|
|
- baş ağrır ve aç kalınır kimseden rica edilemezki bir şey hazırlayabilsin,bazen bilumum sesten irkilinir,en gıcığı ise tek yaşadığınızı bilen arkadaşlarınızın sürekli eve sevgililerini getirmek için istekte bulunmasıdır.
- (bkz: zil çalmaya duyulan özlem)
(bkz: hıncal uluç tarzı giri girmek)
- eve hakim olan sessizliğe tahammülünüzün kalmaması sonucu televizyonu sürekli açık tutmak suretiyle elektrik faturalarınızın yalnızlığınızla doğru orantılı olarak artması.
(bkz: eve girer girmez televizyonu açmak)
- genel bir tembellik hissinin oluşması ve bünyeye yerleşen suskunluk. sürekli düşünebilme imkanının getirdiği "the wall" filminde pink'in girdiği hallere girme ihtimali. dışarı çıkıp da arkadaşlarla buluşulduğunda kimi zaman ortamdan kopuk olabilme. iç dünyanın her yöne genişlemesi.
- (bkz: yalnızlık)
- kendine sorun yarat, sorununu yine kendinle tartış, neticede kendi derdine derman bulama....
bu şekilde tekerrürden ibaret, harap olmanın kıyısında bir yaşam biçimi.(thor, 24.02.2007 23:49 ~ 23:50)
- (bkz: kendi espirisine gülmek)
- sırtınızı sabunlayacak birinin olmaması...
(yiiit, 24.02.2007 23:59)
- (bkz: özlemek)
- eve geldiğinizde mis gibi yemek kokularıyla karşılaşamamak.
- anketçi olmak
(adsız, 25.02.2007 00:03)
- (bkz: eşyalardan tahrik olan insan türü)
ve ayrıca:
(bkz: @1081678)*
- uzaktan eve yaklaşırken ışıkların hep kapalı olması..
- yanınızdakine metal müzik dinletememek..
- eve menekşe,sardunya,japon balığı,vs..doldurmak,onlarla oyalanmak, o da olmadı 1000lik puzzle alıp odaya yaymak sonra işin içinden çıkamamak..
- gecenin bi körü son kullanma tarihi geçmiş bişey yiyince yatağınıza uzanıp tavana bakarak ölmeyi beklemek ama sora uyuyakalıp sabah yeniden doğmuş gibi uyanmak...
|