belki ilginizi çeker
  1. · black clouds and silver linings
  2. · 4 temmuz 2009 dream theater istanbul konseri
  3. · günün tek şarkılık özeti
  4. · black clouds and silver linings special edition
  5. · black clouds and silver linings
  6. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · zongul ducks
  2. · itü yazarlarının evlenmek istedikleri ünlüler
  3. · 24 kasım 2009 barcelona inter maçı
  4. · hayatında hiç star wars izlememiş insan modeli
  5. · 27 yaşında olduğu halde bir hayat kuramayan insan
  6. · boylumlama
  7. · günün tek şarkılık özeti
  8. · alternity
  9. · ver gazı coştur lazı

the count of tuscany  

  1. dream theater ın onuncu stüdyo albümündeki muhtemel son parça.
    içimden bir ses öyle birşey diyor ki bu parça en az 20dk olucak ve bizimde arşivimize bir adet daha a change of seasons, octavarium eklenicek.
    (lectus, 27.03.2009 22:57 ~ 22:57)
  2. dream theater'ın black clouds and silver liningsde kesinlikle albüm favorim. müzikal anlamda inanılmaz bir zenginlik içeriyor parça, her ne kadar ikinci beş dakikasında sözlerin okunduğu kısımda biraz bu zenginlik dağılsa da. systematic chaos'daki favorim olan the dark eternal nightdakine benzer insana tim* oynuyor havası yaşatan spastic ink tarzı karman çorman tıngır mıngır bölümlerde orgazm olmamak elde değil. üstelik bu defa dream theater epik eserlerinde pek rastlanmayan nitelikte shine on you crazy diamond başlangıcını çok uzaktan andıran beyle bir insanı ferahlatan, genişleten, uzay boşluğunda süzülüyor hissi uyandıran bir kısım da bulunuyor parçada. çok çok başarılı olmuş tebrik ediyorum. aferim lan.
    (togisama, 19.05.2009 02:02 ~ 02:21)
  3. a nightmare to remember ile birlikte black clouds and silver linings'in kurtarıcısı. ama o da filika falan değil ha, ikisi bi can simidi anca eder.
    (jugis nomen, 19.05.2009 02:10)
  4. süresi 19.16...

    lakin adamlar yapıyollar hacı. bu uzunlukta bir şarkının albümün en iyi şarkısı olması akıl alır gibi değil. 16.59'da giren kısacık petrucci solosu ayrı bi şukela... şarkının başında portnoy aga da boş durmamış, ufak çaplı bi davul solo şeyetmiş. hatta portnoy şarkı boyunca durmamış, adeta bir hayvan gibi, bir evimizin ayçiçek yağı olin gibi yardırmış durmuş. haylaz adam.
    (horny meydan, 19.05.2009 02:13 ~ 02:14)
  5. çok isterim dream theater'ın bu şarkıyı canlı çalmasını.

    en son a change of seasons'da böyle diyardan diyara gittiğimi hatırlıyorum, portnoy'un anneanne acısını notalardan çıkarışı, her bir notanın içinize işleyip sizi türlü diyarlara götürmesi... birdaha hiçbir zaman böyle muazzam bir eser yaratabileceklerine de inanmamıştım açıkçası. octavarium çok güzeldi ama olmadı, in the presence of enemies part 1-2 ile denediler, epic olarak muazzamlardı, hikayeler belki farklıydı, aynı havayı solumayı ummak hata idi ama, yine de beklemiştim, olmadı.

    ama bu şarkı, gerçekten inanılmaz güzel, gerçekten inanılmaz. 4 temmuz'da çalsalardı, heralde o 20 dakika boyunca birçok farklı mekana götürüp getirecekti. çalmadılar.

    ama belki başka bir konserde, birgün çalarlar, bir şekilde görüntülerine erişip oturduğumuz yerden izleriz, dinleriz... bu bile inanılmaz bi deneyim olur.
    (horny meydan, 11.07.2009 03:01)
  6. progressive nation'da çalmışlar bu allahsal şarkıyı. kameranın önünde dans eden gerizekalı karı bile beni bu kadar sinirlendiremezdi...

    ilk partı burda: http://www.youtube.com/...

    geri kalan 15 dakkayı da aramaya inanın bulun.
    (horny meydan, 12.08.2009 00:21 ~ 00:22)
  7. john petrucci, bir arkadaşıyla birlikte tuscany yakınlarındaki eski bir kalede yer alan bir şaraphaneye yaptığı gezi sırasında şaraphanenin sahibi bilge zatın anlattığı gizemli hikayeleri konu alan bir eserdir demiştir the count of tuscany için bir mülakatında.


    http://www.portalgotico.com/2009/06/entrevista-john-petrucci-dos-dream.html


    not: ilgili açıklama 5. sorunun cevabıdır.
    (sıralı otogaz sistemleri, 12.08.2009 02:03)
  8. muhtemelen dünyanın en mükemmel ending'ine sahip bu şarkı. evet.

    http://www.youtube.com/...
    (horny meydan, 12.08.2009 23:41)
  9. (bkz: dünyanın en mükemmel ending'i)

    mevlüt ending var bi de. ama bu o değil.
    (tatito, 12.08.2009 23:53)
  10. 11. dakikada giren slow kısımdan sonra gerek portnoy gerek labrie döktürmüştür bu da 19 dakikalık şarkıya mükemmel bir bitiş zemini hazırlamıştır.

