görseller
televizyontelevizyon
televizyontelevizyon
belki ilginizi çeker
  1. · dünyanın en esrarengiz üçlüleri
  2. · kolesterol
  3. · reklam
  4. · provokasyon aracı olarak medya
  5. · hayatın monotonluğu
  6. · boob tube
  7. · john fiske
  8. · kanal b
  9. · iyi ki icat edilmiş denilen aletler
  10. · dünyayı değiştiren makina
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · itü sözlük hiçbirimiz komiklik yapmıyoruz günü
  2. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  3. · yaran diyaloglar
  4. · behlül sözlük yazarı olsa kullanacağı nick
  5. · author
  6. · dersim katliamı
  7. · aşk ı memnu
  8. · youtube
  9. · msn messenger

televizyon  

 sayfa  / 3
  1. lan bu başlık nasıl bu zamana kadar açılmaz dedirten hayatımızın çocuğunu gözgöze geçirdiğimiz aile ferdi.
    (radula, 16.03.2004 21:39)
  2. liseye basladıktan sonra düzenli seyretmeyi bıraktığım şuanda hala düzenli seyretmediğim iletişim harikası şeytan kutusu
    (dreamy, 16.03.2004 21:52)
  3. insanları robotlaştırma konusunda daha iyisi bulunmamış alet.
    (kahraman, 20.03.2004 16:03)
  4. herşeye rağmen insanların vaktini en çok alma rekorunu elinde bulunduran , kanımca şu sıralar internetle yaman bi rekabet içinde bulunan yüzyılın icadı
    (briseis, 29.03.2004 17:45)
  5. alamanların deyimiyle alıcıdan aldığı görüntüyü eve getiren kutu
    (homo erectus, 29.03.2004 17:46)
  6. ecnebiler ona "magic box" derler.
    (sensey, 29.03.2004 18:28)
  7. bizimkiler de "vizontele"
    (sensey, 29.03.2004 18:28)
  8. aptal kutusu
    (lethe, 14.08.2004 16:16)
  9. internetin önlenemez yükselişiyle çoğu kimsenin yaşamından çıkan fenomen.
    (excalibur, 24.11.2004 21:09)
  10. (bkz: beynin pelteleşmesi)
    (viola, 21.01.2005 16:45)
  11. ilk gördüğüm günü hatırlıyorum, bir kutunun içinde saklanıp düğmeye dokunduğun anda ortaya çıkan mini mini insancıklar vardı içinde. çok sevmiştim tıpkı ayının yavrusunu kucakladığı gibi sarılıyordum ona bu benim diye... ama anladım ki aslında o beni sevmemiş, bana hastalandığımda bir çorba, bir sıcak ıhlamur bile kaynatmamış. gençliğime küreselleşmeyi aşılamış, bana para karşılığı beceriksiz evlenme oyunlarını ve hatta kameralarla insanların özel hayatlarını izletmiş. bana bu güne kadar çaldığı zamanımı geri vermemiş. o şimdi ömür boyu sürecek hapis hayatını karanlık ve soğuk bir bodrumda geçiriyor. ta ki bana anlatıcak güzel hikayeleri olana dek...
    (sabahsız, 11.03.2005 18:24 ~ 18:26)
  12. çocukları bilmiş yapan, birçok şeyin farkında yapan saflığını (tek bir şeyden ibaret olmasını) elinden alan bir canavar. hüüp diye içine çeken, akıttığı salyalarla insanların beynini yıkama özelliği olan bir canavar. küçüklüğümde -yani televizyon henüz bu derece değilken- televizyonkolik olmama rağmen kılpayı da olsa kurtulduğumu düşünürüm.
    (viola, 30.07.2005 09:00 ~ 09:01)
  13. (bkz: televizyon makinası)
    (man on the moon, 06.11.2005 12:39)
  14. şu anda yayınlanmakta olan dizilerin topunun yayından kaldırılmasını istemekteyim. yerine de yenileri gelmesin. bir müddet beynimiz huzura ersin istiyorum. yerine national tarzı börtü böcek avcıları belgeselleri falan konsun. amcanın biri yılanların, timsahların arasında cirit atsın , aslanların yelelerine asılsın bi de ağzımız beş karış açık halde izleyelim. ulukartalların en hızlısı gwaihirmehmet ali erbilile kuşun aydın 'ı alsın orthanc'ın en tepesine hapsetsin. uruk hai 'lerde seda sayan ve nihat doğan duo'sunu kovalasın..böylelikle rahat nefes alabilelim..televizyonda kitle imha silahı olmaktan çıksın.
    (troke, 26.05.2006 23:03)
  15. altında az sayıda giri gördüğüm için sevindim fakat bu girileri bir tane arttırdığım için üzüldüm.

    bi de (bkz: televizyonunuzun ayarlarıyla oynamayınız kapatınız)
    (libertar, 26.05.2006 23:58)
  16. çok acayip bir ilişki var bununla insanlar arasında. diyorlar ki mesela, "bunları izlemek istemiyoruz". "lerzan mutlu izlemek istemiyoruz". "ajdar görmek istemiyoruz". "izleyecek bir şey yok". "kanalları değiştiriyorum hep aynı şeyler". "dizi izlemek istemiyoruz bıktık". "televizyon çok kirlendi". "bize hitap eden birşey yok". şikayet edip duruyorlar. televizyon izlememek, başka şeyler yapmak gibi bir seçenek olduğu çıkmış insanların aklından. onlar duracak karşısında mutlaka televizyonun, o sırada ne çıkarsa bahtlarına.

    en güzeli de bu bak: "televizyonda gerçek sanatçıları göremiyoruz!" sanatçının televizyonda ne işi var manyak! gerçek sanatçı kimdir bilir misin sen ayrıca? görsen tanıyacak mısın? izleyecek misin? "gerçek sanatçı" anlayışın sezen aksu ile, bob ross ile kısıtlanmamış mı senin?

    ne mutlu ki televizyonda sanat arayan insan sanatı haketmeyen insandır, böyle böyle geçinirler işte. anca ağzından "sanat" kelimesi çıkar arada, tavuk gibi. "sanat! sanat!" sinirlendim sanki.
    (ördeklerindomatestabanfiyatlarınaetkisi, 25.06.2006 17:14 ~ 23.06.2008 13:00)
  17. içine dünyayı alan kutu.
    (nectar, 25.06.2006 20:27)
  18. bence televizyon insanın kendine yakışanı giymesidir..nasıl tv karlı gösterdiğinde anteni fırıl fırıl çeviriyoruz net göstersin diye işte süklümpüküş biri gördüğümde anteninden tutup çeviresim geliyo.benim gibi hisseden bütün bayan arkadaşlarla buluşmaya giderken şık giyinmem bu yüzden.. antenimle oynasınlar istiyorum.. (penguenden alıntıdır)
    (mudflow, 24.07.2006 15:31)
  19. "evimize almayacağımız insanları evimizde izleyebildiğimiz alet"

    düzeltme: david frost demiş. her kimse...
    (artemisia, 03.09.2006 22:55 ~ 17.09.2006 22:20)
  20. (bkz: telly)
    (scully, 30.09.2006 01:30)
  21. 1907'de icat edilmesinden sonra çeşitli geliştirme süreçlerinden geçen,ikinci dünya savaşı sonuna kadar pek fazla yaygın olmayan,ancak çok çok az kişinin evine giren,savaş sonrası üretim olanaklarının artması,fiyatlarının düşmesiyle satışlarında patlama yaşanan ve günümüzdeki durumuna gelen elektrikli ev aletimiz.

    küçük göründüğüne bakmayın,yıllar boyunca insanlık tarihinde önemli kilometre taşı hep kendisi olmuştur.radyonun elinden aldığı bayrağı yıllar geçtikçe daha yükseğe taşımış,insanları evlerinin salonlarına hapsetmiş,öyle yada böyle fikirlerini,ekonomilerini,davranışlarını yönetmiş ve bunda da inanılmayacak derecede başarılı olmuştur.

    özellikle önemli olaylarda;ki 2.dünya savaşı,seçimler,vietman savaşı,körfez savaşı,devrimler,darbeler,kazalar,saldırılar,patlamalar buna örnek olarak gösterilebilir,televizyon hep birinci el haber alma-verme aracıydı.liderler de bunun farkındaydı.mesela hitler 1935 yılında daha amerika,ingiltere gibi ülkelerde ulusal yayın kuruluşu yokken ulusal yayın kurumunu kurmuştu.herkesin evinde tv olsun diye üretim maliyetlerini düşürmeye çalışmışlardı taa o zamanlardan.

    1960 yılında amerikan seçimlerinde 60 milyon amerikalı canlı yayında başkan adayları nixon ve kennedy'i izleme şansına erişmişti.bu yayını izleyen amerikalılar daha sonra bu yayının fikirlerini etkilemede oldukça etkili olduğunu söyleyecekti...

    sonraki örnekleri kadar ayrıntılı olmasa da vietnam savaşı tarihin ilk "televizyon savaşı" olarak yerini aldı.savaş başlarında amerikanın güç gösterisini gösteren tv daha sonraları kayıplar veren amerikan ordusunu gösterdikçe savaş karşıtı fikirler de tv sayesinde gelişmeye başlamıştı.

    yakın geçmişimizde 1980 darbesinin olduğuna ilişkin açıklamalarda ilk olarak radyo ile elele tv ekranlarında yapılmıştı...

    körfez savaşında milyonlar canlı savaş izleme şansına erişmişti bu sefer(nasıl bir şanssa).cnn'in başını çektiği yayıncı kuruluşlar gece görüş kameralarıyla savaşın o acımasız atmosferini evimizin içine kadar getirmişlerdi.zaten türkiyede özel televizyonların kurulması ve türkiyede de bu yayınların yayınlanması o zamanlara denk gelir.

    daha neler olmadı ki aslında?,11 eylül 2001,amerikanın ırak'a girmesi vs vs...hepsi o küçük ekrandan bize taşındı an be an.

    kendi jenerasyonlarını yarattı televizyon.mtv,tv aracılığıyla müziği evimize kadar getirirken,kendi pop jenerasyonunu da yarattı,müzik piyasasının insanlarla direkman buluşmasını sağladı.

    tüm bunların yanında büyük de bir pazardı televizyon.yıllık milyar dolarlarla ölçülen reklam gelirleriyle büyük bir kazanç kapısı oldu.1955 yılında bir diş macunu reklamıyla başlayan tv reklamı serüveni bugün milyonlarca dolarlık reklam kampanyalarına dönüştü.

    peki bir insanın ortalama olarak günde 15 dakika,yılda 4 gün,hayatı boyunca 300 gün reklam seyrettiğini biliyormuydunuz?

    işte böyle birşey televizyon,son yıllarda özellikle gençler için internetin gelişmesi ve yaygınlaşmasıyla çekiciliğini kaybetse de,gene de teknolojik gelişmeler,yeni programlarla gene bir yerlerde bizi bekliyor aslında...

    (bkz: cnn)
    (bkz: bbc)
    (bkz: rtl)
    (bkz: mtv)
    (bkz: reklam)
    (bkz: ne dedin sen)
    (sycrone one, 30.09.2006 20:45 ~ 20:47)
  22. genellikle izlemek yerine zap yaparak vakit geçirmenizi sağlayan alet
    (yiiit, 02.01.2007 15:01)
  23. bir elinizde kumanda, zapping yapıyorsunuz, televizyon kanallarını sürekli değiştiriyorsunuz.
    öte yandan televizyondan da size doğru tutulmuş gizli bir kumanda var. siz onu değiştirmeye çalıştıkça o da aynı şekilde sizi değiştiriyor.
    aslında değişen sizsiniz. televizyon kanallarını değiştirmekle televizyonun kişiliğini etkileyemezsiniz, tam tersine o sizin bilinçaltınıza, davranışlarınıza, karakterinize, yaşam şeklinize, tüketiminize ve daha bir çok aktivitenize etki eder.
    o çok güçlü bir araçtır. kimisini canavar yapar, kimisini tetikçi yapar, kimisini canlı bomba yapar.
    peki ne zaman yapar bunları? işte can alıcı soru. siz onu asli vazifesi dışında kullandığınız anda o sizi yönlendirir. doğru kullanabilirseniz teknolojinin bir nimeti olarak karşınızda durur. etkilenmek istediğiniz şekilde etkilenirsiniz. unutmamak gerekir ki televizyonlar tuzaklarla doludur. özellikle çocuklar için gelişme çağında bir ebeveyn rolü üstlenerek terbiye verir. çocuk televizyonda ne görürse onu alır. kişiliğini ona göre belirler.bazen de şiddeti özendirir.
    yetişkinlerde de nahoş etkiler yaratır. zira televizyon uyuşturucu görevi de yapar. size sunulan programlardaki pembe tablolar, gerçek hayattaki olaylarla karşılaştığınızda sizi hayal kırıklığına uğratabilir.
    dünyaya televizyon gözü ile bakmanın sonucunda bunalıma da girebilirsiniz.
    ekranlardaki o şatafatlı hayatları, o mutlu tabloları görüp onları taklit etmeye çalışabilirsiniz. yeni bir saç stiline, yeni bir kolyeye bir dizinin ya da filmin başrol karakteri sayesinde sahip olabilirsiniz.
    maksadını aşacak şekilde ve aşırı televizyon izlemek tembelliğe sebebiyet verir. geri kalmış ülkelerdeki televizyon politikalarına baktığımızda ise ,halka sürekli cafcaflı bir sunum yapıldığına şahit oluruz. maksat gerçekleri örtbas etmektir. örneğin işsizliği, çöpten yiyecek toplayanları, soyguncuları, yolsuzlukları unutturup halkı tatlı bir rüyada kandırmaktır amaç.
    modern çağın en önemli icadı olan televizyon gerçekten bir kitle iletişim aracıdır. ama aynı zamanda sinsi bir düşmandır. uyanık olmak gerekir.
    (dirk nowitzki, 11.01.2007 11:13)
  24. halkın talep ettikleri televizyondan sunulduğu sürece, kültürel bağlamda en etkili silah olmaya muktedir olgudur.
    (gunship, 11.01.2007 11:47 ~ 11:47)
  25. john logie baird tarafından keşfedilmiştir.
    (soldier in the army, 11.01.2007 17:03)
 sayfa  / 3

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil