görseller
tevfik fikret 
  
belki ilginizi çeker
  1. · haluk un defteri
  2. · ferda
  3. · quot tarih i kadim quot meselesi
  4. · mefailün mefailün mefailün mefailün
  5. · şiir gibi olan kadın isimleri
  6. · çocuk edebiyatı
  7. · vatan için yapılacakların sınırı
  8. · askere gitmekten kaçan aşağılıklar
  9. · görünür bir sebep yokken küsen insan
  10. · binmek benim de hakkım
gündem
  1. · erkekte ses tonu
  2. · author gibi erkekler
  3. · üniversiteyi ingilizce okumayı marifet sanmak
  4. · tahrik edici erkek kokuları
  5. · 2012
  6. · yaran diyaloglar
  7. · ismail yk
  8. · eti form
  9. · fethullah gülen

tevfik fikret  

 sayfa  / 2
  1. atanın en çok sevdiği şahıslardan biri.atatürk ki onun şiirlerini ezberleyerek düşünce yapısını şekillendirmiştir.ne yazık ki tevfik fikretin yaşamı boyunca çok istemsine rağmen bir kez dahi görüşememişlerdir.gazinin bir galatasaray lisesi ziyaretindinde o zamanın içişleri bakanı şükrü kaya gaziye sorar..
    - istanbulda onca okul varken neden özellikler burası paşam? yoksa siz de bizden misiniz?
    + o da ne demek çocuk ?
    -yani galatasaraylı mısınız?
    + ben kulüp tutmam çünkü hepsi benimdir! sivil, özellikle asker, toplumun tamamına hizmet edenler bir kulüp tutsalar bile bunu açıklamazlarsa isabet ederler.aksi halde otoriteleri sarsılır.tavsiye etmem.
    - o halde niçin burdasınız?
    + çünkü burda tevfik fikreti görür gibi oluyorum.fırsat bulursam gene geleceğim, onun öğrencisi olduğu ve müdürlük yaptığı bu irfan müessesesine...hele odası... olduğu gibi korunması gereken paha biçilmez bir müzedir benim gözümde...
    (all of nothing, 11.08.2005 21:44 ~ 21:45)
  2. osmanlıdaki misyoner okullarının en meşhuru, balkanlardaki ayaklanmaların baş planlayıcılarının yani ihtilalci kadroların yetiştirildiği robert kolejinin edebiyat öğretmeni. robert koleji'ne alınan ilk türk öğrenci tevfik fikret'in sonradan papaz olan oğlu haluk'tur. bu adam nemenem bi adam olduğunu, merhum ulu hakan ıı. abdülhamit han'a suikast sonrası belçikalı suikastçi terörist için yazdığı "ey şanlı avcı attın ki vuramadın" dizeleriyle belli etmiştir.
    (karahisari, 10.03.2006 16:40 ~ 19.08.2007 09:45)
  3. (bkz: halûk'un defteri)
    (albina, 15.08.2006 14:56)
  4. (bkz: aşiyan)
    (alesta, 15.08.2006 14:58)
  5. (bkz: @1140915)
    (tabudeviren, 06.02.2007 18:39)
  6. siyasi fikirlerini bilmiyorum ama mükemmel şiirleri olan bir şair.
    yiyin efendiler yiyin... tıksırıncaya kadar yiyin... mısraları geçen şiiri ona ait.
    bi yerdede fikri hür vicdanı hür bi şaiirim diyor.
    serveti fünun dergisinde yazmıştır.düz yazılarıda vardır.serveti fünun akımındandır.sanat sanat içindir görüşündedir, dili doğal olarak farsça arapça yoğunluklu ağırdır ama türkçe bilmeyen fars arap anlamaz şiirlerini.rubabı şikeste(kırık saz) diye eseride vardır.burda bir şiirinde fikri hür vicdanı hür bir şairim demektedir. yeni lisancı, sanat halk içindir görüşünü benimseyen, dilde sadeliğe giden bir nevi karşıt akım şairi mehmet emin yurdakul da kırık saz adlı bir kitap çıkarmıştır...
    (husatin, 23.02.2007 05:55)
  7. yanılmıyorsam oda bir galatasaray lisesi mezunu ve dönemini birincilikle bitirmiş ünlü şair. annesi rum asıllı babası çankırılıydı. 22 yaşındayken kız öğretmen okulu öğrencisi, 14 yaşındaki nazıme hanımla evlendi. yazdığı şiirlerde aşk, ev, doğa, özgürlük, temalarını işlemiştir...
    (sevilok, 23.02.2007 08:52)
  8. ey kız şiirinden;
    .....
    envar-ı ismetinle tecelli kılınca sen,
    enzar-ı aşk, önünde olur ma'il-i sücud
    ......
    lakin bakılsa en hıred-aşub ziynetin
    kızlıktır, ol hicab ki hüsnün safasıdır;
    kızlık hayal içinde bir hakikatın
    incilasıdır.

