görseller
terranterran
  
belki ilginizi çeker
  1. · bunker
  2. · battlecruiser
  3. · in the bay bye bye bye
  4. · command center
  5. · terane
  6. · mothership
  7. · norad
  8. · vespene gas
  9. · sarah kerrigan
  10. · starcraft taktikleri
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · izmirli altıncı nesiller buluşuyor sevişiyor
  2. · darbeci baro taksim e hoş geldin
  3. · umutların yitirildiği anda hayata giren sevgili
  4. · author gibi erkekler
  5. · sözlük yazarlarının hayalleri
  6. · thierry henry
  7. · colin kazım richards
  8. · defter kokusu
  9. · perşembe pazarı

terran  

 sayfa  / 2
  1. starcraft oyunundaki insan olan ırk. fakat şu anki insanlıktan biraz daha farklı olup tüm dünya bir devlet olmuştur; yani terran devleti ve teknoloji konusunda baya ileridirler. özelliklede oyunda 6 kişilik yer kaplayan battlecruiser hassiktir lam bunu icad etseler birbirleri üstünde denerler dediğim bir ırk..
    (damnlucifer, 10.04.2004 09:12 ~ 11.04.2004 11:05)
  2. dünyalı anlamına gelir zira terra dünya demektir.
    (nienna, 13.07.2004 10:57)
  3. oynadığım kısa dönem içinde beni zerg veya protos gibi gereksiz ırkları seçmek zorunda olmaktan kurtarmış güzel ırk terran candır olmayan alçaktır bile denebilir
    (bitsedegitsek, 24.08.2004 17:59 ~ 18:01)
  4. oynamak için en hızlı olunması gereken, iyi bir oyuncunun her ırkı ezdiği insani ırk. wcg ve kpga şampiyonlarının ve en iyilerin * * * * oynadıkları ırk olması da gücünü gösterir.
    (zoko, 24.11.2004 17:25 ~ 17:26)
  5. starcraft'ta en baba savunmaları kurabileceğiniz ırk.
    (gblack, 25.05.2005 17:54)
  6. starcraftta karakter sesleri ve replikleriyle ün salmış ırk.
    (kerrigan, 25.05.2005 19:19)
  7. amerika'nın, hedeflerine ulaşırsa kuracağı devlet,uygarlık vs.
    (bkz: tek bayrak)
    (bkz: tek millet)
    (bkz: tek marş)
    (bkz: e pluribus unum)
    (camel, 07.11.2005 06:23 ~ 06:23)
  8. (bkz: terraforming)
    (easy company, 07.11.2005 08:24)
  9. gerçek isimleri "terran confederacy" olan starcraft'taki insan ırkı..

    binaları uçar kaçar, bünyesinde binbir türlü entrikalar döner, çok huzurlu değildirler..panik atak science vesselları, yomatu gun'lu uzay gemileri* vardır..çaktırmadan nükleer bomba atarlar..squadron'lar halinde ordularını kurarlar; alpha squadron, cerberus recon squad, delta squadron, nova, echo vb..

    oynaması rahat bir ırktı..güçlü ya da zayıf demeyeceğim, nitekim blizzard'da böyle bir ayrım yok..iyi oynayanın, işi bilenin elinde her ırk tehlikelidir..
    (zeus, 24.05.2007 12:33)
  10. terranla başlanır genelde sc macerasına.. ilerleyen zamanlarda yerini protoss ve zerg alır. başlarda terranla oynamak rahat gibi görünsede aslında çok zordur ve çok dikkat ister. ancak bilinen o dur ki; terran ırkını yönetebilen de zaferi kapar.
    (madhate, 06.07.2007 09:13)
  11. birçok şahsa münhasır özellikleri ile zergleri ve protoss'ları sevmememe neden olan ırktır. adrenalini boyundan yiyen marine askerleri, iman gücüyle saldırır. ayrıca ghost karakteri de karizması ile bizleri bizlerden alıp gider atom bombası attırır...
    (kahnesty, 06.07.2007 09:28)
  12. yüzde seksen tamamlanan stil.
    (bkz: http://img204.imageshack.us/...)

    not: 'amma götü kalkık adammış şu camel' diyenin kaynanası ölsün!
    (camel, 02.09.2007 21:30 ~ 04.09.2007 00:35)
  13. (bkz: scv) (bkz: marine) (bkz: firebat) (bkz: ghost) (bkz: medic) (bkz: vulture) (bkz: siege tank) (bkz: goliath) (bkz: wraith) (bkz: dropship)(bkz: battlecruiser) (bkz: science vessel) (bkz: valkyrie)

    (bkz: jim raynor)(bkz: samir duran)(bkz: sarah kerrigan)(bkz: hyperion)

    terran tarihi

    batı medeniyetinin düşüşü

    20. yy boyunca hızla gelişmeye başlayan teknolojilerini ve kültür alanında sergiledikleri ilerlemeyi takip etmek oldukça zordu. 21. yy bitişine doğru insan ırkı derin ve emsalsiz değişimler görmüştü. yepyeni radikal teknolojiler hızla dünyaya yayılıyor, en yoksul ülkelerdeki en yoksul insanların bile gelişmiş bilgisayar ağlarına ve bilgi bankalarına ulaşmasına imkan sağlıyordu. doğuda komunizmin çöküşüyle birlikte nükleer silahlar kolaylıkla bulunabilir hale gelmişlerdi. uluslararası güç yapısı; önceden para ve askeri güç tarafından belirlenen; 3. dünya ülkelerinin süpergüçlere meydan okumasıyla, temellerinden sarsılıyordu.

    sibernetik, klonlama ve gen biliminin halka açık alanlarda tartışılmaya başlamasıyla militaristler, humanistler ve radikal dinciler arasında bu işleri yaparak para kazanan şirketlerin geleceği üzerinde söz hakkı sahibi olabilmek için çatışmalar başladı. pek çok insan, vücudlarına sibernetik parçalar taktırırken diğerleri artırılmış algıdan gelişmiş telepatiye kadar geniş psişik çalışmalar peşinde koşuyordu. insan gen havuzunda bu dramatik değişimler yaşanırken radikal humanist çevrelerde korku ve karmaşa hızla yayılıyordu.

    teknoloji gelişmeye ve yayılmaya devam ederken nüfus hızla artıyordu. 20. yy sonlarına doğru 6 milyar olan dünya nüfusu 300 yıl içinde 23 milyara ulaşmıştı. kirlenme ve doğal kaynaklardaki kıtlık liderlerin topraklarını genişletme fikirlerini ateşliyordu.

    bu sırada; sibernetik ve genetik mutasyonun kullanılması ve bu işten para kazanılması hususunda tansiyon giderek artarken pek çok uluslararası ekonomik sistem birbirleriyle uğraşmaktan zayıf düşüp kapanmıştı. humanistler ve şirketler arasında giderek tırmanan; vahşet ve korku dolu terorist eylemler polisin tüm dünyada olaylara şiddet kullanarak müdahale etmesini gerektirdi. sorumsuzca hareket eden medya; polisin sertlik içeren bu hareketlerini zaten iyice galeyana gelmiş sivilleri provoke edecek şekilde yayınlamaya başladı. bu, pek çok büyük ülkede isyancı sivilin harekete geçmesine neden oldu.

    yeni düzen

    22 ekim 2229'da, united powers league (upl) kuruldu. upl, birleşmiş bir insanlığı hedef alan vizyonu ile bir zamanların birleşmiş milletler'ini tekrar ayağa kaldırdı. bu yeni düzen dünya nüfusunun %93ü tarafından temsil ve kontrol ediliyordu. yalnızca bir kaç güney amerika ülkesi bu yeni düzen tarafından kargaşadan kurtarılamamıştı. upl'nin temelleri "aydınlanmış sosyalizm" üzerine kuruluydu ama sık sık halk üzerinde otoritesini kullanmak için faşist polis eylemleri gerçekleştiriyordu. yönetimini bu şekilde 80 yıl kadar sürdüren upl, kendisine çok daha önemli bir görev biçti : tüm insanlığı kültür ayrımı yapmaksızın birleştirmek. irkçılığın son uzantıları ve bireysel amaçlara hizmet eden her türlü yapı ortadan kaldırıldı. ingilizce tüm gezegenin ortak dili olacak şekilde yeniden şekillendirildi. böylece en eski diller bile kendi ülkelerinde terk edildi. dinler upl tarafından resmi olarak yasaklandı, tüm organizasyon insan oğlunun tanrısallaştırıldığı fanatik bir düşünce etrafında birleşti. bu yeni yarı-dini anlayış insan genlerindeki ve vücudundaki her türlü saf olmayan değişimi şiddetle cezalandırdı. upl yandaşları ve ileri gelenleri, insan ırkında şimdiden dejenerasyonu başlatan genetik çalışmaları, siber teknolojiyi ve psişik uyarılmayı sağlayan ilaçları tartışmaya başladılar. upl yöneticileri insan ırkını bu teknolojik gelişmelerden korumak için katı bir plan uygulamaya koydular.

