasa da insanı derinden etkiliyordu.the departed filminde de üstadın her bir sahnede etkisini görüyoruz.yine sokakları kan gölüne çeviriyor,karakterler devamlı küfür halinde ve ihanetler diz boyu.kısacası yine başarılı bir scorsese filmi.ama usta yönetmen oscar ı bu filmiyle mi almalıydı dersek yanıtım olumsuz olur.yönetmenin o kadar sağlam eserleri var ki the departed ilk 10 filmi arasına zar zor girer.
    (floydzede, 05.03.2007 05:10)
 sayfa  / 3

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil