ikinci mastırda da beceremediğim sanırım yine mastır terk olmama sebep olacak eylem, yav kim yazar bu tezleri bunlar be mubarek, ne eli öpülesi adamlardır.
eğer yazmaya çalıştığınız tez lisans tezi ise sadece yıpranırsınız kısa süreli hafıza kaybı yaşarsınız. yazmakta olduğunuz tez yüksek lisans tezi ise kafanızdaki tahtalardan bir iki tanesini kaybetme noktasına gelirsiniz.eğer doktora mertebesine erişmiş o yüce insanlardansanız tahtaların hepsini kaybetmiş olursunuz doktora tezi yazımı ve savunması bittiğinde. tez yazmak zor zanattir ama her aşamasıyla bizzat sizin ilgilenmeniz gerekir.
(troke, 30.03.2006 22:43)
eğer tez'i tez yazmak zorundaysanız oldukça kafa karıştırıcı ve bunalıma sürükleyici hadisedir.
eğer tezi biri hazırlamış ve siz para karşılığı yazıyorsanız, yemeyipte yanında yatılası durumdur. bulunduğum şehir şartlarında sayfa başına 1 ytl alınıyor.
(nigra, 26.04.2006 00:33)
yüksek lisans döneminde denemeye dayalı bir araştırmanın tezi yazılmaktaysa eğer kalcı sırt ağrılarına sebebiyet verebilen olaydır. tez yazım döneminde kendinizi insanlardan soyutlamanızı tavsiye ederim naçizane, çünkü insan bir noktadan sonra insan olma yetilerini kaybedip daha çok
dungeon keeper 'da ki
imp'lere benzemeye başlıyor. sadece tez danışman hocanızın emirlerine itaat ediyorsunuz.
ayrıca atıflarda bulunmak, her cümlenin sonuna kimden aldığını yazım kurallarına göre eklemek insanı daha da bir çileden çıkartıyor.
(troke, 27.06.2006 21:28 ~ 31.10.2007 11:24)
aşağıda örneklendirilen akşamlar arttığında "tez yazamama"ya dönüşen eylem.
bakınız, teze niyetle bilgisayar başına oturulan sıradan bir akşam:
20:00 suları:
-ohh gugıl allah razı olsun be! siteye bak, benim için konmuş sanki. şu makaleler, şu ders notları! şu linki de sucker'a atayım, biraz da ordan sömürsün, kopyala yapıştırla bitmez yoksa. hocaya bi de rapor mailı attım mı, tamam.
22:00 suları:
-bi kahve koyayım, beyin hücrelerime oksijen gitsin...
23:00 suları, mekan msn:
-hacı var ya bildiğin gibi değil, süper gidiyor tez. öyle makaleler buldum ki olm. alt başlık hazır şimdiden!
24:00 :
- bi kase kornflakes yiyim ben, bastırsın. üstüne devam ederim.
00:15 :
-ay mideme oturdu kornflakes. du bi sözlüğe gireyim, ne var ne yok.
00:45
-explorer bi sorunla karşılaştı ve kapatılacak......
eööh bu saatten sonra uğraşılmaz ki aynı linkleri taramakla. hadi iyi geceler bilgisayarcım...
yazılan tezi teslim edeceğiniz enstitünün istediği biçime sokmak kadar zor olmayan eylem. nitekim yazdığınız tezi danışman hocanızdan ve tez jürinizden (şanslıysanız o da) başka kimse okumaz. misal kendi tezimde bir sürü yazım ve birkaç tane de bilgi hatası olmasına rağmen sayfanın altındaki 0.5 santmetrelik boşluk hatası yüzünden geri dönmüştü. gülmüştüm.
ömrümü çürüten hadise. bir de millet sizin yarı sürenizde kolpa tezler verip bitirmez mi, ifrit olursunuz.
ormanın ortasında
tavşanın biri gözlükleri takmış, önünde daktilo, harıl harıl bir şeyler yazıyormuş..yoldan gecen bir
tilki tavşanı görüp "napıyorsun ya" diye sormuş..tavşan "
master tezimi yazıyorum" demiş..tilki pis pis gülmüş "yok canım ne üzerine tezin??" demiş..tavsan cevaplamış "
bir tavsan bir tilkiyi beş dakikada nasıl yer?" tilki gülmüş "hadi ya ispatlasana o zaman tezini!!" demiş..tavsan “tamam” demiş, “şu mağaraya benimle gel ispatlıyım”
beş dakika sonra tavşan tek başına gayet sakin üstünü başını silkeleyerek mağaradan çıkmış..
on dakika sonra aynı soru bu sefer de
kurt ile tekrarlanmış ve takip eden beş dakikanın sonra mağaraya kurt ile giren tavsan yine biraz hırpalanmış ama tek başına mağaradan çıkmış..tavsan mutlu-mesut yazmaya devam ederken hadiseyi merakla izleyen başka bir tavşan bizim tavşana yaklaşmış ve meraklı gözlerle neler olduğunu sormuş..
bizim tavşan konuşmadan meraklı tavşanı mağaraya çağırmış ve manzarayı göstermiş: sağda tilkinin kemikleri solda kurdun kemikleri ortada bi tane yalanan
aslan..
tez "konusunun" ve "içeriğinin" bir önemi yoktur, önemli olan aslan gibi bir
tez danışmanınızın olmasıdır..
(zeus, 12.12.2006 21:49 ~ 22:55)
acı sonuçlar doğurabilir.
(bkz:
http://www.hurriyet.com.tr/...)
hayattaki amacınızı sorgulamaya başladığınız bir süreçtir tez yazmak..özellikle süreniz biterken; en keyifli anınızda bile aklınıza geldiği zaman suratınızın asılmasına neden olur..
(zoser, 01.09.2007 02:23 ~ 28.06.2009 21:46)
çoğu lisans öğrencisinin
bitirme çalışması ile karıştırdığı ilginç aktivite.
bir zamanlar
allah yazdıysa bozsun dediğim, ancak
kaderin cilvesi sayesinde içine düştüğüm bataklık. tezi tesliminin son günleri yaklaştıkça, tez yazmanın marjinal faydası düşmekte, buna karşın toplam sinir artan şekilde artmaktadır (
evet iktisat tezi yazıyorum). ne zaman optimumda dengeye gelebileceğimi şuan için kestirmek güç. ancak, akıl sağlığını herşeyden öte gören siz sevgili kardeşlerim, dikkat edin kandırılmayın! uzak durun lan böyle saçmalıklardan.
ömür törpüsünden gayri bir halt değildir. okumak da zaten saçma bir eylemdir. bir daha dünyaya gelirsem yontma taş devri istiyorum evet.
çabuk yazmak
(bkz:
bir ihtimal)
lisans, yüksek lisans ve doktora tezleri yazmak, arasında akademik süreçler ve yazıda sürekli akademik gelişim olarak işleyen ayırımlar göze çarpsa da, çalışma disiplinine sahip bir öğrenci için hepsinin ortak yönü sonucunda dikkate değer çalışmalar olarak yer alsa da savunmaları öncesi mide spazmı geçirilmesidir. ilk ikisi adına tecrübeyle sabittir.
yüksek lisans hayalleri ile yanan tutuşan her lisans öğrencisinin hayalidir
en önemli adımlardan biri uzatma alabileceğiniz son gunu kaçırmamaktır..
adıyla çelişen eylem.hiçbir tez ,tez yazılmamıştır,yazılamaz.
(bkz:
ömür törpüsü)
jürisine 3 gün kala bırakıldığında bünyeyi fenafillaha erdirten eylem. hayatın anlamını başka alanlarda aratır, yazılamasa da olur gayet. ayrıca tez söz konusu olduğunda başlamak asla ve kat'a bitirmenin yarısı değildir.
kütüphanelerde vücudun kıç bölgesi dümdüz olana kadar saatler geçirmek, office denen programın her bir sevimsiz kıyıda köşede kalmış detayını seve seve kullanmak zorunda kalmak, bir de bunun üstüne memnun edilmesi imkansıza yakın saygılaradeğer tez danışmanına beğendirememek gibi aşamalardan oluşan çileli süreç.
eğer doktora tezi yazıyorsanız ve kendinize dair bir aşk hayatınız olsun istiyorsanız- isteyin ki histerik bir uslup taşımasın değil mi o güzel tez cümleleri- kesinlikle aynı şartlarda tez yazan bir sevgili edinmenizi gerektiren durumdur. evet, doktora tezine başlamadan önce kimle çıktığınızın ve nasıl zaman geçirdiğiniz önemi yoktur, hala herşeyden ve herkesten mutluluk sinyalleri alabilecek kadar şanslı bir insansınızdır. fakat tez ilerledikçe sinir katsayısı yüksek, çoğu zaman anlamsız bir huzursuzluk içinde ve yatmadan önce düşündüğü tek şey" bugun tezin için ne yaptın" olan evcil bir masagile dönüşürsünüz. evden çıkmazsınız, çıkarsanız da düzeninizi bozacak şeylerden kaçınırsınız. saatlerce masada kitaplarınızla oturur, kütüphanelerin giriş çıkış saatlerini ezbere bilirsiniz( ne o eskiden bar kapanış saatleriydi hafızayı yoran?). sevdicekle olan en küçük problem ihtimalinde teze olan olası etkisini hesaplar, gardınızı ona göre alırsınız ve hatta sevmenize rağmen ayrılabilirsiniz.
bu süreçte sizinle olabilecek tek insan, sizi gerçekte anlayabilecek ve sıkıcı kütüphane saatlerinin evcilliğini sizle paylaşacak tez yazan bir başka tezcil masagildir.
yüksek lisans tezi yazdıktan sonra bir daha kesinlikle yazmam dediğim, ancak insanın kesinlikle büyük konuşmaması gerektiğini bir kez daha anlayarak, şu an
doktora tezimi yazmakla uğraştığım akademik eylem.
bi an önce yazmaya başlamam gereken ama her gün "yarın kesin başlıyorum" diyip ertelediğim karın ağrısı. şimdilik 1 hafta erteledim bakalım sonum nolcak. he bi de o konuyu seçerken neden alice harikalar diyarında gezdiğimi anlayamadım. insanın ayakları biraz yere basar ya.
nots ve edits: dün bitti bu karın ağrısı. yan etkileri arasında moron bakışlar eşliğinde rehavet bulunmakta.