o dönemi bilmeyenlere "canınız sıkılmıyor muydu?" sorusunu sorduran dönem. canımız sıkılmıyordu çünkü başka kanalların olabileceğini tasavvur edemiyorduk. televizyon üzerinde birkaç ayrı kanal düğmesi daha vardı. ama niye oraya konulduğunu bile düşünmezdik. belki düşünenler olmuştur ama böyle bir bilgi bana ulaşmadı. sanıyorduk ki, bu düğmelerden biri bozulursa ötekileri kullanacağız. bilmiyorduk. aklımıza da gelmiyordu başka kanalların olabileceği. belki düşünen olmuştur. benim hayıflandığım da bu zaten. benim neden aklıma hiç gelmedi. ben ki, bahçedeki derme çatma tahta masanın altına girer, boş aspirin kapsüllerini masanın alt tarafının içine yapıştırarak uzay gemimde
saygonlularla amansız mücadele yapmış biriyim. ağabeyim gelir "siktir lan böyle uzay gemisi miolur?" diyerek devirirdi gemimi ama olsun. ben gemi inşa, uzay teknolojisi, askeri savaş stratejileri konularını daha o zamandan çözmüştüm. ama televizyon üzerindeki diğer kanal düğmelerine başka kanallar olabileceği ihtimalini düşünememiştim.
yine de bir
televizyonumuz vardı ve biz bununla çok mutluyduk.
*
(bkz:
nispi refah)