sanayi ve ticaret bakanı zafer çağlayan'ın izmitte söylediği söz. ve işte haber:
türkiye'de gemi sektörünün hızla gelişmesinin dış güçleri rahatsız etmiş olabileceğini belirten çağlayan, tersanelerdeki kazaların bu dış güçlerin bir provokasyonu olabileceğini söyledi.
bakan çağlayan kaza olaylarına şöyle yaklaştı: "dünyanın 8. büyük gemi inşa sanayisi sıralamasına gelmişiz. mega yat üretiminde dünya 3'üncüsü olduk.
acaba bu kadar büyümemizin altında bir başkalarının provokasyonu var mı? gazetecilerin bu boyuta da bakması lazım. bu da son derece önemsenmesi gereken bir boyuttur.
acaba türk gemi inşa sanayi ve mega yat sanayi bir noktada türkiye dışındaki bir takım mihrakların sanayimizin bu hale gelmesinden dolayı duyduğu bir sıkıntı ve mutsuzluk mu var? bir provokasyon var mı? bunun özellikle altının iyi araştırılması lazım ve iyi kontrol edilmesi gerekiyor.''
gelişmiş ülkelerin son dönemde yoğun emek isteyen işkollarında yatırımı azaltması ve bu ülkelerde sermayenin teknoloji sektörlerine yönelmesi sonucunda, türkiye ve çin düzeyindeki emeğin ucuz olduğu yerlerde, gemi sanayisi gibi sektörlerin göreceli olarak pazar paylarının yükselmesinin, zaten bu sektörlerden göreceli olarak çekilen ülkeleri rahatsız edeceğini öne sürmek nasıl bir zihinsel faaliyetin çıkarımıdır merak konusudur.
bizi yönetenlerin algılarının yaşanan gerçeklere kapalı ve arızalı dünya görüşleri olduğunun bir göstergesidir bu beyanat.
-bayanlar baylar size en iyi ajanımızı takdim etmekten onur duyarım. kod adı: jason... evet, jason. yeni görevin 'provoke'yi tüm teşkilata anlatır mısın?
-elbette. dünyanın 8. büyük gemi inşa sanayisi haline gelen ve bu yüzden kendilerine çok gıcık olduğumuz türkiye'nin tersanelerine sızmak ve aşırı gelişmiş tekniklerimle işçileri aşşağı itmek.
(alkış-kıyamet)
kalabalık- evet onlara sinir oluyoruz. çok ilerlediler. bunu hakettiler. dahiyanece!
ek: ama bakanın da hakkını yememek gerek. zira cümlelerin sonunda aklı başında bir şekilde ''ama bu hiçbir zaman işyerinin güvenlik tedbiri almamasının önünde bir sebep olamaz.'' diyor. cımbızla çekilmemiş olsa da, sözlerinin tamamının dile getirilmesi daha bir etik, daha bir pür neşe, haleluyah.
anlaşılan bu ajanlar birilerini kazara öldürülmüş süsü verecek kadar işlerinde usta. zavallı işçilerimizi yüksekten atlıyorlar, kazan patlatıyorlar, kafalarına demir falan atıyorlar. çok profesyoneller. ben bu ajanların deli yürek bumerang cehennemi ndeki dakotalı david türü kişiler olduğunu düşünüyorum. tersanelerimizi baltalıyor bunlar!
tek gelişen sektörümüz bu mu ki adamlar tersanelerle uğraşıyor. çocuk güler be bu açıkamaya. sen yıllardır buradaki ölümlere seyirci kal, gerekli önlemleri alma, sonra da kalk buradaki ölümlerin suçlusu dış güçler de. oldu mu şimdi?
tabii ki dış güçler, aslında dış mihraklar deseymiş daha bir olurmuş cümle. eksik kalmış gibi. zaten başımıza ne gelse dış mihraklar yapar, çünkü türkün türkten başka dostu yoktur. türk türke bunu yapmaz. yani bile bile göre göre ölüme göndermez değil mi? böyle üzüm gibi sıkıp posasının çıkarmaz. biz sınıfsız bir milletiz. burjuvalarımız, işçilerimiz yoktur bizim. hepimiz aynı koşullarda yaşar ve birbirimizi pek severiz. gırtlaklamayız asla. 10 ytl için adam öldürmeyiz mesela. hep dış güçler gelir, yapar eder, bizi kırar döker, işte içimizde bazı bedhahlar var, nasıl çıktılarsa varlar, onlar diyor ki tüm bunlar yalan paranın rengi, ırkı , milleti yoktur. açlık tüm dillerde aynıdır. ölümler, yıkımlar tüm coğrafyalarda sadece aç insanlar içindir.
her zaman ki uyutma cümlesi diyelim de tam olsun . ama bu sefer daha bir komik gibi.
