hiçbiri yeniden yayınlanmasın bence. çünkü hafızamızda onları izlediğimiz zamanların şartlarına uygun olarak kalmışlar. şimdi seyretsek kıyafetlerden tutun da konuşmalara kadar herşeye güleriz. o döneme göre aslında ne kadar güzel olduklarını anlayamayız.
değerlerini yitirirler.
mesela çocukken hayat ağacı 'ndaki teğmen mestırs'a aşıktım. yıllar sonra tekrarını seyredince ilk aşkımdan tiksindim. hiç gerek yoktu hafızamda kalanları bozmaya.
misal cnbc-e tüm dizilerini kafadan böyle sayar. öyle ki bir diziyi aynı hafta içinde 4-5 kere izleeyebilirsiniz. böylece embesil bile olsanız, en işe yaramaz dizilerin bile repliklerini ezberleyebilirsiniz.
bugünlerde nokia 8110 cep telefonu almak,
ya da evimize renkli televizyon gelmesidir,
her iş toplantısı sırasında ilkokul öğretmeninin içeri girip yakaya kurdele takması,
ya da çok istediğimiz üç tekerlekli bisikleti artık (yirmisinden sonra) alacak paramızın olmasıdır, bu dizilerin tekrar yayınlanması.
hiç biri ilk zamanlarındaki kadar güzel gelmeyecek, o kadar heyecanlandırmayacak. o zamanın iyileri, hayallerimizde koyduğumuz yerin dekoruyla bütün ve güzel, eski ve eski olduğu müddetçe güzel.
ilk defa bir diziyi başından izlemeye başlamışken, birkaç bölüm sonra yayından kaldırılmıştır. yedirememiştir bazıları sanırım. hala çok özlüyorum bu diziyi.