    (bkz: duygu patlaması)
    (bkz: dream theater)
    (necrophagist, 21.08.2009 14:17)
  11. high kick ile ikiye bölündüğü zaman 2 ayrı güzel şarkı elde edilebilecek zımbırtı.

    evet çıldırdım.

    otuzbir çekmekten çıldırdım.
    (tatito, 23.08.2009 16:29 ~ 16:30)
  12. several years ago
    in a foreign town
    far away from home
    i met the count of tuscany
    a young excentric man
    bred from royal blood
    took me for a ride
    across the open countryside

    "get into my car
    let's go for a drive
    along the way, i'll be your guide
    just step inside
    maybe you'll recall
    a cannonball curator
    a character inspired by my brother's life"

    winding through the hills
    the city far behind
    on and on we drove
    down narrow streets and dusty roads
    at last we came upon
    a picturesque estate
    ??
    an ancient world where time's gone by

    "let me introduce
    my brother"
    a bitter gentleman
    historian
    sucking on his pipe
    distinguished accent
    making me uptight
    no accident

    i want to stay alive
    everything about this place just doesn't feel right
    i don't wanna die
    suddenly i'm frightened for my life
    i want to say goodbye
    this could be the last time you see me alive
    i may not survive
    knew it from the moment we arrived

    "would you like to see
    a secret holy place
    i come here late at night
    to pray to him by candlelight"
    then viewing through the glass
    i saw with disbelief
    still dressed in royal clothes
    the saint behind the altar
    history recalls
    during times of war
    legend has been traced
    back inside these castle walls
    soldiers came to hide
    barrels filled with wine
    never to escape
    ?? is where they died

    down the cellar stairs
    i disappear
    like a ?
    the end is near
    "come and have a taste
    of rare vintage
    of the finest wines
    improved with age"

    i want to stay alive
    everything about this place just doesn't feel right
    i don't wanna die
    suddenly i'm frightened for my life
    i want to say goodbye
    this could be the last time you see me alive
    i may not survive
    knew it from the moment we arrive

    (instrumental)

    could this be the end?
    is this the way i die?
    sitting here alone
    no one by my side

    i don't understand
    i don't feel that i deserve this
    what did i do wrong?
    i just don't understand
    (i just don't understand)

    give me one more chance
    and let me please explain
    it's all been circumstance
    i tell you once again

    you took me for a ride
    promising a vast adventure
    next thing that i know
    i'm frightened for my life

    "now wait a minute man
    that's not how it is
    you must be confused
    that isn't who i am

    please don't be afraid
    i will never try to hurt you
    this is how we live, strange although it seems
    please try to forgive

    the chapel and the saint
    the soldiers and the wine
    the fables and the tales
    all handed down through time

    of course you're free to go
    go and tell the world my story
    tell'em about my brother
    tell'em about me
    the count of tuscany
    (tatito, 25.08.2009 02:03)
  13. black clouds and silver linings'in en iyisi diyeceğim de, the best of times düşündürüyor beni biraz. demiyorum o yüzden.

    zaten şarkıda, adamların enstrümanlarıyla amuda kalkıp yardırmadığı kalmış bi. şerrefsizler! iyi manada!
    (morado, 07.10.2009 18:08 ~ 18:52)
  14. black clouds and silver linings albümünün aşmış, yardırmış bir parçasıdır.
    10. dakikadan sonra tamamen bir david gilmour esintileri hissedilmektedir john petrucci'de.

    türkçe meali şöyledir:

    bir kaç yıl önce
    yabancı bir şehirde
    evden çok uzakta
    tuskana kont’u ile tanıştım.

    genç ve garip bir adamdı
    asil bir kandan geliyordu
    bir gezintiye çıkardı beni
    serbest kırsal bölgenin bir ucundan diğerine.

    atla arabama
    hadi bir sürüş yapalım,
    tüm yol boyunca
    sana rehberlik yapacağım
    sadece içeri gel.

    belki anımsarsın
    yamyam bir kütüphane müdürü olan
    erkek kardeşimin hayatından esinlenilen karakteri.

    yokuşların içinde esiyor rüzgar
    şehrin tamamen ardında,
    durmadan sürdük;
    dar sokaklardan aşağı ve tozlu yollar boyunca.

    son rastladığımızda
    eski tarz bir malikanedeydik,
    zümrüt yeşili bir alana yayılmış,
    geride kalmış zamanların antik bir dünyası.

    dur da tanıştırayım
    kardeşimi
    sakallı bir gentilmendir
    ve de tarihçi
    piposunu içer,
    seçkin bir aksanla
    telaşlandırır beni,
    bir kaza olmaksızın.