çoook çoook uzak bir galaksinin uzay gemileri yapan bir ülkesinin tersanelerinde yaşanan ölümler sonucunda , sorumsuz sorumlulardan bir tanesinin , talihsiz , talihsiz olduğu kadar da ahlaksız demecidir.'' tersane kazalarını dış güçler provoke ediyor , hatta allah rahmet eylesin ölenler bile yeni nesil hibrid ajan xxx , aslında ölmüyorlar , bütün bunlar komple pardon komplo , hükumetimizi zor durumda bırakmak için yapılmış reklam kokan hareketler bunlar , maksatlı hepsi , maksadımı aşan bir konuşma yapmak istemem ama o ajanlar aslında ölmüyorlar , ölmüş gibi yapıp sonra kalkıp ellerini kollarını sallaya sallaya gidiyorlar , o ölmüş gibi yapanların arkasından ağlayanlarda gerçekten ağlamıyor zaten , soğan soymuşlar da ondan ağlıyorlar , gemi sanayimiz dünya sekizincisi oldu diye bütün bunlar , gemilerde talim var cia ajanı yarim var o da gitti provakasyona ne talihsiz başım var ''
tuzla tersanesinde 35.000 işçi çalışıyormuş. dün haberlerde işçilerden 1/35000 'i ile bir röportaj yapılırken seyerettim.
ölümlü kazaları sordular ona o da -ekmek parası <<olur öyle şeyler>> dedi.
sanırım bu da öyle birşey olur doğrudur. dış güçler provoke ediyordur. doğrudur.
bu bilinçle bu zekayla herşeye inanırız.
talihsiz bir açıklmadır. bööyle bir açıklama forward mail yerine basın açıklaması yoluyla duyurulursa işte böyle daşak malzemesi olur.
örnek açıklama maili; (yazılar büyük puntolarla olacak)
<<tuzla tersnelerinde büyük komplo
<<10 seneden az süre içerisinde 96 işçi öldü
<<ölmeye devam ediyor
<<tuzla tersaneleri karını %350'ye çıkardıktan sonra ölüm ornları %100 arttı
<<yanlış değil %100
<<yabancı sermaye türk sanayisinin kalkınmasına seyirci kalamadı
<<ve karlı bir konumda çalışan tersanelerde ölümleri devreye soktu
<<emperyalizm uşağı solcular tersanelerin kapatılmasını istemeye başladı
<<%350 büyüyen ve ihracat yapan bir sektörün kapatılmasını istiyorlar
<<ve bunu derken sosyalistlik, yurtseverlik maskesi takıyorlar
<<
<<olaya mit el koymaya çağrılıyor
<<tuzla fbi ve cia ajanı kaynıyor
<<mit göreve çağrılınca kıyamet kopuyor
<<
<<hükümetin üzerine giderek olayın özü çarpıtılıyor
<<fakat tuzla demek vatan demektir
<<
<<vatan için ölmek kutsaldır
<<solcu bozuntuları şehitlerimiz üzerinden siyaset yapıyor
<<ülke fakirleşiyor, yoksullaşıyor
<<vatanına sahip çık bu maili herkese gönder
not: arada bazı kelimeler kırmızı renkte olursa inandırıcılığı artar...
başbakanı suikasta uğramış, en büyük gazetecileri milletle dalga geçercesine katledilmiş, en sevilen liderleri komploya kurban gitmiş bir ülkede yaşadığımızı hesaba katarak öncelikle bu iddiaya saygı duyulmasını isterdim. ayrıca iddianın sahibi de "forward mail"lerdeki on altı yaş grubu msn kullanıcıları değil, türkiye cumhuriyeti'nin (dikkat edin, cumhuriyet. yani demokratik kurallara göre seçilmiş bakanlar, milletvekilleri vs) sanayi bakanı.
iddialar vahim, elbette ki gerçek dışı olmasını isteriz. ancak bu şekildeki ciddi iddialara gülüp geçmek, hele ki dalga geçmek en büyük cehalet ve gaflettir. sırf muhalef olmak için ya bsg diyenler için "tersane" ve "deniz gücü" bir anlam ifade etmeyebilir ki asıl ben onlara bsg demek istiyorum.(bkz: bsg)
ek:evet ankaralıyım ve zafer çağlayan da ideolojim ne olursa olsun benim memleketimin bir "temsilcisi".
ayrıca bu iddiayı kimin ortaya attığına odaklanmak gereksiz çünkü asıl problem gözden kaçıyor.
yeterince içimden oldu mu bilmiyorum ama, devamı gelirse provakasyonun yazarım gene buraya.
16 mart katliamından seneler sonra mhp'li mehmet gül can dündar'ın 16 mart belgeselinde katliam için "tamamen dış mihraklar" diye bir açıklama yapıyordu. işte o zamandan beri bu açıklamaya kadar içimden bu kadar içten bir bsg kısaltması geçirmemiştim.
ayrıca (bkz: götünden element uydurmak)
forward mail okumak istemeyenler tuzla tersanelerinde iş güvenliğine dair raporları okuyabilirler, örneğin meclis komisyonunun açıklamasına göre 3 tersane dışında iş güvenliği tam olarak alınmamış, yani tersanelerin %95'i yasadışı çalışıyor. ölümlerin en büyük nedeni elektirk kaçakları, kaçakların en büyük nedeni eskimiş kablolar. mecliste bir adet mhp'li bir adet akp'li iki tersane sahibi var. bunlar provokasyonu önlemek adına iş güvenliğini artırmak adına tek bir açıklama, diğer patronlara tek bir çağrı yapmış mı? cevap hayır. sonra ne oluyor, işçi ölünce provokasyon oluyor.
ek: evet tuzla'da oturuyorum, tersanede çalışan ve birçok kez kaza geçirmiş akrabalarım var. zafer çağlayan da diğer akp'liler gibi bu ülkenin sermayesinin bir "temsilcisi". buraya odaklanmak oldukça yersiz çünkü asıl problem gözden kaçıyor, zira iş kazalarını önlemeye yönelik (siz onu provokasyonları engellemeye yönelik diye okuyun) hiç bir girişim yapılmamakta. yeterince içimden olmadı, devamı gelirse küfür yazarım buraya.
ek2: kapatılan selah tersanesine dair küçük bir ayrıntı için; (bkz: baba bana beach al)
neyin dıştan geldiğinin ayrımına ziyadesiyle varabilecek bir iktidarın bakanına ait düşüncedir.
halk uyurken, iktidar halk ile alay etmektedir de etmesine..
dış güçlerden sonra olaya pkk parmağına katanlar oldu. ki zaten beklenen bir açıklama. birileri yanlış gösterdiği zaman olmaz mı? haklıyı savunursun sana mı kaldı? akıl verirsin, ulan başımıza icat çıkarmacılık. ha bu açıklamayı yapana bakıyoruz kim? kaptanoğlu holdingyönetim kurulu üyesi ve akp eski istanbul milletvekili cengiz kaptanoğlu. ki zaten tersanelerin mecliste sağlam temsilcileri var. biri akp'den biri mhp'den iki tersane patronu. malum sektör büyüyor ve bu büyümeden grevler, işçi örgütlenmeleriyle baltalanması istenmiyor. malum tuzla önümüzdeki 3 yılın siparişini almış durumda ve kapasitesinin üstünde üretim yapıyor. şu dakika birilerinin tekerine çomak sokması demek tüm planların alt üst olması demek. e bu durumda ne yapmak gerek? hemen hedef şaşırt ve olayı pkk'ya bağla. oh ne güzel memleket. meclis rapor hazırladı, açıp okuyorsun sadece 3 tersane işçi güvenliği konusunda sınıfı geçmiş e bakıyorsun kaç büyük firma var? 48. yazılacak çiziliecek çok şey var ama gerek yok. birileri cukka edecek diye bu kadar çirkefleşmenin alemi yok. gerçi iş para olunca.
http://www.denizhaber.com.tr/...
ülkemdeki herşey ama herşey bunların eseridir. sürekli istikbalimizle oynarlar, kaderimizi çizerler.
ülkemde insanlar karayollarında ölür. sebep dış mihraklar ülkemde insanlar demiryollarında ölür. sebep dış mihraklar ülkemde kadınlar töre cinayetlerine kurban gider. sebep dış mihraklar ülkemde turistlere tecavüz edilir. sebep dış mihraklar ülkemde işçi memur öğretmen yaşlı genç, kadın erkek herkes polis dayağı yer. sebep dış mihraklar ülkemde 5 yılda bir ekonomik kriz yaşanır. sebep dış mihraklar ülkemde gerçekleri konuşan profesörler, yazarlar aforoz edilir, yargılanır. sebep dış mihraklar ülkemde azınlıklar ezilir, asimile edilir, öldürülür. sebep dış mihraklar ülkemde fabrika, tesis, konut inşaatları yarıda bırakılır. sebep dış mihraklar ülkemde her yapılan bir süre sonra bozulur. sebep dış mihraklar
bir sayın bakanın eksik kalan açıklamasıdır. yörsan ve desa işçilerini de dış güçlerin provoke ettiğini açıklaması gerekirdi. o değil de bu malum dış güçler mülkiyeti kendilerinde olan telekomunikasyon, liman vs gibi yerlerde provokasyona başlarlar diye korkuyorum ben, asıl tehlike o olmaz mı sayın bakan.
2 aydır arkadaşlarla oturup "bu meseleyi nasıl pkk'ya bağlayabiliriz" diye tartışıyorduk; düşündük ki, ölen işçilerin hiçbiri "pkk bir terör örgütüdür" dememişti.
limter-iş de pkknin bir terör örgütü olduğunu kabul etmezse, sayın bakanımızın haklı ithamları gerçeklik kazanacaktır.
bağlantı şu: "hafız pkk zaten dış mihrakların oyunu yeaa".