antalya'da bir lokantada yemek isimlerinin ingilizce versiyonları vitrine yazılmıştır (hayır chicken translate diil). kocaman harflerle yazan "logi" kelimesine bi anlam verilemez ve gidip sorulur, o ne ola ki diye..amca cevaplar: mantı evladım mantııııı.. (logic:mantık'tan kırpılmış da yapılmışmış)
salla ve yuvarla bebeğim: rock 'n roll baby
şeker ahbap: sweet dude
kutsal bok: holy shit
olmaz olsun adamım: fuck off man
dünya çoraplar dostum: world sucks dude
david rules: david kurallar
julia roberts'ın oynadığı ve altın küre kazandığı 'erin brockovich' adlı film 'tatlı bela' diye çevrilmişti halbuki filmin ismi filmin başrol karakterinin ismiydi.
ayrıca bu filmde bir sahne vardı adam julia roberts'a fuck you diyordu ve julia roberst da fuck you back diyordu bu sahnenin türkçeye nasıl çevrildiğini merak ediyorum ***
orjinal adı vertical limit olan ve ülkemizde dikey limit adıyla gösterilen filmin, seyyar satıcılardaki kopya cd'lerindeki çevirisi daha bir enterasan: yatay limit!
brokeback mountain isimli filmin, korsan satıcılarda 'ibne kovboylar' şeklinde çevrilmesi herhalde konuyla ilgili en uç örnektir.
(bkz: based on a true story)