istiklalde, caminin bitişiğindeki sokağın içinde yer alan; süper ortamı, pahalı olmayan fiyatları olan; çalınan müziklerin hoş olduğu; cuma, cumartesi saat 8den itibaren canlı müzik yapan**; eskiden ne de güzel elf tipli bir garsonu olmuş olan, artık olmayan; artık bir de üst katı bulunan; pek güzel cafe.
istanbula geldiğimden beri amansızca gittiğim kafe. çalınacak plaklar, kafenin sahibi olduğunu düşündüğüm pipo içen kel amcaya bırakıldığında, pink floyd ya da kızılok nameleri eşliğinde huzura gark olunur.
kışın gidilesi sıcak mekan. ancak klostrofobisi olan kişiler için birebir değildir zira mekan oldukça küçük ve karanlıktır. eğer ruh hali iyi durumda değilse, ortam insanın üstüne üstüne gelebilir. bir de genellikle müziğin sesi çok fazla açılır ve muhabbet etmek güçleşir. gene de güzeldir.
ilk görüldüğü anda,the beatles hastası* birini can damarından vurabilecek bir etkiye sahip mekandır.içeri girip de sandığınız gibi tüm kafenin beatles resimleriyle donatılmış ve beatles'a adanmış halde olmadığını görmek her ne kadar ciddi bir hayal kırıklığı yaratsa da,bu şirin mekan sevimliliğiyle kısa zamanda içinizi ısıtacaktır.
son zamanlarda liselilerin akınına uğrayan, müziğin sesi çok yüksek olmadığı için birkaç arkadaşla muhabbet etme amaçlı çıkılan taksim gecelerinde tercih edilesi mekan. her 5 dakikada bir gelip "çay alır mısınız" diye sizi rahatsız eden garsonları da yoktur.
bir kız arkadaşım sayesinde tanıdığım ve tesadüfen 14 şubat günü de orada bulunmamız sonucu, ve yine bir tesadüftür ki fakülteden bir elemanın da orada çalışması sonucu, ilk olarak 14 şubat akşamı çalıştığım süper mekan. nerdeyse 1 senedir hemen hemen her gün gitmeye çalışırım, zaten kafeye ve ortamına alıstıktan sonra başka hiçbir cafeye gidemiyorsunuz. cuma ve cumartesi günleri mustangisimli grubun şarkıları ve esprileri ile ayrı bir coşuyor, kaliteli müziğin keyfine varıyor ve artık herhafta bunu düzenli olarak yapmaya başlıyorsunuz. son zamanlarda liselilerin uğrak yeri olması , her hafta en az 1 çalışanının değişmesi ve eski huzurlu ortamının kalmamış olmasına rağmen yine de taksimdeki en iyi cafelerden birisidir.
tek eksiği alkol ve daha rahat oturma yerleri olan loş, sevimli, kaliteli müzik çalan mekan. ağa camiden sağa dönünce solda, arsen lüpenin karşındadır.
adı yüzünden pek gitmediğim cafe, beatles seven biri olabilir ve cafe de açabilirsiniz ama bu size beatles ismini kullanma hakkı vermez. bu cafenin sahibi bu isim için telif hakkı vermiş midir yada izin almış mıdır bu ismi kullanmak için hep merak etmişimdir.
günü gününe tutmayan cafedir. bir gün gidersiniz gayet güler yüzlü, hoşgörülü garsonlar tarafından ve özellikle cafenin sahibi tarafından karşılanırsınız. başka bir gün sizin kalkmanızı bekleyen, durmadan oturduğunuz yere bakan birileriyle karşı karşıya bulursunuz kendinizi, böyle garip bir yer işte.
uzun süre (yaklaşık 2 hafta) ayrı kaldıktan sonra cuma ve cumartesi günkü canlı müzik ortamını özlediğimi farkettiğim ve az sonra tekrar gideceğim 2. evim, şahane mekan.
