ömür törpüsü...her gece uyumadan önce vicdan azabı çektiren, "zıbarma kızım kalk iki sayfa daha yaz" dedirten, rüyalara giren, bitmek bilmeyen akademik hastalık.
bazı fakültelerde mezun olmak için verilmesi gereken, danışman hocalarla birlikte yürütülen, günlerini gecelerini harcadığın, bilgisayar başında oturmaktan farkedilir kilolar aldıran geniş araştırma...
tez bitsin diye uğraşılan,çalışmasına çok önceden başlansa da bitmeyen,don lastiği gibi uzayan,mutlaka eklenecek yeni bilgiler gereken ve formatı insanı çıldırtabilecek proje tadında bitirmek için elzem ödevdir.
bitirmek için elzem olanların yanında, akademik hayata başlamak için elzem olanları da vardır ki bunlar, akademik hayata geçmek bir zorunluluk olmadığından "kaşınanlar için elzem"dirler. (bkz: yüksek lisans tezi)
bitirme teziyle birlikte bir de tasarım projeniz varsa, ne yazık ki diğer bölümlerin son sınıfın temeline yerleştirdiği bu tez sizin hayatınızda çok da önemli bir kavram değildir. tez yazım döneminde science direct ve diğer bilimum makale tarama motorları en yakın dostunuzdur. tasarım projenizden ve diğer ödevlerinizden her fırsat bulduğunuzda girer, "yazıma başlayamıyorum en azından kaynağım olsun diye makale üstüne makale ararsınız. eğer itü kimya mühendisliği öğrencisiyseniz, kaynak bulmak için tam 1 yılınız, ama bu kaynakları düzenleyip ana tezinizi yazmak için sadece 1 haftanız vardır. "hah koskocaman fabrikayı tasarladık, her şeyini bitirdik tez de bir şey mi, 1 haftada oho haydi haydi biter" demeyin. yanılırsınız. yumurta kapıya dayanınca eliniz mahkum her gece sabahlarsınız. "oh be bitti işte, neler yazılacağı belli" diye sevindiğiniz anda karşınıza tezin yazım formatı çıkar.
bitirme tezini yazmak ayrı dert, onu uygun formatlara getirmek ayrı derttir. her paragraftan önce / sonra bırakılacak boşluk değişkendir, fontlar değişkendir, sizi deli eder. ama tezin sunumunu da yaptınız mı, artık okul bitmiş, mezun olmuşsunuzdur. sonradan gelecek olan finaller tırıs gelir tırıs gider.
her bir satırına hayatınızdan,gençliğinizden neleri akıttığınızı geç farkettiğiniz ömür törpüsü. uzadıkça sarmalayan ve daha da yapışan sinirlik şey.. kısa tutulması,çabuk bitirilmesi fazla haşır neşir olunulmaması yaşam sevinci verecektir..
ayrıca (bkz: yüksek lisans tezi)
konu bulması ayrı dert araştırması ayrı dert yazması ayrı derttir. beyhude amaçlarla kaybolan vakitlere üzülür bünye. fütursuzca erik yer, meyva suyu içer sigara yakar. 2 el batak oynar öyle oturur masaya. iktisadi idari bilimler gibi 4 yılda 4 ten fazla ödev yapmamış öğrenciler için 2 beden büyüktür bu görev.
insanın ömründen ömür çalan, yok soldan 4, üstten 3 cm vs. gibi bitmek bilmeyen bir yığın isteği olan, yazılacak sayfaların sayısı arttıkça insanı daha da bir fazla çileden çıkartacak ayrıntılarla uğraşmasını sağlayan ödev ötesi şeydir.
tecrübeyle sabit olarak, en azından teze zamanında başlanması gerektiği kanaatindeyim aksi halde gün ışığını görünceye kadar bilgisayar başında kalarak, birer zombiye dönüşmeniz işten bile olmaz.
tez sınavı ya da savunmaları yapılırken rahat takılınması gereken, hoca çalıştınmı diye sorarsa ''uzman olduğum bikonuya niye çalışayım hocam'' şeklinde cevap verilirse olumlu sonuçlar alınabilecek, cevap veremediğiniz sorulara '' hay allah o gözümden kaçmış'' şeklinde kıvırdığınızda yararlı olabilcek yöntemleri deneyebileceğiniz, hatta ve hatta ''aslında o tez benim içime hiç sinmememişti hocam'' şeklinde kendini beğenmeme, mütevazi havalara girebieceğiniz hazırlarken ömürlerden ömür çalan, sinirleri alt üst eden okul bitirme ödevidir.
yapması ayrı derttir,yazması ayrı.daha bunun savunması var, semineri var.yüksek lisans yapmak hayatımın hatasıdır dedirtmektedir,her defasında başvurduğum güne lanet ettirmektedir.
aile eşrafından akademyaya mensub birileri varsa, her safhası ayrı bir kabustur. noktalama işaretlerinden, konu başlıklarına kadar tüm çabanız yemeğini düzgün yememiş bir çocuk edasıyla azara maruz kalır. oooooofffff çekersiniz şöyle içten. sonra da çocuğum olursa okuma bile öğretmeyeceğim şerefsizim dersiniz.
uykunuzda dahi zihninizde olan, rahat bir mola arasını zehir eden, onunla yatıp onunla kalkmak zorunda olduğunuz kaprisli sevgili. gezerken yürürken bulduğunuz her nane onun içinde kullanılabilir gibi gelmeye başlıyorsa durum vahimdir.