nesneleri eksik bir hayat olabilir pekala. şöyle ki;
bin yıldır tanıyorum seni, yüz yıldır görüşmüyoruz. takvimlerden yüz çevirdim. ağzımdan çıkan her kelime, cam kırığı olup, kanatırken dilimi; nefesin, yegane ferahlatıcı sebebim.
nerdesin?
şafak sökmüş, gün sıyrılmış siyahlardan. kan uykularından uyanmamışsa da iyiler; sak hırsızlar, katiller, takım elbise sevicileri çoktan düşmüş yollara. bilsem, kimlerin canı yanacak bu gün? kim ölecek, kim gülecek? hangi ağızlar kan tükürecek. ah bilsem sarılacağım tüm çocuklara. konuşacağım, dağlara taşlara. bir bilsem ben bana ne olduğunu, sana kim olduğunu söyleyeceğim. söylet beni. döndüğün gün, bu gezegeni masmavi bileceğim. gel, beni mavi.
nerdesin?
tahrip edilmiş ruhların tahriş edici lafzlarına maruzum. duymak; becerebildiğim en son şey. kulaklarım (sadece senin) sesine
aşina, gerisi uğultu, gerisi sadece
temaşa.
yoksun.