ilk keşfettiğim gün arkadaşımı içeri zor soktuğum, sonrasında bağımlısı olduğumuz, müziklerine vurulduğumuz, fiyatlarını beğendiğimiz, iki katlı, duvarları poster dolu eski koltuklarına gömülebileceğiniz cafe. çalışanları da ayrı bir ilginçtir. şarabı fazla kaçırıp buraya sığındığımız günlerden bir gün gayet güzel davranıp bize kahve ısmarlama teklifinde bulunan, "çok belli oluyor mu" diye kafası yerine gelmeye başlayan bendenize "yok laannn" diyebilen çalışanlarına saygılarımı sunarım.
gün aşırı gittiğimiz, gitmekten keyif aldığımız bir yer.hem ucuz,hem rahat,hem yakın yer.en minnet duyduğumuz an yıl başının soğuğunda sabaha kadar çöreklenmemizi hoşgördükleri andı.birazdan yine orada olacağız.
en yakın arkadaşlıklarımı kurduğum, başka hiçbir cafeye göndermeyen, cafe ortamına yeni giren birine "ulan bu acaba bizim cafeye ne yarar sağlar, muhabbeti nasıldır?" şeklinde bakmamızı sağlayan...ve pazartesi akşamı beni en çok tanışmak istediğim kişilerden birisi olan "penguen yazarı-çizeri" "alpay erdem" ile tanıştıran cafedir. her allah'ın günü oradayım nerdeyse "itu mimarlıktan bi çocuk varmış buraya sık takılan" diyin çalışan herhangi birine getirsin tutup kolunuzdan sıcak çikolata ısmarlayayım.
arkadaşla oturduk geçende orda. arada giderdik zaten . bu sefer paramız yoktu pos makinesi vardır diye düşündük, yine de siparişten önce sorduk. "yok" dediler. "ha siktir" deyip kalkmaya hazırlanırken "ikramımız olsun, oturun" dediler. işte bu kadar sıcak bir ortam.
boyanmış ve oturma düzninde değişikliğe gitmiş olan istiklal mekanı. daha tam alışamadık yeni düzene, ama canlı müzikte grupla* temas, geyik daha rahat oluyor. posterlerin yeri de değişti, kim nerde şaşırdık valla!
bir dönem ikinci evim haline gelmiş olan ve bir kaç saat takıldığımda genellikle bir tanıdığın sağdan soldan fırladığı mekan. bundan yıllar evvel arkadaşla ilk kez gittiğimizde kısmen ürktüğümüz (tırıs tırıs dışarı çıkmıştık; pek bir tıfıldık ve gerzektik, olabilir.) ancak ikinci gidişimde posterleri ve çalan müziği görüp & duyup "hay kafama" diyerek özellikle ikinci katına demir attığım yerdir. her ne kadar son zamanlarda uğrama aralığımı bayağı bir genişletmiş olsam da her gidişimde özüme döndüğüm hissini veren kafeciktir. yeri ayrıdır.
not: haftasonu üst kat özellikle çiftlere ayrılmış hissi veriyor, zaten çalan müziğin de tarzı hafta içi olduğundan farklı.
bir daha not: sıcak çikolatayı giderek bozuyorlar mı bana mı öyle geliyor?
keşfettiğimden beri gündüz saatlerinde taksime indiğimde muhakkak bir uğramaya çalıştığım, çalan enfes müzikleri ile her daim beni mest etmiş ufak ve güzel yer. üst katı da var gerçi ama asla alt katta olduğu gibi rahat hissedemedim kendimi. the beatles, led zeppelin, the doors ve pink floyd envanterlerinin havada uçması müziklerle birleşince daha bir hoş oluyor. babamı hala götürmediğime üzülüyorum aslında.
bir de bazen daha da ortam değişir, blackmore's night, loreena mckennitt falan çalarlar, pek memnun oluyorum öyle anlarda. servis de iyidir, insanlar güleryüzlüdür. çilekli sıcak çikolatasını özellikle seviyorum.
mustang grubu ile eğlenilir,coşulur.cafeden ziyade bir ev havası vardır bu mekanın.çalışanlar siz dürtmediğiniz sürece sipariş almaya gelmezler.mesailerini daha ziyade dans ederek geçirirler.bundan iyisi şamda kayısı diyor ve beatles'a gitmeye devam ediyoruz.