    ...
    (husatin, 23.03.2007 12:59)
  9. evi şu an boğaziçi üniversitesinin sınırları dahilinde müze olarak ziyarete açık bulunmaktadır.
    (diabolic, 26.03.2007 17:43)
  10. 30 yaşına kadar ki hayatında ikinci bir mehmet akif ersoy olarak bakılmaktadır kendisine. sonraları belki de geçirdiği hastalığın da etkisiyle savunduğu değerleri reddetmiştir.

    şöyle başlayan şiirleri vardı önceleri:


    allah! ey meali direng-aver-i hayal,
    ey zat-ı pak'i berter-i her fikr ü meal!

    mesela bunlardan "sabah ezanında" şiirinde daha sonra inkar edeceği yücelikleri hakkıyla övüyor:

    allahu ekber...allahu ekber...
    bir samt-ı ulvi: kalb-i tabiat,
    bir samt-ı nalan: ruh-i avalim,
    etmekte zikr-i hallak'ı daim;
    etmekte ra'şan ra'şan ibadet.
    .
    .
    .
    "tarih-i kadim" meselesi

    har şeref yapma, her saadet piç.
    her şeyin ibtidası ahiri hiç.
    din şehid ister, asuman kurban,
    her zaman her taraf kan kan kan

    ...........................

    kahramanlık, esası kan vahşet,
    beldeler çiğne ordular mahvet.
    kes kopar, kır, sürükle ez, yak, yık,
    ne "aman" bil, ne"ah" işit, ne "yazık",

    ............................

    işte hürriyet-i hakikiyye:
    ne muharip, ne harb u istila,
    ne tasallut, ne saltanat, ne şeka,
    ne şikayet, ne zulm ü istibdad,
    ben benim, sen de sen, ne rab, ne ibad.

    ...................................................................................

    böyle bir geçiş söz konusudur. ayrıca hayatta olduğu sırada, ittihatçıları ağır şekilde eleştirmiş (yolsuzluk vs.) fakat ölünce dine düşmanlık paydasından ötürü ittihatçılarca pek bir sahiplenilmiştir.
    (defacto, 26.03.2007 18:23)
  11. aşırı duyarlı, içine kapanık ve şekle çok önem veren bir insandır. çirkin şekil ve manzaralara tahammül edemez. sırf beğenmedği için lisedeki hocasına acayip gıcıktır. insan koskoca tevfik fikret'i lise sıralarında "şu naci hocaya acayip kılım, tipini beğenmiyom herifin." derken düşünemiyor tabii. kendisini şu şekilde dillendiriyor bu durumu : "ilk derse geldiği gündü, boyunbağı bir tarafı gitmiş, ceket yerine giydiği sof birkaç renk olmuş, sakalı bıyığına karışmış, geniş bir gülümsemeyle kapıdan girince soğuk bir duş yapmıştık."
    (mahi ye siyah e kuçuli, 20.06.2007 00:19)
  12. ıı. abdülhamid'e 21 temmuz 1905 yılında ermeniler tarafından bir suikast düzenlenir. belçikalı anarşist edvard jorris 90 kiloluk bombayı, abdülhamid'in arabasının yakınındaki bir başka arabaya yerleştirir. cuma namazının ardından şeyhülislam cemaleddin efendi ile konuşmaya dalınca padişah, her zamankinden daha geç çıkar camiden. bu gecikme süresi 1 dakika 42 saniyedir. bomba erken patlar, padişah suikastten kurtulur. tevfik fikret, suikast girişiminin başarısız olmasından duyduğu üzüntüyü bir lahza-i taahhür ya da bir anlık gecikme adındaki şiiriyle anlatır. özgürlük getireceğine inandığı ittihat ve terakki'yi de desteklemektedir o yıllarda. ancak iktidara geldikten sonra arzuladığı gibi davranmayan ittihat ve terakki yönetimine cephe alır. 'han-ı yağma' adında meşhur ikinci şiirini yazarak ittihat ve terakkicileri eleştirir. yahya kemal beyatlı'da derin izler bırakmıştır; o da tabi ahmet hamdi tanpınar ve devamını... 24 aralık 1867'da istanbul'da doğan tevfik fikret (gerçek adı mehmet tevfik'tir) 19 ağustos 1915'te doğduğu şehirde ölmüştür. kabri aşiyan'dadır.


