şehirlerarası otobüslerin ilk ve son durağı.
(bkz.
otogar)
ilk ayrılık durağı ya da tersi ilk kavuşma."o" giderken adeta ayaklarına kapanıp yalvardığın , gitme kal ya da gel gidelim buralardan cümlelerinin tekrarının tekrarı olan yer. soğuğu ,kalabalığı didişmesi, simsarcıların türlü tavır aymazlıkları ve bütün şenliğine rağmen bir müddet sonra herkesin çekip gideceği ve bu gidişin ardından sadece ıslaklığına eksoz kokuları sinmiş bir kaç damla gözyaşının zayıf, çelimsiz sigara külü rengindeki yanaklarda asılı kalmasına neden olan büyük ayrılıklar kulesi. düğün ve cenaze gibi iki zıt ritüeli aynı anda aynı yerde görmemizi sağlayan bir yanında ayrılığın (cenaze ) diğer yanında ise kavuşmanın (düğün) ağdalı bir tören havasında ayyuka çıktığı kaçınılmaz kesişme noktası. "o" giderken dudağın dişlerinin arasında sıkışmaktan kanar da yumruğunu bir matkap gibi ta ciğerine sokup çıkarasın gelir. o noktada gidenlerin acısı ağır bir faça bırakır insanoğlunun yüzünde.
vücudun belirli bölgelerinde yer alırlar. yapısı farklı, uzun, kalın ve koyu renklidirler. kendi içinde 3e ayrılır
(bkz:
aseksüel kıllar)
(bkz:
ambiseksüel kıllar)
(bkz:
seksüel kıllar)
lights out albümünden mükemmel bir
antimatter parçası.
insanı kimi zaman sevdiklerinden ayıran kimi zamanda sevdiklerine kavuşturan,herkesin hayatında iyi yada kötü mutaka bir iz bırakan ve sevdiklerimizin ve bizim gözyaşlarına sahne olan yolculuk öncesi mekan.
tıpta "ölüm hali" anlamında kullanılan sözcüktür. anlamını öğrenmemi ise aşağıdaki diyaloga borçluyum.
- .. sonra fenalaşmış ablam. doktor bize dedi ki..ay neydi hani arabaların durduğu..heh terminalde dedi. sonra öldü ablacığım..
+ hee terminal demiş ki yani gidici demek ki.
düz mantık, ama mantık işte.
bilgisayar ağ sistemlerinde sunuculara bağlanan istemcilerin her birine verilen isim. (bkz:
uçbirim)
linux'ta komut yazılan yer. alaksız da olsa (bkz:
sudo)
tom hanksin rolüyle izleyenleri hayran bırakan film.
(bkz:
tekrar tekrar izlenemeyecek filmler)
bazen en lanet olası bazen de en güzel beklemelerin yaşandığı; ayrılık acısının sonuna kadar yaşandığı kavuşmanın yol yorgunluğuna kurban gittiği, insanların hep telaş içinde olduğu mekan
robin cook'un bir romanı. (bkz:
robin cook)
terminal soğuktur hep
yaz,kış,ilkbahar..
denizden çıkıp, rüzgarda durmak gibidir gitmeyi beklemek
ve gitmek kara uzanmaktır üşürken
zamansa kolonya gibidir
ferahlıktır gelmeler, çabuk gelir gitmeler..
(sucre, 10.03.2009 19:26)
eylül 2009'da açılmasını beklediğimiz sahnenin adı. doğaçlamanın buluşma noktası olacakmiş.
bir şehrin en hüzünlü yeridir.
(i c a, 25.05.2009 04:22)
bir
küçük iskender şiiri..
met cezirine takılarak buradaki cinnetin
uzaklara sürüklenen eski
aşkların içinden
atlayabilir mi korkusuzca bir deli aslan
ve böyle bir sirkin kapısında
çocuklara indirimli satılır mı
vasiyet niyetine biletler
kimse utanmaz mı pistte dönerken iskelet filler
nerden bilecekti bu mekan,
bu terminal şubelerinin bekçileri.
nerden bilecekti arkamdan bıraktığımı,
gözlerimin kırmızısını.
bildiği bir bedendi gidiş saatini bekleyen
şehirlerarası bilet kesen yaşam taşıyıcılarının
giderken sevinç, dönerken hüzün satın alıyorduk onlardan...
mart 1997, ankara, imkanatutuldum