isminden, sigaraya karşı bir mücadele, izleyiciye sigarayı tiksindirecek bir film olarak düşünülüp izlendiğinde hayal kırıklığı yaratan film. aksine, sigara sektörünün, amerika'dan başlayıp tüm dünyada kurduğu düzenden ve bu düzenin yıkılmazlığından, yıkılmaması için yapılanlardan bahsedip, o kadar müthiş iddialar ortaya atıyor ki, film sonunda
you are welcome diyip, sigara yakıyorsunuz.
beni en çok etkileyen ve
spoiler içeren bölümü de şu olsa gerek:
amerika'da senato, sigara paketlerinin üzerinde yazan "sigara içmek öldürür" gibi ibareleri, daha inandırıcı ve gerçekçi kılmak ve sigaranın aslında bir zehir olduğundan yola çıkıp, diğer tüm zehirlerin üzerinde bulunan kuru kafa ve çarpraz kemikli resmi, sigara paketinin üzerine koyup koymamayı görüşmek üzere toplanır.
amerikan sigara holdinglerinin, medya sözcüsü ve aynı zamanda ağzı iyi laf edip karşısındaki insanı çok iyi etkileyen, filmimizin başrol oyuncusu da bu toplantıya çağrılır, görüşleri sorulur. adam, cevap olarak şunları söyler:
"sigaranın, akciğer kanserine neden olduğu ya da öldürdüğü henüz, kesin olarak bilimin kanıtlayamadığı bir durumdur. eğer, sigara içen insanlar ölüyor diye, sigara paketlerinin üzerine kuru kafa resmi koyacaksak, boeing marka uçaklar da, kaza yaptıklarında insanların ölümüne neden oluyor, onların da üzerine kuru kafa resmi koyalım." ve daha da ileriye giderek devam eder:
"
ford marka araba kullanan birisi, kaza yapıp öldüğü zaman, kimse bu kişiyi öldürenin ford firması olduğunu söylemiyor, benim hayatımı sigara içmek kurtardı, sigara içmek insanı öldürür demek yanlış olur ve birgün oğlum 18 yaşına gelip sigara içmek isterse, ona ilk sigarasını ben alacağım."
bu konuşma üzerine bütün salon dumura uğrar. adamımız, sigara sektöründe çalışmayı bırakır, yeni bir iş kurar. bu iş yerinde de, karşısındaki 4 uzak doğuluya şu cümleyi etkili olarak söylemeyi öğretirken görürürüz:
"cep telefonu kullanmanın beyin fonksiyonlarına zarar verdiği henüz bilimsel olarak kanıtlanmamıştır."
--
spoiler sonu--