|
|
- arapça yoktan varetmek anlamına gelir. allah'ın sıfatlarından biridir. cabir ibn hayyan'ın da amaçlarından birinin bu olduğu yani laboratuvar ortamında hayat üretmek olduğu söylenir fakat cabir ibn hayyan kitaplarını sadece kendisindenders alanların anlaması için genelde simgelerle dolu ve hatta şifreli bir dille yazdığı için bu muhtemelen onun eserlerini donradan okuyanların bir yanlış alamasıdır.
- tevrat'taki yaratılış kitabı'nın eskiden yaygın olarak kullanılan adı.
- enis batur'un bir şiiridir..
biraz otobiyografi, biraz da intihar mektubu kokar..
çok uzundur, hepsini yazmak istesem de alıntılar yapacağım sadece..
dört bir ucundan
tutuşmuş
muş yerküre , bana ne : je fe sö kö je pü mua
gözlüyorum teleksi :
iskelet ,
çıkıyorum çıkın kınımdan
bir kılıç ki kesip durduramıyor
ateşi
kör,pas,çürük,leş yemyeşil
bir tutku
geçmişte kalan.
...
kimim ben
ve ne arıyorum korun
merkezinde ? yitip gidiyor soru
daha onu ona sorduğum an ,
belki gidip anlamını arıyor
henüz ateşin değmediği bir yerde ,
belki de yanıyor
işaretine takılan serseri
bir kıvılcımla .
sordum bu soruyu ben şimdi
ve kendim dönüştüm o an
bir soruya ,
dönüp bir halden ötekine
çevirdim bütün kelimeleri :
bir karşılık aradım karşılıksız
içimden yükselen ünleme .
let’us go then you and ı
kaldıysa siktirip gidecek bir yer
you and ı
yani ben ve öteki
yani ben ve ben yani
içimdeki kinci ikinci.
...
beni mi arıyor şimdi ,
beni mi arayacak birazdan ,
unutabilir mi beni benden
ayıran saydam hakikatı ?
kem melek : yeni , yepyeni
bir kelem imparatorluğunun
sınırından yeni geçtim : ara ,
esirge şimdi beni !
işte belgelerim : pasaportumda
uzak rıhtımlar için sonsuzluk vizeleri ,
kafakağıdımda silik , güvenilmez
bilgiler : doğum yeri : kakania ,
istikamet : kastalien ,
baba adı okunmuyor , ana meryem ,
harfler mezhebinden ,
ölüm tarihi belli .
bir de aşı kağıdı: kayıtlıdır
her türlü mikrobun hanesinde
diye yazmış mor morg bekçisi ,
nereye gidebilirim bütün bunlarla
elimde ? aşabilir miyim sedleri
fotoğraflarım
profilden kayıtsız
önden küstah ve boşgurur dolu
doldururken elektronik arşivleri ?
...
yanıyorum ,
yanıyorsunuz ,
yanıyor yavaş yavaş herşey ,
kıvrılıyor kağıtlar, evler tütüyor ,
dörtbiryandan yükseliyor ısı.
inin otobüslerden , diyorum ,
atlayın pencerelerden ,
terkedemeyeceğiniz bu gemiyi
ne olur söndürün .
...
kaldım burada
ve uzaklaştım hergün çıkış
noktamdan : sayıldı herkes de
farkedilmedi yokluğum .
sanıldı ki gibiydim ,
sanıldı ki aynıydım ,
eşit ve benzerdim ,
sanıldı ki kadından doğma
bir safra ve sevda alaşımı ,
kan ve kasnak bütünüydüm :
kimse farketmedi ayrıldığımı .
...
ve topluyorum usul usul ,
derişiyorum binlerce usulde ,
katlanıyor içimde
dışımda açılan anlam varakları .
ayetler : yol göstermiyor.
ayetler : çağırmıyor hiçbiri
hiç kimseyi hiçbir ibadete.
ayetler : kara süt dolu memeler
gibi yırtılmış sessizlikten söküp
getiriyorlar peçeli hakikatı .
aracı değilim ben
ey konup geçen
dağladığım som satırlara :
elçi değilim beni aşan
bir kaynağın giz tohumuna :
benim konuşan burada ,
benim susan , konuştuğum an
benden taştığında .
gecenin çekirdeğinde bir arayış ,
şafağın tekvininden
akşamın inişine dek içe kapanış
ve yıllar yılıdır uykusuz ,
niyetli , geçirgen bir gövdede
toplanmış arı söz : benim
konuşan hala kim olduğunu
bilmeden.
...
kaçıp gidebilir mi yoksa
kalemimin önünden o telaşlı
harfler ve oynadıkları büyük ,
yabanıl kumar ? ezilir miyim
kaldırdığım kayanın altnda
kalır mı göçmen tinimi
taşıyan bu fakir , çelimsiz gövde ?
...
kim sayıyor peki
bütün sayılabilecek olanları , kim
eksiltiyor artabilecekken
önümüzden geçen bu seyrin tortusunu ?
benim işim değil belki
olup bitene bir anlam aramak ,
benim elimde değil
birkaç gün sonra olabilecek bir kazaya
uzanıp buradan
başka bir yön vermek .
defterim açık önümde ve kıyasıya
beyaza çekiyorum öylece : bir an
çekilsem masadan
başka bir kaza
daha sert bir kavisle geçecek
berikinin yerine
diye
uykusuz , aç ve gündüşüne tutsak
yazıyorum .
yazıyorum : önümde ışıklı küre ,
bir uçtan ötekine
panoramada ki her tınıyı , her deviyi ,
toplu başeğmeleri ve kişisel isyanları ,
onur ve katlanmışlık kutuplarına
dağılmış esrarlı bir dengeyi ,
yıkılan ve direnen görkemi yazıyorum .
...
üflüyorum ve bilmiyorum
can mı
sur mu nefesimin doldurduğu
isim , sönüyor mu ateş
yayılıyor mu
görmüyorum ,
görmüyorsunuz
görmüyor kimse
gecenin gündüzden ayrıldığı
sınırda zamanın bomboş oyununu .
gelin öyleyse : başlıyor tören ,
başlıyor gövdemi tinimle
yüzleştirecek görkemli kan
operası : sökün edin hepiniz
nan ve kör , tutsak ve sağır
gerilin açtığım perdeye
en yüksek perdeden inen
sesle :
kün !
|