eğitimin tam değil belki ama sınav sistemimizin omurgası, üniversiteye giden yolun bezirganbaşı. yıllarca kötülendi, örselenip hırpalandı, ağzına sıçıldı hala da sürüyor bu sevimsiz tutum. ben kendi adıma hiçbir sorun yaşamadım bu teknikle. beni hep mutlu etti. hiçbir şey bilmesem de doğru cevabı verebiliyordum. kopya çekmenin de pek hamallığı yoktu. bu sistem hakkında düşüncelerimin lümpenliği konusunda fikir vermesi için belirteyim; üniversiteyi kahvede batak oynayarak kazandım. test tekniğiyle haşır neşir olduğum günlerde zehir gibiydim. bant genişliğim yüksek değildi belki ama ping süremle lag yüzü görmezdim kolay kolay. keleğini de yediysem iyi kötü kazandım yıllar önce güzide bir bölümü
*. test yüzü görmediğim seneler boyunca başka bir şey yüzünü de adam gibi görmediğimden köreldim. üç yumurta, iki ekmek, bi 216 kaç para eder çat diye söyleyemiyorum. batak oynarken kağıt sayamıyorum. zamanında önüme koyup 30 saniyede cevabını aldıkları geometri sorularına nispet, rijit ve sikindirik bir cisme etkiyen kuvvetlerin arasındaki açıyı teoremlerle zar zor buluyorum. bunca yılda anladığım test tekniği kıskanç ve ilgi manyağı. bağımlılarının da gözünün yaşına bakmıyor. sövüldüğü kadar var. götmüş hakikaten.