şu internet aleminde baya eskiye dayanan bir arkadaşlığımızın olduğu, paso kaçtığım ama sürekli yakalandığım, sonunda burayı da şenlendirmiş arkadaşım, hoşgelmiş dördüncü nesil yazar.
efendim iki uzun bacak ve hiç susmayan bir çeneye sahip olan yazardır.konuşur da konuşur.hiç susmaz.allah kendisine nasıl bir çene verdiyse artık.karşısındakini alt etmek onun en büyük eğlencesidir.bu konuşmalar esnasında 5 dakika önce dediğinin tam tersini söyleyebilir çünkü amacı bir fikri savunmak değil karşıdakini susturabilmektir.bunu da çoğu zaman başarır.benimle ikide bir laz diye dalga geçmeye çalışır ama laz olmadığımı bir türlü anlatamam kendisine..
ayrıca kendisi postmodern bir öğretmen adayıdır!?her pazar gecesi yarın staja ben de geliyorum der sanki izin alması gerekiyormuş gibi ama bir türlü staja gelmez.geldiği nadir anlarda da ya kulağında küpe vardır ya da suratında bir haftalık sakal ve tabi siyah converse ayakkabıları.bu durum kendisine aktarıldığında bu benim özgüvenimdir sen bunu yapamazsın diye cevap vermeye kalkışır..üstüne üstlük stajda ders anlatması gerektiğinde ise kırık olan parmağını bahane göstererek ders anlatmaktan kaytarmaya çalışır..
bugünlerde ise çok büyük bir fedakarlık yaparak sınıfın yıllığını yapma görevini üzerine almıştır.ancak bu konuda da şüphelerimiz vardır.çünkü kendileri yazıları kendi isteğince değiştirebilecek potansiyel bir sansürcüdür..
hasta olan yazardır. insanlarla uğraşamayacak duruma gelmiş kolu kanadı kırık bir kuşun durumuna düşmüştür. üşengeçtir de aynı zamanda o kadar kıvranmasına rağmen hastaneye kalkıp da gitmez. uyku düşmanıdır gecenin dördünde hastayım diye mesaj atabilecek kadar, dosttur aynı zamanda eğer ölürse yapılması gerekenleri bana söylemiştir.