ortada yapılması gereken bir iş olduğunda, onu hem yapmak istemeyen, hem de en iyisi olarak yapılmasını isteyen kişidir bu.
misal final dönemindesinizdir. proje çizmeniz gerekiyordur. ve tabii ki canınız yapmak istemiyordur. fakat yapmaya başlayınca da yok efendim "şurası söyle oldu ben bunu bir daha çiziyim", vay efendim "önce bilmemneli kağıda çiziyim sonra fotokopide bilmemneli kağıda çektiriyim", "ben bunu kurşun kalemle çizmiyim, güzel gözükmez, hafif de piskopatım, rapidoyla filan çizmeliyim" gibi saçma sapan düşüncelere kapılırsınız. kendi kendinize işkence çektirirsiniz. resmen acı çeke çeke o proje biter, ya mükemmel olur, ya da tembelliğinize yenilirsiniz, bi boka benzemez.
bir organizasyon düzenlerken de, yemek yaparken de, ödev yaparken de saçma saçma tembelliğiniz ve mükemmeliyetçiliğiniz arasında kalırsınız, insanlar da şaşırır artık "noluyo lan sıyırdı yine" diye.
genellikle tabi işler hep kafanızdadır. bilgisayar karşısında mal mal otururken kendi kendinize sıkıntı yaratırsınız ama içinizden bir şey yapmak gelmez.
ve tabii tembelliğinizden "tembel mükemmeliyetçi" diye ukte verirsiniz. sonra mükemmeliyetçi yanınız gelir onu paşa paşa doldurur.
gerçek insan örneğidir.
acayip takım oyuncusudur ama takımın üyesi değildir. herkesi yönlendirir ama kendisi bir halt yapmaz. her şeyin de harika olmasını ister olmazsa kızar.
bu tipler futbolda genelde kalecidir, iş dünyasında yönetici...
teoridedir tüm mükemmelliyetçiliği; gerisi fıss!
gaza gelir arada bu. "evvet bu sefer her şeyi süper yapıcam hem de erken bile bitiricem" der.
o gaz 5 dk sürer.