    bir anlık gecikme

    bir darbe, bir duman ve tüm bir mahşeri kalabalık.
    bir mahvedici el ile paramparça oldu.
    gökyüzüne bacak, kelle, kan kemik yükseldi.
    ey övgüye yaraşır darbe, ey intikam alan duman
    kimsin? nesin? bu saldırıya sevk eden kim? neden ne?

    arkanda bin meraklı bakış var ve sen gizlisin
    kurtuluş saçan gizli bir ele benziyorsun.

    vuruşun zorbanın ayağını titretir
    en görkemli tacı sarsar
    dehşetin halkları en derin uykudan uyandırır.
    ey şanlı avcı, tuzağını boşuna kurmadın!
    attın... fakat yazık ki, yazıklar ki vuramadın!

    durmayan zaman bir dakika dursaydı
    ya da o tepe taklak taç durmasaydı (abdülhamit)
    kanlı bir cinayete benzeyen bu iş
    yüzyıllarca eşi görülmemiş bir iş olurdu.

    kurtuldu, şimdi intikam alacaktır. haklıdır.
    lakin aşağılık tarih şunu unutmasın.
    bugün bir milleti çiğnemekle eğlenen alçak
    bu keyfini bir gecikme anına borçludur.



    han-ı yağma

    bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır
    huzurunuzda titriyor - şu milletin hayatıdır
    şu milletin ki mustarip, şu milletin ki muhtazır
    fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır...

    yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
    doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin

    efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
    yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir
    şu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir
    bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir...

    yiyin efendiler yiyin, bu han-ı zi-safa sizin
    doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin

    bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
    haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray
    bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay
    bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay...

    yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
    doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin

    büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar
    gurur-ı ihtişamı var, sürur-ı intikaamı var
    bu sofra iltifatınızdan işte ab ü tab umar
    sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar...

    yiyin efendiler yiyin, bu han-ı can-feza sizin
    doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin

    verir zavallı memleket, verir ne varsa, malini
    vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
    bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini
    hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini...

    yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
    doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin

    bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak
    yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak
    bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak
    atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...

    yiyin efendiler yiyin, bu han-ı pür-neva sizin
    doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin
    (endip, 20.06.2007 12:50 ~ 16:01)
  13. çok içine kapanık, depresif bir insandır. şeker hastası olduğu fakat o dönemde bunu bilmediği iddia edilir. bu ruh halinin sebeplerinden biri de bu hastalıktır denir. servet-i fünûn şiirinin en güzel örneklerini şiirinde görürüz. teorikte ise şüphesiz cenab şahabettin ön plandadır.
    (fb, 14.08.2007 16:09 ~ 16:11)
  14. http://www.antoloji.com/...
    (azwepsa, 21.08.2007 13:42)
  15. çocuklar için yazdığı şermin adlı şiir kitabı hariç tüm şiirlerini aruz ölçüsü ile yazan, resimle de ilgilenmiş yazar.ayrıca edebiyat-i cedide nin ortaya çıkamasına öncülük etmiştir.
    (psikopat yazar, 27.08.2007 13:59 ~ 14:01)
  16. izmir'in alsancak semtinde fransızca eğitim veren lisenin ismidir aynı zamanda
    (bkz: tevfik fikret lisesi)
    (buklecan, 28.08.2007 09:16)
  17. (bkz: doymaz beşer dedikleri kuş itilalara)
    (soldier in the army, 25.11.2007 20:35)
  18. "hak bellediğin bir yola yalnız gideceksin" ~tevfik fikret~

    bu laf, enver paşanın da hayat felsefesi olmuştur.


    "zulmün topu var, güllesi var, kal'ası varsa
    hakkın da bükülmez kolu, dönmez yüzü vardır."
    (venom, 15.12.2007 23:19 ~ 23:27)
  19. asıl adı mehmet tevfik olan şair. şiirlerinde aruz ölçüsünü ve tevfik fikret adını kullanır. şiirde ahenge verdiği önem seçtiği addan da anlaşılabilir. zira adının ve soyadının ilk heceleri birleştiğinde tevfik, ikinci heceleri birleştiğinde fikret kelimeleri ortaya çıkar.
    (kurufasulyepilav, 15.12.2007 23:30 ~ 23:32)
  20. yazdığı şiirlerde duygu olmayan şairdir. zira o bir fikir ve akıl adamıdır.

    not:biraz da özel hayat olacak ama mehmet rauf, tevfik fikret'in eşine aşıktır.hatta eylül romanını da onun için yazmıştır.hatta ve hatta mehmet rauf tevfik fikretin eşinin aşkı uğruna intihar teşebbüsünde bile bulunmuştur.

    bir not daha: aşiyan daki evi müze olan şairdir aynı zamanda tevfik fikret.
    (tosbacik, 16.12.2007 00:04)
  21. eserlerinden bazıları:
    rübab-ı şikeste, rübab'ın cevabı, haluk'un defteri: aruz ölçüsüyle yazdığı şiirlerini içerir.
    şermin: çocuklar için hece ölçüsüyle yazdığı şiirleri içerir.
    (cosette, 29.12.2007 00:48 ~ 00:49)
  22. bir mehmet kaplan eseri. mehmet kaplan'ın doktora tezinin kitaplaştırılmış hâlidir. doğru hatırlıyorsam ilk baskısı 1943 yılında yapılmıştır. devir-şahsiyet-eser bakımından incelenmiştir.fikret'in hayatına dair hoş anektodlar vardır.
    (fb, 01.01.2008 19:41)
  23. türk edebiyatında materyalist olup olmadığı sıkça tartışılan servet-i fünundönemi şairidir. yapıtlarında aruz veznini türkçeye çok iyi uyarlaması ve parnasizm akımını benimsemesi en önemli özelliklerindendir. mehmet bayrak tevfik fikret ve devrim isimli eserinde, fikret'in ilk sosyalist şair olduğunu iddia etse de, fikret daha çok materyal düzlemde kurguladığı şiirlerini, endüstriyel anlamda sınıf çelişkilerine dayanan sosyalist bilinçten ziyade daha toplumcu ve özgürlükçü alanlarda verme gayretinde olmuştur.

    daima ilerici bir anlayışla şiirler yazan fikret, istibdat dönemi içinde abdülhamit'e yapılan suikast girişimini, bir lahza-i teahhür(bir anlık gecikme) isimli şiirinde:

    ey şanlı avcı damını beyhude kurmadın
    attın fakat yazık, yazıklar ki vurmadın

    diye övecek kadar korkusuz, fikri hür ve vicdanı hür bir şairdir.

    mehmet akif ersoy ile girdiği polemikler doğrultusunda yazdığı şiirler, tarih boyunca her zaman vuku bulan ilerici - gerici tartışmasına örnek teşkil edecek cinstendir. fikret'in materyalist duruşu en iyi bir biçimde, tarih-i kadim(eski çağlar tarihi) isimli şiirinde, ve daha sonra mehmet akif'e yazdığı tarih-i kadime zeyl(eski çağlar tarihine ek) isimli şiirlerinde görülebilir. tarih-i kadime zeyl şiirini:

    din-i hakk bence bugün din-i hayat
    sen ne dersin buna ey molla sırat?*

    diyerek bitiren tevfik fikret, mehmet akif ersoy ile aralarında yaşanan atışmaya da bu şekilde nokta koymuştur.
    (syntaxerror, 20.05.2008 18:11 ~ 05.07.2008 21:40)
  24. edebiyatın göreceliliğinin, kişilerin okudukları yapıtlardan farklı tadlar elde edebileceklerinin kanıtı olan şair. dönemsellikten ileri gidememe eleştrisi; haluk için yazdığı şiirlerde, ferda'da, promete'de kendi kendini çürütmektedir. bunları uzun uzun açıklamak gereksizdir ki fikretin din sorgusu ve bunun üzerine kurduğu materyalist kurgu, her ne kadar içinde bir diyalektiği barındırmasa da ileri bir toplumculukla harmanlandığında fikret'in dönemsellikten çıkarak gayet de evrensel bir yere oturduğunun (kanımca) göstergesidir.

    bunun dışında duygusal olarak fikret'in kuruluğu eleştirisi ve bu eleştirinin dayanaklarına bakıldığında, 1501. kişi olarak bunu kabul etmiyor olmam sanırım hali hazırda bu önermeyi çürütür. bunun dışında fikret'i edip cansever ve cemal süreya gibi şairlerle kıyaslamak: "hammurabi ile turgut özal'ı kıyaslayarak, özal'ın hammurabi'den daha demokratik bir lider olduğu yargısına varmak" gibidir. zira iki ayrı farklı şiir dönemini, şair olmak ekseninde tartışmak ve kalıplara önem veren ve şiirin olmazsa olmazının kalıp olduğu bir dönemi, serbest bir dönemle kıyaslamak, doğru tahlil açısından bizi bir noktaya getirmez. kimileri fikret sevmez, kimileri ataol behramoğlu sever, kimileri cemal süreyya sever, kimileri fikret'ten gerçekten çok fazla ahenk ve duygusallık bulur ki, bu da şiirin göreceliliği ve güzelliğidir. yoksa türk edebiyatında aruzu en güzel kullanan şair olan fikret'e şair olmayı becerememiş demek, şahsi bir görüşün tezahürüdür ki, kamusal alanda bunun dile getirilmesi okuyanların yüzünde sadece basit bir gülümseme yaratır. ayrıca, 1500 kişiye sorsak:

    "akşam
    gurûba karşı düşündüm sükûn içinde bunu:
    fena değil sevişip ağlamak, fakat heyhât,
    bükaye değse hayât!"*

    "şiirinde kuru bir duygusallık mı var, yoksa şiirin bütününü okuduğunuzda ciddi bir duygusallık alıyor musunuz?" diye... eminim şiiri anlayan bir çok kişi buna olumlu cevap verecektir. kişinin hemen sonuçları görmek için facebook'ta "iddia ediyorum tevfik fikreti duygusal bulan 1500 kişi bulabilirim. bulmasam da çok skimde değil, bi kişi olsam da o ben olurum, yaparım bunu sevdiceğim, bilesin hoba hoba hey" isimli bir grup kurası gelmektedir. *

    ancak bir noktada fikret ciddi anlamda eleştirilebilir ki, o da kullandığı dilin ağır ve ağdalı oluşudur. bu sebeple makale tadı vermesi olasıdır. ve bu da fikret'in şiirlerinin yelpazesini daraltmıştır. ama "düşünsel tabanı olmayan, dönemine hapsolmuş ve şair olamamış biridir fikret" demek, biraz ağırdır. haksızlıktır. ama en nihayetinde bir görüştür. başımızın üstündedir. çürütmek boynumuzun borcudur*
    (syntaxerror, 14.07.2008 11:37 ~ 11:42)
  25. şu anda boğaziçi üniversitesinde müze olarak ziyaretçilere açık olan evinde istanbulu kötülediği sis adlı şiirinin, aynı isimli özel bir tablosu vardır ki; ilk bakışta gri bir ufuk ve sahici bir sis görünümünden başka bir şey göremezken özel bir aydınlatma ve daha yoğun bir dikkatle bakıldığında istanbulun sisler altındaki ayasofyası, galatası çıkar karşınıza.. etkileyici ve sıradışıdır.. ilerici tutumuyla kendini kabul ettiren şair ''kızlarını okutmayan millet oğullarını manevi öksüzlüğe mahkum etmiş demektir,hüsranına ağlasın!'' diyerek bu yaklaşımını bir kez daha ortaya koymuştur.
    (hatshepsut, 14.08.2008 04:06 ~ 04.09.2008 11:26)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil