eğlenceli, bazen tam karar vermişken kafa karıştıran, çok fikirli, fikir bolluğundan konuştumu susmak bilmeyen, sene başından beri grupdaş, zeki sınıf arkadaşı.
mangal partisi yapmak için misafiri olduğum ancak bir şekilde kandırılarak * evinde köfte yaptığımız yazar.
mimarlığın bana kazandırdığı ender arkadaşlardan.
not1: gerçek bir mangal partisi için davetlerini bekliyoruz.
not2: mangal yoksa browni de yok. *
zirvetör'de fotoğraflarını görüp da 'aa x' dediğim sonra zirveye katılanlardan yola çıkıp nickini bulmaya çalıştığım sırada hakkında yazılmış "geveze" tanımlaması sonucunda "ahan da bu" dediğim ve yanlışlıkla soruisareti sandığım projedaş, sınıfdaş, okuldaşım, taşkışladaş ve en son olarak partidaşım.. zor insan vesselam, 'bi sus iki rekat' diip, ardından da 'şaka yabtım' diyerek gönlünü almaya çalışarım özellikle "aşkolsun" dedikten sonra..
derste konuşunca rahatladığını ifade etmek için,ders sonrası 'oohh be rahatladım,demek ki konuşmak benim için sıçmak gibi birşeymiş.' gibisinden bir tespit yapan kendini bilen,herşeyi bilen insan.yılbaşında beraber rakı içip doğaçlama türkçe blues söylediğimiz arkadaşlardan biri.şu aralar acaba aramızda bluetooth bağlantısımı var diye düşündüğüm,aynı anda sigara içmeyi düşündüğümüz,zaman zaman aynı anda aynı söze girdiğimiz şahsiyet.bazen taşkışla'dan beşiktaşa'a kadar kendisine ön koltukta eşlik ettiğim,beni ilk tanıdığında uyuz olup 'kim lan bu entel' diye düşündüğünü de böyle bir ortamda itiraf etmiş kişi.proje dersi konuşmalarındaki en cevval ekürim.
zamanın birinde nametag'imle poz verdiği ve şekil itibariyle aynı konsepti paylaştığımız için (ki top sakal, uzun saç ikilisi oluyor bu) herkesin kendini ben zannettiği, ben olan benle karşılaştıklarında ise "abi kilo vermişsin" gibi söylemlerde bulundukları kişi. en sonunda fantastik bir yöntemle kamuoyuna keskin farklılığımızı deklare etme ihtiyacı duyduk. çok yakında.
my new purple shoes
bin amazin' the people next door
and my rock'n'roll forty fives
bin enragin' the folks on the lower floor
i got a way with the girls on my block
try my best to be a real individual
and when we go down to smokies and rock
they line up like it's some kind of ritual
oh give me a good guitar
and you can say that my hair's a disgrace
or just find me an open car
i'll make the speed of light outa this place
i like the good things in life
but most of the best things ain't free
it's the same situation just cuts like a knife
when you're young and you're poor and you're crazy
young and you're crazy...
oh give me a good guitar
and you can say that my hair's a disgrace
or just find me an open car
i'll make the speed of light outa this place
güzel gitar soloları atabilen, pedal ve gitar koordinasyonunu iyi ayarlayabilmiş müzisyendir. city beats grubunda elektro gitar çalmaktadır. ayrıca bazı parçalarda vokaldir.
ne güzel şarkıdır bu, roger taylor negzel bir heriftir! aman tanrım!
queen'in en maskülen şarkılarındandır bence. her şarkılarında olduğu gibi bunda da cıvımışlardır tabi, kız gibi bağırmışlardır, "young and you're crazy" kısmında.
(bkz: hastasıyım)
gün itibariyle 3406 nolu stüdyoda hüseyin kahvecioğlu ve arda inceoğlu'na , arkadaşıyla beraber çok devrimci ve ütopik bir projeyi çok iyi sunan, apple dizüstü sever insan. söz konusu projelerinde itü arazisi içerisinde bulunan g-mall' u havaya uçurmak ve gökkafesi soymak gibi acaip fikirleri vardı, arda hocanın "stadyum kalsın aslında yaa" gibi bir itirazına; "ben de beşiktaşlıyım" cevabını vererek bizleri de yarmıştır. kantinde şurda burda görürdüm kendisini ama proje sunarken görmeyi hiç ummamıştım; süper oldu! severim eğlenceli ve esprili iş yapan insanları. sevgiler...
büsbütün karanlık bir şarkı olsa da, dinlendiğinde iyi hissettirir, o asi havayı ve huzursuzluğu senin üzerine de bulaştırır. işteyken okuldayken dinlenmesi sakıncalı, "ben yokum daha fazla" denilip en yakındaki bara atabilir insan kendisini. koro ve vokal yine pek aşmış olan queen nimeti.