    büyük arınma

    800 yıl önce avrupayı kasıp kavuran mezhep savaşlarını anımsatır şekilde, upl tüm insanlık tarihi boyunca görülen en kanlı ve zalim planı uygulamaya koydu: "büyük arinma". bu soykırım, hükümetin insan ırkını kirlenmeden koruyabileceğine inandığı son yoldu. upl orduları tüm dünyada hackerları, sentetikleri, vücudlarında sibernetik değişiklikler bulunanları, teknoloji korsanlarını avlamaya başladı. tüm dünyada 400 milyondan fazla insan bu hareket sırasında ölmüştü. upl'nin sıkı kontrolünde olan dünya medyası olayları sümen altı ederek gerçekleşen soy kırımı dünyanın geri kalanından saklamayı başardı.

    tüm bu saçma sapan hareketlerine rağmen upl, pek çok temel teknolojik yenilikler yapmayı başardı. 10larca yıl önce terk edilen bilimsel alanlar upl kontrolünde tekrar çalışmaya açıldı. 20. yy ortalarında amerika ve rusya tarafından terk edilen uzay keşif programları insanlığın önündeki yeni bir çağın temelleri olarak görülüyordu. kreyojeni ve warp-drive teknolojisindeki gelişmeler uzak yıldızlara seyahati imkanlı kılmıştı. 40 sene içinde upl mars ve ayda koloniler kurmaya başlamıştı bile.

    bu sıralarda doran routhe adında genç ve başarılı bir bilim adamı upl içersindeki gücünü arttıracağını düşündüğü planları üzerinde çalışıyordu. routhe yeni yeraltı kaynakları ve alternatif yakıtlar bulması halinde upl içersinde güçlü birisi olacağını düşünüyordu. politik bağlantıları ve şansınında yardımıyla routhe binlerce upl mahkumunu gizli görevinde kullanmak için izin almayı başarmıştı.

    büyük arınma sırasında mahkum edilenler, routhe'nin gizli laboratuarlarına taşındılar. routhe'nin planı uzak dünyaları bu mahkumlarla kolonize etmekti. adamları, 56.000 mahkumu uzun dönem dondurma işlemleri için hazırlamıştı. mahkumların sahip oldukları tüm özellikler, sibernetik eklentiler ve genetik mutasyonlarla ilgili bilgiler çığır açan bir süper bilgisayara yüklendi. bu makina, artificial (yapay) tele-empatik lojistik analiz sistemi; atlas; kendisine yüklenen verilerle ne kadar mahkumun hayatta kalabileceğini hesapladı ve yalnızca 40.000 kadarının bu yolculuğu tamamlayabileceği anlaşıldı. daha sonra bu 40.000 mahkum, derin uzay super taşıyıcılarına yüklendi. gemiler, hedeflerine ulaştıklarında lazım olacak kadar gıda, donanım ve malzemeyle yüklendi. yol bulma bilgisayarı uzaktaki bir gezegen olan gantris vi'nın koordinatlarına ayarlandı. her şey mükemmel düşünülmüş ve uygulanıyor görünüyordu. ancak routhe'nin bile aklına gelmeyecek şekilde, mahkumlar galaksinin bir köşesinde ölmeye yollanmışlardı.

    sürgünler ve uzun uyku

    atlas, taşıyıcılardan ilki olan nagglfar'a takılmıştı. diğer üç taşıyıcı; argo, sarengo ve reagan; gantris vi'ya kadar nagglfar'ı takip etmeye programlanmışlardı. nesiller sonra; "uzun uyku"; şeklinde adlandırılacak bu yolculuk sırasında atlas bütün yolcuları tek tek izledi. mahkumların gen havuzunda bulduğu bir mutasyon atlas'ın alarma geçmesine neden oldu. mahkumların yalnızca %1 inde bulunmasına rağmen bu mutasyon, sadece bir kaç nesil sonra insan beyninin psişik güçlerini kullanabilen insanların doğmasına neden olacaktı. bu bilgiler kayıt edildi ve doğrudan doran routhe'ın kayıtlarına geçti .

    bir sene olarak planlanan yolculuk iyi geçmiş olmasına rağmen bir noktadan sonra yolcuların kaderi değişmeye başladı. atlas'a bağlı yol bulma sistemleri kapandı, gantris vi ve dünyanın koordinatları bilgisayardan silindi. dört gemi herşeyden habersiz yolcularını warp hızında 30 sene boyunca taşıdılar. taşıyıcıların motorları neredeyse erime noktasına gelmişti. 28 yıllık yolculuktan sonra gemiler dünyadan 60.000 ışık yılı uzaktaki bir yıldız sistemine geldiler. mahvolmuş motorları, neredeyse bitmek üzere olan yaşam destek bataryaları ile gemiler acil durum protokolüne geçtiler ve en yakındaki yaşanabilir gezegene doğru yönlendiler .

    reagan ve sarengo, umoja adında bir gezegene çarptılar. sarengo atmosfere girerken aldığı ağır sistem hasarları nedeniyle gezegen yüzeyine sert bir iniş yaptı ve 8.000 yolcusu öldü. reagan biraz daha şanslıydı ve güvenli bir iniş yapmayı başardı. gemi güvenli bir şekilde indikten sonra "soğuk odalar" devreden çıkarıldı ve yolcular yavaş yavaş uyanmaya başladılar. nerede olduklarını ve ne kadar zamandır uyuduklarını merak eden yolcular, atlas sisteminin tüm yolculukları ile ilgili bilgileri silmiş olduğunu gördüler.

    argo kırmızı bir gezegen olan moria'ya indi. yolcuları reagan'dakilerle aynı kaderi paylaştı. uyudukları sırada kaydedilmesi gereken tüm bilgiler silinmişti. yalnızca nagglfar'ın yolcuları akıllarını kurcalayan sorulara cevap alabilmişti. atlas'a doğrudan erişim imkanları vardı ve şüphelerini doğrulama imkanına kavuşmuşlardı. dünyayı bir daha asla göremeyeceklerdi ve burası bulunmaları gereken gezegen değildi. tarsonis adında bilmedikleri bir gezegene inmişlerdi ve nagglfar tamir edilemeyecek durumdaydı. hayatta kalanlar 3 gezegene yayılmaya başladılar.

    konfederasyon ve yeni dünya

    her gezegenin yerleşimcileri "yeni dünya" olarak adlandırdıkları gezegenlerinde hayatta kalmak için çalışmaya başladı. gemileri ile birlikte yok olan gezegenler arası haberleşme cihazları olmadan bir birlerinden habersiz ve izole bir şekilde yaşamaya başladılar. çok kısa sayılabilecek bir zamanda bu kolonilerin her biri gezegenlerinde başka koloniler kurmaya başladılar ve yalnızca 60 sene içersinde uzay yolculukları sayesinde tekrar birleştiler.

    tekrar bir araya geldikten sonra 3 koloni aralarında ticaret anlaşmaları yapmaya başladılar. bunun yanında tarsonis; koloniler arasında en büyüğü ve teknolojik açıdan en gelişmişi; umoja ve moria'yı kendilerinin kurdukları bir hükümete katılmaya davet etti. diğer iki koloni bu davete karşı çıktılar. tarsonis'in donanması keşiflerine devam etti ve koprulu sector olarak adlandırılan bir sistemi insanların mülkiyetine aldı .

    sistemde 7 ayrı koloni daha kurmasıyla tarsonis'in askeri gücü hızla büyümeye başladı. tarsonis kolonicileri tarafından, terran konfederasyonu olarak adlandırılan yeni bir hükümet kuruldu. sektordeki en büyük madencilik operasyonlarını gerçekleştiren moria bu yeni konfederasyondan korkmaya başladı. bundan dolayı kel-morian combine kuruldu. şirketlerin ortaklığından oluşan kel-morian, konfederasyon politikaları ile ters düşen bütün madencilik şirketlerine silah ve askeri yardım sağlıyacağını duyurdu. artan tansiyon konfederasyon ve kel-morian arasında terran guild savaşlarının başlamasına neden oldu .

    guild savaşları 4 sene, konfederasyon aslında bir barış anlaşması "satın alana" kadar sürdü. kel-morian bağımsızlığını koruyacak olsada kendisini destekleyen tüm madenci guildleri konfederasyonun birer yatırımı halini almıştı. umojan kolonisi konfederasyonun neler yapabileceğini gördükten sonra umojan protectoratei (koruyucu hükümet) kurdu. bu milislerin amacı kolonilerini konfederasyondan koruyup bağımsızlıklarını devam ettirmekti. son analizde guild savaşları, konfederasyonun terran kolonileri arasındaki hakim durumunu kuvvetlendiren bir şekilde son buldu .

    konfederasyon yeni gezegenleri topraklarına ekleyip kuvvetlenmeye devam ederken ele geçirdiği gezegenlerdeki toplumların tüm vatandaşlık ve bireysel haklarını görmezden geldi. bu da korsan grupların ve radikal milislerin daha fazla ortalıkta görünmeye başlamasına neden oldu. konfederasyon politikalarına karşı gerçekleşen en büyük ayaklanmaya örnek olarak korhal direnişi gösterilebilir .

    korhal direnişi

    korhal, tarsonisli koloniciler tarafından yerleşilen ilk gezegenlerden birisiydi. zenginlik ve aydınlanmanın gezegeni korhal, konfederasyonun askeri ve teknolojik gelişimine büyük katkılarda bulunmuştu. konfederasyon korhalın giderek artan üretim gücünden yararlanmaya devam ederken, koloni vatandaşları konfederasyon senatorlerinin gezegenlerini baskı altında tutup zenginliklerinden diledikleri gibi faydalanmalarından rahatsız olmaya başladılar. bağımsızlıklarını ele geçirmek için konfederasyonun yerel yönetimine karşı sayısız halk ayaklanması gerçekleştirdiler. konfederasyon bu ayaklanmalara cevap vermekte gecikmedi ve kolonide sıkı yönetim ilan etti. bu halkı dahada fazla kızdırdı, zaten var olan sivil karışıklık artık kaos halini almıştı. konfederasyon, en değerli ve üzerine en çok düştükleri gezegenin kendilerine karşı ayaklanmasının diğer kolonilerinde ayaklanmasına neden olacağını düşünüyordu. bu ayaklanmayı her ne pahasına olursa olsun durdurmaya karar verdiler. korhal diğer tüm kolonilere örnek olacak şekilde konfederasyona hizmet etmeyi sürdürmeliydi .

    korhal senatörlerinden angus mengsk kendisini takip eden vatandaşlarının isteklerini belirten bir bildiri yayınladı. bağımsızlık istekleri, mengsk konfederasyona açıkca savaş ilan edince; kabul edilmeyecek gibi değildi. vatandaşlarını harekete geçiren senatör kahramanca bir çılgınlık içindeki halkıyla birlikte konfederasyonun bütün birliklerini ele geçirmeyi başarmıştı. konfederasyon korhal üzerindeki tüm haklarından ve iddialarından vaz geçtiğini ilan etmek zorunda kalmıştı. mengsk saygıyı ve diğer bir kaç koloninin yönetimini kazanmıştı .

    konfederasyon, durumu gözden geçirmeye devam ederken kuvvetlerini korhaldan çekmeye başladı. mengsk ve direnişin diğer yöneticileri bağımsızlıklarını kazandıklarını düşünüyorlardı ve konfederasyona karşı kazandıkları zaferi kutluyorlardı. konfederasyon korhalın bağımsızlığını kazanmasının diğer kolonilerinde bağımsızlıkları için savaşmalarına neden olacağını biliyordu ve eğer korhalı açıktan elde edemiyorsa bazı farklı yollar denenebilirdi .

    konfederasyon en tehlikeli 3 suikastçisini, yalnızca "ghost" olarak bilinirler, mengsk ve destekçilerini yok etmesi için korhala gönderdi. ertesi sabah senatorün cansız bedeni, kaleyi andıran karargahlarının balkonunda karısının ve kızının cesetlerinin yanına uzanmış bir şekilde bulundu. senatorun kafası asla bulunamadı. suikast direnişi zayıflatmaktan çok daha fazlasını gerçekleştirdi. konfederasyonun bilinen en büyük düşmanını uyandırdı .

    arcturus mengsk, bir konfederasyon müfettişi ve zengin bir iş adamı olarak ailesinin ölüm haberini hiçte iyi karşılamadı. yıllarca müfettişlik yaptığı için gayet iyi biliyordu ki konfederasyon hedeflerine ulaşabilmek için her türlü yolu denerdi. politikada daha fazlasını istemiyordu, olacak olaylar hakkında önceden uyarılmıştı ve bir şekilde babasının korhalda yaptıkları onu utandırmıştı. ancak ailesinin ölüm haberi genç arcturusun içindeki bazı duyguları ateşlemişti; ümit vaad eden geleceğini terk edip intikam için tek başına bir patikaya girmişti .

    daha önce babasını takip eden grupları bir araya getirerek kısa zamanda hatırı sayılır bir ordu toplamayı başarmıştı. mengskin adamları, pek çok istasyon ve üslerine saldırılar düzenleyerek konfederasyonun milyarlarca kredi değerinde adam, makina ve ekipman kaybetmesine neden oldu. mengskin grubu ile umojan protectorate arasında bir ittifak anlaşması imzalandığı dedikoduları; konfederasyonu durumu en kısa zamanda en kesin şekilde bitirmeye yöneltti. konfederasyon başkenti tarsonisten korhala bin tane nükleer füze atıldı. bu vahşi saldırı sırasında 4 milyon insan öldü. kısa bir süre sonra çok değerli koloni korhal; uzayda dolanan "fazla" ısınmış, üzeri siyah camla kaplanmış dev bir küre oldu .

    haberler, umojan sınırında gizli bir üstte saklanan arcturusa ulaştığında, intikamın geri alabileceği hiç bir şeyi kalmayan arcturus ve adamları her ne pahasına olursa olsun bir gün konfederasyonu devireceklerine dair yemin ediyorlardı .

    kendilerine korhalın evladları ismini verdiler, arcturus ve adamları çok kısa bir zamanda kendilerini tüm sektorde en çok aranan kaçaklar yapmayı başardılar. sessiz ve akıllıca saldırılarıyla konfederasyona karşı pek çok zafer elde ettiler. ancak adelet adına kazandıkları her savaştan sonra arcturus, konfederasyona bağlı medya tarafından deli ve terörist olarak tanıtılıyordu. kolonilerin çoğu bu kanunsuz gruplarla ilgili hiç kimseye yataklık etmek ya da hizmet etmek istemiyordu. kamuoyu önündeki kötü şöhretine rağmen arcturus konfederasyona karşı savaşmayı bırakmadı. bugün bile korhalın evladları sektörün bağımsızlığı için konfederasyona karşı savaşmaya devam etmektedir .

    savaş

    pek çok koloni ve korsan militan konfederasyon güçlerine karşı birleşmeye devam ediyordu. bu sırada koprulu sector'deki terran varlığı artarak güçlenmeye devam ediyordu. bu durum terran kolonicileri kendilerini içinden çıkılması zor karmaşık bir durumla karşılaşıncaya kadar devam etti .

    bir uyarı yapmaksızın 50 gemiden oluşan bir yaratık donanması uzak bir konfederasyon kolonisi olan chau sara yörüngesine girdi. büyük gemiler hiç bir şeyden şüphelenmeyen koloniciler üzerine ateş açmaya başladılar. gezegendeki tüm yerleşim birimlerini yok edene kadar durmadılar. bu ani saldırı karşısında şaşıran konfederasyon gezegeni koruması için kuvvetlerini bölgeye yolladı .

    konfederasyon, rotasını mar saraya çeviren yaratık filosuna karşı mar saradan büyük bir saldırı başlattı. kendilerini protoss olarak tanıtan yaratık filosu gizemli bir şekilde aniden ortadan kayboldu ve sektorü terk etti. çok kısa bir zaman sonra mar sara üzerinde garip bir yaratık türü daha görüldü. böceğe benzeyen bu yaratıklar protosstan oldukça farklı gözüküyorlardı .

    terran kolonileri kendi aralarındaki politik çekişmeleri bitiremeden bu iki yaratık türünün koprulu sectorde terörü ve savaşı yaymalarını umutsuzca izlemeye başladılar.

    http://www.scuniverse.com/...
    (scorpio19, 21.09.2007 17:10 ~ 23.09.2007 20:05)
  14. starcraft 2 itibariyle gelen yeni üniteler: (şimdilik)
    (bkz: reaper)
    (bkz: viking)
    (bkz: banshee)
    (bkz: thor)

    epey mitolojik takılmışlar görüldüğü üzere.

    daima hatırlanacaklar:
    (bkz: firebat)
    (bkz: goliath)
    (iao, 20.10.2007 01:49)
  15. birkaç saat içinde yayına girmesi beklenen stil. (gerilim verelim azıcık)
    (camel, 26.03.2008 19:24 ~ 22:37)
  16. yayına girmiş olan stil. teknolojinin son ürünü css 3 de kullanılmıştır içerisinde.

    not: eh, sonunda elime yüzüme bulaştırdığım ilk stil oldu. ancak sorun ie'den kaynaklanıyor. tüm suçu da kendi üzerime alınmayayım. yine de idare eder bir stil haline geldi. umarım beğenilir.
    (camel, 26.03.2008 22:31 ~ 22:50)
  17. buralar eskiden dutluktuya tıklayınca sadece sözlük yazısı görünen stilimsi.
    (bkz: üçüncü nesil yazarların sözlüğü ele geçirme planı)
    (milwaukee, 26.03.2008 22:46 ~ 22:46)
  18. yardırmış stil. tebrik ediyoruz camel'i.
    (kl7mu, 26.03.2008 22:56)
  19. (bkz: terrain)
    (shira, 26.03.2008 22:58)
  20. sarı lacivert ağırlıklı bir sitil. sırf ve sadece bu yüzden dolayı bile kullanılmayı haketmior kanımca.

    (bkz: rep)
    (milwaukee, 26.03.2008 23:03)
  21. kanka listenine koyulan hareketli gif atraktif, ilgi çekici olmuş. fakat, stili uzun süre kullanmayı düşünen biri için ana frame'in hatırı sayılı bir bölümünün üzerine geldiğinizde stilin genel tonunun tam kontrastı bir ton çıkmasının pek hoşa gidecek bir şey olduğunu düşünmüyorum. starcraft sever olup, "bir iki saat takılayım" diyecekler için güzel bir stil olabilir ama, uzun süre kullanmak için ziyadesi ile rahatsız edici. kadim stili gibi "seçeyim dursun" diyebileceğimiz, stildeki genel tonların korunduğu bir stil olmamış.
    (thedewil, 26.03.2008 23:04 ~ 23:05)
  22. biraz kullandım da, gözümü yordu cidden. renkler konusunda biraz daha uğraşılması gerek.
    (camel, 26.03.2008 23:04)
  23. nuclear launch ikonu çöp' e süper oturmuş. sc hastaları için hakkaten feci güzellik olmuş. sc2 release olduğu vakit yenisini beklerim.
    (radiance, 27.03.2008 00:49)
  24. insanı evinde hissettiren stil.
    camel, eline sağlık dostum!*
    (kısaveacısız, 27.03.2008 01:05)
  25. muradımıza erdik sanırım fakat vaat edilenlerle elimizdeki stil arasında bazı farklılıklar var. yine de eline sağlık der, gözlerinden öperiz kemılımızın.
    (neverlander, 27.03.2008 21:46)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil