belki ilginizi çeker
  1. · madde 98: hiç olmayacak birine dünyanın en inanılmaz konuşmasını yap (reklam)
gündem
  1. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  2. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  3. · disko kralı
  4. · aklidengegorecelibikavramdir
  5. · itü sözlük hiçbirimiz komiklik yapmıyoruz günü
  6. · aşk
  7. · hayatında hiç star wars izlememiş insan modeli
  8. · kız arkadaşı mangoda alışveriş yapan erkek modeli
  9. · ak parti düşmanlığı

teknoloji arızası  

  1. teknoloji, insan bilincinde "error verdi” demek. teknoloji, bizim, insanoğlunun iki önemli yaşam durumundan bir diğeri olan ölümü anlamlandırmadaki görevini bile makine-insanmodellere devrederek, insanoğlunu bu dünyaya, erişilmesi zor, ütopik bir manzara gerçeği ile esir etti demektir. hattızatında şu durumda, bu arızanın tükçesi budur efendim.

    artık, teknolojinin en yeni varsayımlarından biri olan, çağın bilim adamlarınca giderek mükemmelleştirilmeye çalıştırılan ve özünde insan duyularının kopya edilerek yapılandırılması biçiminde öngörülerek yaratılması muhtemel insansı-robotlar çağını arzulamasının, tüm bu konulu bilumum amerikan filmlerindeki yapay zekaya da bilinç ya da insana ait çeşitli duygusal fizyonomilerin bir öncülü olmaktan öteye geçmeyen bir kurgunun basit bir parçacığı olarak (indirgenen) insanın, artık tüm bunlara bile gerek kalmadan, düşünülen herhangi bir insan kopyası makine-robotun yerini almasına dair bir gerekliliğe/arzuya dahi yer bırakmadan, pekala (az sonra bir örneğini de vereceğim) bu halleri ile bile, bu kez, küçük bi’ yer değiştirme ile robotsu-insan modeline maalesef pek de gerçekleşebilir bir başarı ile erişme vaziyeti son tahlilde mümkün gözükmektedir artık. ve bilim adamlarının, kurgu sahibi dahilerin, neredeyse bu, 20. yy’dan bu yana kurulan düşünsel hayallerini gerçekleştirme durumları, artık müjdeyi verelim ki, hiçbir çabaya zahmet bırakmadan ve belki onlar için daha da erişilmez ve hayal edilmez bir acayip halin yerini alması ile nihayet buldu. (tebrikler, şak şak şak...) neden mi(?) bu kadar karışık/anlamsız konuşuyorum, belki artık duygu ve düşüncelerim de error(!) vermiştir; bu durum karşısında da ondan.

    aslına bakarsanız, teknolojinin bu safhasında ki neticesine hüküm verecek kadar zeki, ya da bilgili, ya da öngörü sahibi biri değilim (haşa), basit bir sosyal gözlem unsurunu dikkate alarak bu, kendimce açık durumun sonucunu yansıttım sadece. peki ne mi bu sonucu veren malum durum? durum aslında, belki her gün rast geldiğimiz, basit(sandığımız) bir aşinalık, ama öte yandan sonuçları kaygılandırıcı olmak ile beraber ve hem de başka hiç bir dehşet verici bilimsel kurguya yer bırakmayacak şekilde bir anksiyeteye düşürecek olan insanlık adına tahmini zor ama gayet mümkün bir umum-i hal.

    beni, bu sonuca ulaştıran, az evvel de dediğim gibi, aslında her gün kullandığımız ya da şahit olduğumuz ve artık popüler kültürün bir parçası oluvermekle beraber neredeyse kanıksadığımız durumlardan biri olarak teknolojinin her anımıza, adeta hayati önem unsuru olarak atfettiğimiz durumu ile bunun dışında hayati-liğimizin de ötesinde bizi esir eden akıl almaz vurgusu. şimdi vereceğim örnek, yaşadığımız ülkeden bir örnek, (ve ana haber bültenlerinin birinde rast geldiğim...)

    trafik. malum, kazalar, sürtüşmeler, stres vs. her türlü olumsuzluğu içerisinde barındıran bir karmaşa hali. bu vakalardan en kötüsü de tahmin de edeceğiniz üzere, bir trafik kazası ve çoğunlukla sonuçlanan ölüm haberleri. tüm bunlar maalesef bildiğimiz fekat önüne geçemediğimiz (çalıştık mı? -bilmiyorum, ya da daha henüz oraya geçmedik?!) acı durumlar. ama şimdi, rastladığım durum, bu hayati mevzunun ötesinde-liğini işaretleyen ve gayet duruma uygun gelecek soğukluktaki sonucu ile haiz bir gerçek kesit; elinde bir cep telefonu kamerası ile kaza sonucu şekilden şekilde girmiş bir arabanın içinde yine şekilden şekile girmiş vaziyette, tabir yerinde ise, canı sıkışmış durumdaki sürücünün çektiği azabı kaydederek ya da kaydettiğini -korkunç bir vurdumduymazlıkla- sanarak, durumu bir fırsat (artık ne menem bir fırsat ise) gibi gören, içerisinde kim bilir hangi “tube” canavarı barındırdığı bilinmeyen, işte bu robotsu insancıklardan biri. ve duruma oranla bir hayli keyifli, öylece durarak, yanında kayda geçmiş birçok cep kamera ile birlikte ve oluşturduğu inanılmaz bir görevdeşlik ile, olayın o kanlı ve gayet aksiyonel izlenilebilirliğini, kim bilir kaç soğuk-meta tavırlı film ya da görüntünün hayalindeki kendisinin, ilkel bile denmeyecek zihnini bu duruma uygun bir araca çevirerek seyrettiren, gayet heyecanlı yansımasının, ötesinde durup bakıldığında ise değme discovery channel belgesellerine taş çıkarır vaziyetteki ve bi’ o kadar dokunaklı bir “o an” karesinin müsebbiplerinden biri olarak duran insanlık vaziyeti.

    yahu no’luyor? nedir bu kepazelik, kendini bu denli kaptırma, hayatı bu denli hafife alma ve bir gb’lık görüntü alanına sıkıştırma meziyeti/insafsızlığı, hiç mi düşünülmez, bu bir gb’te sıkıştırılmış şeylerin, hani, o teknik tanımı ile, elektromanyetik dalgalar halinde ışınlanıp parçalanarak, bir çeşit sinyale dönüşüp sonra bizim o son model cep telefonu kameramıza yerleşmiş “gerçek” hayatın, bir hayat ve neredeyse öyle böyle değil, az sonra "gerçek" anlamda parçalanmış bir hayat olacağı gerçeği. bu durum, teknolojinin terimleri ile anlatılmaya yeter/değer mi? ailesini yitirmiş/yitirecek bir insanın bu sözgelimi, teknolojik literatürün karşıtlığında yer bile bulamayacağı halini düşünebilme vicdanı ve cesareti ile…

    yahut durum aslında, o, tarihin acı sayfalarına baş köşeden kurulmuş,büyük arenalarında, meydanlarda veya özel adlarla anılan herhangi bir mezbaha duvarında kanlarına doymadan katlettiğimiz, büyük topluluklar önünde ibretlik tablolara dönüştürdüğümüz bir tarihsel acımasızlık bilincinin son durumda teknolojide kendine yer bulmuş bir tezahürü müdür? eğer öyleyse “insanoğlu bu değişmeyen halleri ile yeni kimliğine daha acı ve insafsız ve uyuşmuş bu son vaziyeti ile hazır olsun” derim. çünkü insansı robotlar aramızda ve yeni gelecek onların yaşatacağı/sonlandıracağı hayatların ürünü olacak.

    “hmm... pazarlama seçenekleri şunlar efendim. evinize mi gönderelim, yoksa siz mi gelip alırsınız. seçim sizin…”
    (gülüsevdimdikenibattı, 08.09.2007 22:08 ~ 23.04.2008 16:17)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil