(bkz:
@2045492)
filmden önce fragmanı korkarak izleyip konunun ne olduğunu merak ederek geçirilen birkaç aydan sonra dün, sınavlarım arasından fırsat bulup da sinemaya giderek sonunda izleyebildiğim film oldu.
filmde ilk dikkatimi çeken (ve beni korkutan) şey, bir önceki film olan bourne supremacy ile çok benzer bir konunun işlenmesi ihtimaliydi. filmin gidişatından da bu şüphelerim desteklendi, ancak ilk yarının sonunda bu şüphelerden hiçbiri kalmamıştı, film özgün bir şekilde devam ediyordu çünkü. ilk yarı bittikten sonra, "vay be, bu yarıda bu kadar heyecan yaşadıysam bi sonrakinde neler olacak" diye iç de geçirmişliğim vardır, dürüst olmak gerekirse.
kovalamacalar bir önceki filmin incelemesinde yazdığım kadar hoşuma gitmedi açıkçası. yüksek hızlı kovalamacaları manhattan'ın göbeğinde yapmak biraz zorlu bir şeydi. bu konuda mesela moskova biraz daha avantajlıydı, bütün yollar bir şekilde merkeze çıkıyor, manhattan'da olduğu gibi bloklu bir yapı yok. bunlar dışında fas'ta tangiers'da geçen motorlu ve yaya kovalamacalar az önceki yorumumun aksine çok iyiydi. bu kovalamacanın filmdeki yine yüksek teknikli bir dövüşle birleştirilmesi ise tek kelimeyle muhteşem olmuş. bu teknik dövüşlerde benim oyum yine bourne supremacy'e gider, kullanılan araçlar ve gereçler bakımından ve ortamın özellikleri bakımından ikinci filmin dövüş sahnesi daha iyi olmuş.
kitaplarında da bildiğimiz bir şey olan david webb'in bir linguist olmasını (gerçi kitapta özellikle güneydoğu asya dilleri üzerine bir profesördü) bu filmde de görebildik, sanırım rusça, ispanyolca ve fransızca konuştuğunu gördük bourne'un.
filmden önce merak ettiğim şeylerden biri de, nasıl ikinci film ile bağlanacak olduğuydu. ve beklediğimden şaşırtıcı olan bu bağlantı da güzel düşünülmüş bence. the bourne supremacy'den sonra işsiz güçsüz dolaştığını zannettiğimiz jason bourne'un aslında işinin olduğunu görüyoruz
*
herkesin genelde eleştirdiği 'bourne'un kendi yerini belli etmesi' olayı hakkında kendi yorumum da kitaplarda okuduğum bourne'un her zaman yapmayacağı bir şey. ama burada bu hareketi gerçekleştirdiyse, bunu onun kendine olan müthiş güveni ve karşı tarafa yapmak istediği psikolojik çatışma örneği olarak düşünebiliyorum. ama ne olursa olsun çok havalı bir cevaptı.
son olarak bunların hepsini topladığımda söyleyebileceğim, seriye son nokta güzel bir filmle koyulmuş. diğer filmleri izleyip de seven veya kitaplarını okuyanların kesinlikle izlemesini tavsiye ettiğim bir film. diğer filmleri hiç izlemeyen birisi için de anlaşılmayacak fazla bir şey yok kendi fikrimce.