|
|
- seçenekler arasında her zaman yanlış olanı.
- önünüzde yollar vardır ve siz birini seçmek zorunda kalırsınız geride bişeyleri bırakarak her tercih vazgeçiştir bişeylerden yapılan tercihlerin yanlış olup olmaması dogru olana dönülmesi pek önemli değildir bazen en çok acıtandır
- russel d. roberts'in liberte yayınları ndan çıkan kitabı. tam adı 'tercih: bir serbest ticaret ve korumacılık öyküsü'dür. kitap günümüzde üretimin küreselleşmesinin, gelişmiş ülkelerle, asya'nın, çin'in ve türkiye gibi "yükselen ekonomiler"in uluslararası rekabetteki rolleri konusunda okuyucuya bilgiler verir. iktisat öğrencilerinin ve ekonomiyle ilgilenenlerin okuması tavsiye edilir.
- bunun bir de "öss'sel" kullanımı vardır: öğrencilerin öss puanıyla istediği-istemediği-istemek zorunda bırakıldığı, maksimum 24 üniversiteyi kendince sıraya dizmesi eylemidir. bazıları için çok sıkıntılı olabileceği gibi, bazı başarılı arkadaşlar için de "mm... en çok parayı bilkent veriyor.. evet evet bunu 1e yazmalıyım"dır. "tercih dönemi" tamlaması oluşturulacak olursa, dikkatli seçimler yapılması gereken 2-3 haftlık zaman dilimini de ifade edebilir.
- 2007 genel seçimlerinde, oy pusulasına "dokundurulan" mührün üzerindeki yazı.
- tüketici açısından düşünüldüğünde faydanın maksimum oduğu yerdeki mallar arası kombinasyon optimum noktayı vermektedir. tüketici kendi faydasını maksimize etmek istediği için öncelikle hangi malın birim başına düşen faydası (getirisi) daha fazlaysa onu tercih edecektir. bu koşula uygun olarak davranan tüketicinin bütçesine göre hangi maldan ne kadar tüketeceğini anlayabiliriz.
- birbirinden garip milyarlarca insanla dolu şu dünya
her biri farklı bir alemde. kime ne?
ama bazen bakıp sikeyim yapacağınız işi diyorum, dayanamayıp. bir şeyler ters, görüyorum. biliyorum, tercihlerim hep hatalıydı ama yine de, hepsiyle, tek tek, gurur duyuyorum.
ve avutuyorum kendimi, belki de dünyanın geri kalanı yanlış tercih yapmıştı.
|