belki ilginizi çeker
  1. · malumun ilamı
gündem
  1. · çok istenip de olunamayan meslekler
  2. · soğuk havada kısa etekle dolaşan kızlar
  3. · dünyanın en güçlü 500 müslümanı
  4. · zongul ducks
  5. · sevgilinin 5 gün aramayıp naber diye mesaj çekmesi
  6. · her yerinden öpüyorum rüştü
  7. · mutsuzluk veren küçük şeyler
  8. · tavuk olsam yumurtlamazdım
  9. · himmet umunç

tekke ve zaviyelerin yeniden açılması  

  1. birkaç seçim sonra pek de tartışmaya gerek kalmadan gerçekleşmesi düşünülen halka hizmettir. halkın iradesidir. (!)

    yök başkanvekili prof. dr. izzet özgenç'e göre, laik devletin, diyanetin ve sairenin kur'an kurslarına dalmasına gerek yok. neden diyanet kurs açsın ki camilerde vs vs. bu işi pek tabii tarikatlar yapabilir. ancak tarikat kimliğiyle değil de, dernekleşirlerse neden olmasın?
    haber: http://haber.sol.org.tr/...

    vay aq sayın seyirciler. yök başkanvekili bunları söyleyebilecek kadar, bunu basınla paylaşabilecek kadar rahat bir ortam bulduğuna göre tekke ve zaviyelerin açılmasına az kalmış demektir. hey gidi hey. vay aq.
    (elpinoras, 12.07.2009 02:46)
  2. harç paralarını bu kadar artırmalarından, eğitimin pahalılaşmasından dolayı olabiliritesi yüksek durumdur. üniversite migros ise, tekke bim'dir. daha ucuz olur heralde insan çekmek için...
    (nicke gerek yok bana ismimle hitap edebilirsin, 12.07.2009 02:58)
  3. (suskungeveze, 12.07.2009 03:01)
  4. rastlantı eseri tam da dün gece sigara keyfi yaparken aklıma gelip de keyfimi kaçıran durum. oysa ben çoktan açıldığını düşünüyorum bu kurumların , legal olarak değil elbet. hiç kimse de itiraz edemez sanırım bu duruma?

    3 ay önce istanbul üniversitesi edebiyat fakültesi'nde dağıttığımız bildirilerde geçen bir cümleyi aynen yazıyorum;

    "akp bir yandan neoliberal politikalarıyla halkı yoksullaştırırken , bir yandan da tarikatler ve cemaatler aracılığıyla toplumu gericileştiriyor."

    sizce yanlış mı?

    bazılarına göre yanlıştı elbet ve bize "islam'a hakaret edemezsiniz!" diye havlayarak saldırdılar ellerindeki çivili sopalar ve soda şişeleriyle.
    (marchus, 12.07.2009 03:01)
  5. akp'nin dincileri (dindar da denilebilir kelimelere yüklediğiniz kavram zerre kadar umrumda değildir) sömürmesidir. açık kardeşim tekkeler zaviyeler açıktır ben sık sık giderim şahsım adına (gerici olduğumdan olsa gerek böyle klavyeye falan elim değince guslediyorum arada) bu durumda akp ile ilişkisi bilinen bir insanın bu sözleri söylemesi islami endişe taşıdığını iddia eden kişileri sömürmek onların sırtlarını tatlı sert sıvazlayıp bizden başka seçeneğiniz yok demektir yemekteyiz çiğdem'in deyimi ile aba altından yorgan göstermektir.
    (otsuz deli ökkeş, 12.07.2009 03:11 ~ 03:11)
  6. 2002 yılından itibaren zaten hafiften faaliyete geçtiler..meclis'te kabul edilmesi mi gerekiyordu ?

    halifelik yakındır..

    ''durmak yok,yola devam''

    (bkz: ağzımı bozmak istemiyorum)
    (kişisel olmayan ileti, 12.07.2009 03:19 ~ 03:21)
  7. hatadan dönüştür.

    asıl olay tekke ve zaviyelerin kapatılması değildi. tam kapsamıyla, tekke, zaviye ve türbelerin kapatılmasıydı. sonrasında anıtkabir isimli türbenin açılmasıyla tekke ve zaviyelere indirgenmiş oldu. şimdi de olumlu bir gelişme olarak yeniden açılmaları gündemde tekke ve zaviyelerin. lakin eksiktir, üstüne bir de diyanet kapanırsa tam olacak. çünkü devletin görevi dini şekillendirmek değildir. dinler bir yorum olduğuna göre, dinin yorumlanmasına olanak sağlayan tekkelerin açık olmaması özgürlük kısıtlayıcı bir durumdur. insanın en doğal hakkı ibadetin devlet eliyle engellenmesi, yasaklanması toplumda öfkeye neden olmaktadır. çünkü ibadet ihtiyacı başlangıç değildir, sonuçtur. eğer ki sorunsa, sorunu çözmenin yolu sonucu bertaraf etmek değildir, başlangıç koşullarını ortadan kaldırmaktır.

    bugün çindeki katliamları anarken, insanların camiye gidememesinden dem vuruyorsak, dini özgürlüklerin kısıtlanmasını toplumsal bir hengameye sebep vermesini makul buluyorsak, alevilerin cem evine resmi statü kazandırma çabasını destekliyorsak tekkelere, zaviyelere de açık olmamız gerekir.

    bu tekkelerin bir çoğu zaten var. tarikatlar var. illegal olsa da var. yasaklanması sorunu ortadan kaldırmıyor, bilakis tarikat üyelerinin toplum nazarında suçlu görülmesine neden oluyor.

    bu sözler, cumhuriyetin kazanımlarını komünizm adına olumlu bulanlara, tek düşmanın 'abd ve irtica' olduğuna hükmedenlere değildir!
    (zülkarneyn, 12.07.2009 03:29)
  8. bazen de toplumun nabzına göre şerbet vermektir.

    ----
    n.d: türkiye'de pek çok sorun var. diyanet işleri başkanlığı'nın, kamu parasını bir mezhebe yönelttiğinden şikâyet ediliyor. siz diyanet işleri başkanlığı'nın kaldırılmasını istiyor musunuz?

    d.b: türkiye'de din ve dinin örgütlenmesi, dini hizmet görevi sivil topluma bırakılmalıdır. her din kesimi kendi kurumlaşmasını, ibadet, din adamı ve din eğitimi ihtiyacını kendisi karşılamalıdır. uzun dönemli amaç bu olmalıdır. geçiş döneminde ise devlet her inanca eşit davranmalı, eğer kaynak dağıtılacaksa bunu eşit ölçülerde yapmalıdır.

    n.d: diyanet işleri'nin kaldırılması manasına gelmiyor mu bu öneri?

    d.b: nihai hedefte tabii böyle bir teşkilatın aşılması lazım. din, insanların, kendi özel anlayışlarıyla yönlendirecekleri bir iştir. resmiyet dine bulaştırılmamalıdır. toplum bağımsızlığını kazanmalı, kendi sorununu kendi çözmelidir. devlet topluma yön vermemelidir.
    http://www.radikal.com.tr/...
    -----

    bundan sekiz yıl önce neşe düzel'in deniz baykal'la yaptığı röportajda benzer ifadeleri kullanmıştı. şimdi ara ki bulasın!
    (zülkarneyn, 13.07.2009 22:13)
  9. ''bu konu yeniden gündeme gelirse kafama sıkarım.''

    ressam 95 m bodrum.
    (çıkar şu üstündekileri ne dediğin anlaşılmıyor, 13.07.2009 22:17)
  10. efendim diyanet sadece dini sabitleyen devlet kurumu değildir. bir araştırma birimidir. burada sünnilik - hanefilik fikrinin ağır basması türkiyedeki inancın dağılışının bir sonucudur.hatırlatmadan geçmeyelim, diyanet atatürkün emriyle kurulmuştur. şimdi islam tarihine bakacak olursak geçmişte yaşamış ama hak olan mezhepler mevcuttur. fakat bunlar taraftar bulamadığı için bugüne kadar yaşamlarını sürdürememişlerdir. bugün hanefiliğin hak mezheb sayılmasının sebebi bu kadar çok insan tarafından kabul edilmesidir. din değişmez gerçekleri olmasına karşın insan yorumuna dayanan bir mekanizmadır. insan yorumuna açık olmasının amacı insanların güzellikte yarışmasıdır. eğer tarikat gibi bir fikri yaşatmak istiyorsanız bunun yeri diyanet olacaktır. kimse sizi ilahiyat okumaktan alıkoymuyor. bugün ilahiyat mezunu bir imamın vaazıyla köy imamının vaazının farklı olması temelde buradan kaynaklanmaktadır. tarikatlar vakıflarla birlikte vardılar ve zamana ayak uyduramadıkları için yok oldular. asıl kavga diyanet-tarikat kapışması değildir sayın arılar. asıl mesele dine bağlı olarak dönen paranın kime nasıl aktarılacağıdır. okunan onlarca kitap, satılan binlerce dvd cd, inanın bazı sanatçılar bile bu endüstrinin parçasıdır. yoksa kimsenin derdi dinle ilgili değil. kuran kursunu diyanet vermektedir. herkes istediği gibi düşünmekte özgürdür. diyanet sizi tarikatsız bırakmıyor. okumuş insan yorumu getiriyor. bu kadar basit. din her önüne gelenin üzerinde yorum yapıp tarikat kuramayacağı kadar hassas özel ve ciddi bir konudur.
    (bağlaçolanki, 13.07.2009 22:40)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil