adı televizyon makinası değil de 'ekşi sözlüğü pohpohlama makinası' olsa daha yerinde bir karar olurdu sannımca. butün programda püfür püfür ekşi sözlük rüzgarı esti. bu arada dikkat şahan çıkabilir'le aynı saatlerde yayınlanması da bir ikileme gebe kalmamıza neden oldu. hatta ben 2 aylık gebeyim..
aziz kedi dışındakilerin mütemadiyen abidik davranış, gubidik esprilere imza attığı ve bu sebeple ekşi sözlükte iç çatışma başlatan program. eee o kadar yazarın hepsi de aklı başında olacak değil ya...
okan bayulgenin özgürü havuza girmeye zorlayarak sudan esprilerle günü kurtarmaya çalıştığı programdır.ekşi sözlük takviyesine rağmen zaganın performansını bile yakalayamamıştır henüz.
off okan, baydın sen de artık dedirten, konuşma programı. okan bayülgenin hayatta kalma çabaları gibi gözüküyor ama okan'ın yaşını hatırlayıp, konuşmalarını yıllardır dinleyip düşünce tarzını biraz anladıktan sonra "yok ya okan öle şey yapmaz" dedirten program. kanal d yayınladığı sürece sabit rating ile gideceğini düşünüyorum. eskisi gibi zirvelerde olmasına pek ihtimal vermiyorum.
(bkz: nerde o eski günler)
(bkz: nerde o eski showlar)
(bkz: nerde o eski bayramlar)
bu akşam başlı başlına beni yarmış program. okan bayülgen bol bol ece gürsele ayar verirken, karşı saldırı hakkı devrimden okan bayülgene gelmiştir.
canlı yayına telefonla bağlanıp, ibrahim tatlısesle aynı yaşta olduğunu söyleyen teyzem ayrıyeten yarmıştır.
-ama okan gülme ya dalga geçme
+...
-valla diyorum okan, bak oğlum kızıo
+....
okan bayülgeni bilmem de ben korktum. teyzem bu saate kadar oturmuş izlemiş programı sonra okan bayülgen kadınla dalga geçiyor. cık cık. hiç yakıştıramadım. tabi oğlu kızar.
dün geceki (ya da bu sabahki) bölümünde seda sayan ın müzik kulağının varlığına tanık olduk. kadın machine's in my head kısmını bile fena söylemedi ha.
programdaki "müslüm baba" pankartli deliler biz olup, reklam arasında okan bayülgen'in seyircilerin bir bölümünü kötü şekilde azarlayışıyla bizi üzdüğü hededir.
ali poyrazoğlu'nun programın sonlarına doğru (zaten kendisi yeniden başlayacağı radyo programını bahane ederek erken kaçtı) hakkı devrim'e ayar verme çabası onu biraz uyuz insan moduna soktu. ama programın başında son tiyatro çalışması (ismini hatırlayamadım) hakkında, yine megaloman tavırlar sergileyerek bazı kişilerin* kendisine daha fazla gıcık olmasını sağlamasına rağmen, güzel konuştu*
gülden karaböcek'in şarkı söylerken gözlerinin içinin parıldadığını görmek de ayrı bi duygu yaşattı bizlere. 70'lerden kalma sahne hareketlerini tebessümle seyrettik. ama aynı şarkıyı, 'dilektaşı'nı, üç defa söylemiş olması işin biraz kabak tadı vermesine vesile oldu.
cem mumcu'nun pek konuşmadığı, konuşmaya fırsatının olmadığı programda, okan bayülgen, cem mumcu kitaplarını saymakla yetindi.
uğur dündar, karizmasıyla, anılarıyla programa ayrı bir tat kattı.
medya arkasında gösterilen iki türk filmi seyirciyi kahkahaya boğdu.
televizyon makinası'nın başarılı bölümlerinden birisiyidi* şahsım adına rahatlıkla çok eğlendiğimi söyleyebilirim. evet*