dün gece
* seyirciyi haddinden fazla eğlendirdiğini gözlemlemiş bulunduğum program
*
özellikle
gürgen öz ve
murat akkoyunlu nun skeçleri bu programda oldukça başarılıydı.
ali poyrazoğlu'nun programın sonlarına doğru (zaten kendisi yeniden başlayacağı radyo programını bahane ederek erken kaçtı) hakkı devrim'e ayar verme çabası onu biraz uyuz insan moduna soktu. ama programın başında son tiyatro çalışması (ismini hatırlayamadım) hakkında, yine megaloman tavırlar sergileyerek bazı kişilerin
* kendisine daha fazla gıcık olmasını sağlamasına rağmen, güzel konuştu
*
gülden karaböcek'in şarkı söylerken gözlerinin içinin parıldadığını görmek de ayrı bi duygu yaşattı bizlere. 70'lerden kalma sahne hareketlerini tebessümle seyrettik. ama aynı şarkıyı, 'dilektaşı'nı, üç defa söylemiş olması işin biraz kabak tadı vermesine vesile oldu.
cem mumcu'nun pek konuşmadığı, konuşmaya fırsatının olmadığı programda, okan bayülgen, cem mumcu kitaplarını saymakla yetindi.
uğur dündar, karizmasıyla, anılarıyla programa ayrı bir tat kattı.
medya arkasında gösterilen iki türk filmi seyirciyi kahkahaya boğdu.
televizyon makinası'nın başarılı bölümlerinden birisiyidi
* şahsım adına rahatlıkla çok eğlendiğimi söyleyebilirim. evet
*