    yaşamak istiyorum (canlı kalmak istiyorum)
    bu mekan hakkındaki şeyler
    iyi hissettirmiyor sadece
    ben,
    ben ölmek istemiyorum.
    birden bire hayatım korkutuyor beni.

    hoşçakal demek istiyorum
    bu beni canlı gördüğün
    son kez olmalıydı.

    ben,
    ben hayatta kalmamalıyım
    vardığımız andan beri biliyorum bunu

    görmek ister misin,
    gizli kutsal mekanımızı?
    gece geç saatlerde gelirim buraya
    mum ışığında tanrı’ya dua etmek için.

    camın ardına dikkatlice bakmak,
    inançla gördüm
    hala krallara layık giysiler içinde olan
    sunağın ardındaki azizi.

    tarih anımsar,
    savaşın devam ettiği zamanlar
    efsane yeni yeni oluşuyordu
    bu kale duvarları ardında.

    askerlerin saklanmak için geldiği yer,
    fıçıların ağzına kadar şarapla dolu olduğu,
    asla kaçmak için doğru yer değildi.
    tüm bu meşeden mezarlar, onların öldükleri yerler.

    bodrum merdivenlerinden aşağı,
    gözden kaybolurum ben.

    meleklerin bir parçası gibi
    son yakın artık.

    gel ve bir tadına bak
    nadir bulunan bu bağbozumu
    tüm zamanların en iyi şarabının
    yıllarla güzelleşmiş olan.

    yaşamak istiyorum bu mekan hakkındaki şeyler
    iyi hissettirmiyor sadece
    ben,
    ben ölmek istemiyorum.

    birden bire hayatım korkutuyor beni.

    hoşçakal demek istiyorum
    bu beni canlı gördüğün
    son kez olmalıydı.

    ben,
    ben hayatta kalmamalıyım
    vardığımız andan beri biliyorum bunu

    bu son olmalı mıydı?
    ölüm yolum bu mu?
    yapayalnız burada öylece oturmak
    kimse benim tarafımda olmadan.

    anlamıyorum
    hakkettiğim bu şeyi hissetmiyorum,
    neyi yalnış yaptım?
    sadece, anlamıyorum.

    bir şans daha ver bana
    bırak da açıklayayım lütfen
    tamamiyle şart koşulmuştu.
    bir kez daha anlatacağım sana.

    beni bir gezintiye çıkardın
    büyük bir maceraya söz veriyordun
    daha sonar anladığım tek şey,
    hayatımdan korktuğumdu.

    şimdi, bir dakika bekle dostum
    bu nasıl olduğunu açıklamıyor
    kafan karışmış olmalı
    bu kim olduğumu açıklamıyor

    lütfen korkma
    asla seni incitmek istemedim
    biz bu şekilde yaşıyoruz
    göründüğü kadar garip olsa da
    lütfen affetmeye çalış.

    şapel ve aziz
    askerler ve şarap
    masallar ve hikayeler
    tüm bu zaman boyunca kuşaktan kuşağa aktarıldılar.

    elbette gitmekte özgürsün
    git ve dünyaya hikayemi anlat
    kardeşimden bahset
    onlara beni anlat
    tuskana kont’unu…
    (idioglossia, 07.10.2009 18:12 ~ 18:13)
  15. "of course you're free to go
    go and tell the world my story
    tell'em about my brother
    tell'em about me
    the count of tuscany"

    şu kısım ve sonrasında gelen solo ile toplu orgazm seansları düzenlemeyi başardığım kitle boşalma silahı.

    sarsılarak boşaldık.
    (tatito, 07.10.2009 18:50)
  16. şarkının adı bir konser sonrası john petrucci'nin eski teknisyenlerinden olan bir arkadaşının, o'nu italya tuskana'daki şarap mahzenlerine geziye davet etmesiyle ortaya çıkar. buraya gittiklerinde onları bölgedeki en zengin şarapçılardan bir adam karşılar ve onlara bölgedeki eski kiliseyle ilgili ilginç ve tüyler ürpertici hikayeler anlatır. john petrucci de bundan esinlenerek şarkı sözlerini yazmıştır.
    (ishalmartı, 11.10.2009 14:38 ~ 14:38)
  17. 19.16 dakikalık bi süreye sahip, normal(çıldırmadım.) uzunlukta bir dream theater eseri. onuncu dream theater albümünün* 6. ve sonuncu şarkısı, kapanışı.

    şarkıyı çok sevmeme rağmen, ne zaman melodisine kafayı takıp mırıldanmaya başlasam kötü bişeyler geliyor başıma. hayır o değil de şarkıdan 'lanetli şarkı' diye bahsetmeye, kafamda ister istemez 'count of tuscany'nin lanetiii..' şeklinde bi kavram oluşturmaya falan başladım.

    lanetin en kısa zamanda sona ermesi dileğiyle.*
    (wither, 23.10.2009 17:30)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil