• atlas

    bu başlık için bir lokasyon bilgisi verilmemiş
  • +6 görseller

    • tekirdağ
    • tekirdağ
    • tekirdağ
    • tekirdağ
    • tekirdağ
    • tekirdağ
  1. kaybolunduğu zaman bulunan bütün yokuşlardan aşağı inilerek denize ulaşılabilen güzel şehir.
  2. çerkezköy cıvarlarında sokak sokak fabrikalrı olan, buraları gördüğüm zaman sanki türkiyenin sanayi kalbi burda atıyor allahım tepkisini vermeme neden olan, genellikle soğuk havanın ve ya sıcak havanın geldiği müjdesini bize önceden ileten güzel yurdumun sosyete açısından biraz az gelişmiş şehri..canı sıkılıyor insanın yapacak bişey yok oralarda..
    (bkz. balkanlardan gelen soğuk hava dalgası)
  3. coğrafi konumu,kültürel yapısı,hava şartları itibariyle yaşanabilirliği yüksek olan bir sahil kentidir.. üretim açısından tükiye de önde gelen şehirlerdendir zira;çorlu civarında fabrika yapılmamış geniş bi alan göremezsiniz.. insanları sıcak, rakısı souk, kızları güzeldir..
  4. marmara denizinin kuzeybatısında, trakya topraklarında yer alır tekirdağ. 8 ilçe, 24 kasaba ve 273 köy olmak üzere 306 yerleşim ünitesinden meydana gelmiştir. hep sessiz, hep sakin, hep reklamsız kalmıştır tekirdağ. üzümü, ayçiçeği, kirazı ve kızları güzeldir. üzümü güzel olan şehirlerin kızları da güzel oluyor nedense...

    bir şiirle anlatalım tekirdağ'ı...

    bir şehri durgun yaşamak nasıldır bilir misiniz?
    rüyada ansızın düşe uyanmak
    alem-i kevn'den, ührevi aleme uzanmak
    bir kadına sevdalanır gibi sevdalanmak
    alnından öpmek uyandığında kızıl aleme
    diğer kızıl aleme daldığında uğurlamak,
    marmara'nın gizemine, yıldız'ın eteklerine...

    bir şehre aşk kadehinde dalmak nasıldır bilir misiniz?
    bade-i aşk! bitmez tadları yakalamak
    bir bağ güzeli gibi tekirdağ'ı yaşamak...
    bir bağ bozumu gibi burulmak,
    şarap kadehinde şehirle dibe vurmak...
    liman sayfiye ışıklarıyla unutmak dünü
    bir balıkçı tezgahında tuz kokmak
    çaydaki demde, ortak koşmak bugüne...
    heredot'un haritasında iz sürerek aramak sevgiliyi,
    bisanthe'ye keşfetmek, rodosto'ya giydirmek tarihi kıyafetini.
    ansızın uyanmak atlas'ın güçlü kollarında dünyaya,
    sevgiliyi, tekirdağ adıyla bugünde bulmak...

    ve kırıldığında gönül hanenizdeki kadehiniz
    eteklerinde anason kokusunu duya duya ağlamak
    nasıldır bilir misiniz?

    artemis'in yatıyla düşmek trakya'nın okuna
    4. murat'ın sürgünü paşa halil misali
    sürgün sürgün aşık olmak tekirdağ'a...
    rakoczi gibi sabah ayazını meltem sanmak...
    binmek altın yeleli bir tarih atına;
    yavuz'la selim'in karşılaştığı ovaya
    paşa süleyman'ın zafer naralarına
    evliya çelebi gibi seyahat diyarımın son durağına
    binmek altın yeleli bir tarih atına
    tırıs gitmek şehrin vurgun şarhoşluğuyla
    dörtnala koşmak trak'larla...
    sevgilinin efsunkar yüzünden yıldız koparmak
    bir yıldız gibi aydınlatmak tarihi tekirdağ'da..
    üç kemaller diyarıdır bu şehir.
    bazen çocuğu namık kemal ile iftihar eder
    bazen mustafa kemal ile harflere hükmeder
    bazen yahya kemal'i ile yollara düşer...

    en umutsuz anınızda hüseyin pehlivan'ı silkiniverir,
    umutsuzluğu, üzüntüyü sevmez bu şehir
    en kızgın olduğunuz anda
    bir gemi çığlık çığlık şarkı patlatıverir...
    lakin geceyle gündüzüne derman olmaz bu şehir
    rüz-u şeb hep kıskançlık halindedir
    gündüz, güneşle raks eder, deniz emir eridir
    geceleri, aya teslim, deniz yakamozlara emir verir..
    sanat alemine hayıflanmaktır
    kelam etmediysen, resmetmezsen alır başını
    şarköy'ün buruk sularına
    kendini gömer bu şehir...

    fasl-ı fül mevsimi ansızın güler ona;
    kiraze sultan hazırdır festival kutlamalarına
    kirazlarla süslenmiş bir sevgili baharda
    bahar kendini haziran kollarına bırakınca
    yaz neşesiyle güler şehrim festival edasında...
    hazanda bir başka güzeldir tekirdağ
    saçları ağarmış bir kadın gibi
    yokuşta bekleyen şehitlik tepesi gibi

    biraz mahrur, biraz buruktur tekirdağ
    bergüzar kalan kalabalığını bekler bir kez daha
    alır üzerine beyaz şalını hazan sonunda
    gelinliğiyle kral yolu'nu geçer, kavuşur sevdaya tekirdağ!

    bir gün denizin med-cezirine kapılırsanız
    üzüm kokan yere gelin...
    kiraz neşesini görürseniz
    anason kokusunu takip edin...
    ve denizin şarkı söylediği yakamoz rengi düşlere düşerseniz,
    bir kadın siluetine doğru gelin
    upuzun duvağıyla masum bir gelin
    hazan mevsiminde ak saçlı bayan
    halden hale zarif bir kadına doğru gelin...
    artık siz de doğanın kabullenemediğini, kabul edin...
    kurduğum kelamların yetersizliğinden o beni affetsin
    siz de affedin...

    bir med-cezir sizi buraya atarsa
    anlatmaya çalıştığım diyardan lütfen devam edin...
    *
  5. sınırları dahilinde bulunan namık kemal dinlenme tesisleri'nde tuhaf bir namık kemal heykeli olan şehirdir. bu heykelin elleri kafanın yaklaşık iki katı genişliktedir ve yıllardır da belediye bu tesise "sen ne yaptın kardeşim,bu ne biçim heykel" dememiştir.