sıradışı bir öyküsü olan film. avrupa'da geçmesinden dolayı hollywood'un standartlarının çok ötesinde.
öykünün kahramanı jason adında, kim olduğunu ve geçmişini hatırlamayan ama içgüdüsel olarak içine girdiği binayı, çevresindeki insanları en ince ayrıntısına kadar gözetleyen; fransızca, almanca ve ingilizce'yi anadili gibi konuşan; refleks olarak ileri dövüş tekniklerini ve acil durumlarda çevresindeki --silah olsun olmasın-- her şeyi silah olarak kullanan bir adam.
bmw reklam filmlerini izlemiş biri olarak gönül isterdi ki çiftlik evinde jason'u öldürmeye gelen ajan rolündeki clive owen, (bkz:
bmw films), matt damon'un yerinde oynasın, mini'yle paris'teki sahnelerdeki başarı kat be kat artsın.
bu seyri yumuşak ve keyifli filmin ayrıntılarda yaşattığı bir hayal kırıklığı şakır şakır fransızca, ingilizce, almanca (ve bir ara hollandaca) konuşan bir adamın italyanca konuşmak konusunda o kadar beceriksiz olmasıdır. avrupa'da görev yapan bir ajanın tüm avrupa dillerini çat pat rahatlıkla konuşabilmesi gerekirdi. bunun tam tersi olarak da, bir italyan balıkçısının sular seller gibi ingilizce konuşabilmesi ise urfa dağlarında gezen ceylanın bir afrika fili taklidi yapması kadar at skinde kelebek etkisi yarattı.
dvd'sindeki alternatif son ve silinmiş sahneler ise tek bir amaçla çekilmiş anlaşılan: "abi adamlar olabilecek en iyi şeyi yapmışlar, allah'tan o sahneleri koymamışlar" dedirtmek. bu da yapımcıların hastalıklı pazarlama yöntemi olsa gerek.
filmin kahramanlarından mini, belçika'da ya da fransa'da 1000euro'dan başlayan fiyatlarla satın alınabilir.
(bkz:
mini)