gündem
  1. · kesilen kediye acıyıp koyuna hiç acımamak
  2. · her yerinden öpüyorum rüştü
  3. · hayatında hiç star wars izlememiş insan modeli
  4. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  5. · domuz gribi
  6. · 29 kasım 2009 sivasspor beşiktaş maçı
  7. · mutsuzluk veren küçük şeyler
  8. · oliver stone
  9. · mavi duvar

tek eşlilik insan doğasına aykırıdır sorunu  

  1. sözlerime başlamadan önce, "sorunsalı" diyerek değil de "sorunu" diyerek başlık açan yazarımızı* tebrik etmek isterim. şimdi girimize geçelim:

    aslında ilkel* bir sorun bu. her zaman bu savunulur. gerçekten de insanın doğasında çokeşlilik olabilir (dikkat edin; kesin olarak vardır demiyoruz).

    aslında doğada çokeşlilik tüm canlı türlerinde görülmemekte. misal; bugün gorillerin ve orangutanların aşık olduklarını, aile gibi yaşadıklarını, tekeşli hayat sürdüklerini biliyoruz. hatta kimi deniz canlılarında da bu durum böyle (kim denize girmiş de izlemiş diye sormayın; herhalde hayvanların götüne su geçirmez verici takıp izleme gibi bir teknoloji mevcuttur diye düşünüyorum).

    şimdi insanlar için çokeşlilik mevzusuna geri dönelim. wilhelm reich'ın cinsel ahlâkın boygöstermesi eserinde bu konu kıyısından incelenmekte. çalışmanın esas amacı zaten tekeşlilik-çokeşlilik hadisesini çözmek değil, ekonomik yaptırımların ve gelişmelerin toplum ve ilişkiler üzerine etkilerini ve ahlaki dönüşümleri tüm evreleriyle incelemek.

    wilhelm bey bu eserinde, modern toplumdan soyut yaşamış ilkel bir kabile üzerinde gözlemler yapmış. bu gözlemlerde anaerkil toplum yapısından ataerkil toplum yapısına geçişin evreleri incelenmiş. bu toplumda takip ettiği kadarıyla insanlar evlenene kadar serbest bir cinsel hayat yaşıyorlar; ancak mülkiyet işin içine girince insanlar evlendiriliyor ve daha sonra tek eşli yaşam bir kural olarak karşılarına çıkıyor.

    şimdi bu noktada biraz saksıyı çalıştıralım:

    wilhelm bey'in yaptığı çalışma insan doğasında çokeşliliğin bir biçimde varolduğunu ispatlıyor gibi görünebilir. ama ispatlayamaz. burada ufak bir topluluktan yola çıkarak tümevarım ilkesi uyarınca birtakım sonuçlar üretmek yanlıştır. unutulmamalıdır ki insan sosyal bir yaratıktır. yani her toplum kendi ahlaki değerlerini oluşturur. wilhelm bey'in incelediği toplumda evlilik öncesi cinsellikte tabu yokken, afrika'nın bir başka yerindeki x kabilesinde evlilik dışı her türlü ilişki yasak olabilir; bunun da aksini kimse iddia edemez.

    görüldüğü gibi çokeşliliğin insanların doğasında olup olmadığına dair kesin deliller yok. yine de ben doğasında varolduğunu düşünüyorum. hormon salgısı anlık değişmelere açık olan bir yaratığın bu hususta çok kontrollu davranamayacağını kestirebilmek için deney yapmaya pek de gerek yok; ufak gözlemler yeter.

    geldiğimiz noktada ben işe hep faydacı yaklaşan ve at gözlükleriyle gezen bir insan olarak ahlaki yaklaşırım. insanın doğasında çokeşliliğin varlığı yokluğu beni ilgilendirmez. hep doğamdakini yapsaydım kafamı bozanı keser, dağda yaşar, çiğ et yer, daldan dala bağıra bağıra hoplardım*. insanı insan yapan doğasından çok içinde yaşadığı toplumun ve kendinden daha önce yaşayan atalarının iyisiyle kötüsüyle bıraktığı kültürel mirastır.

    eğer bir çifti oluşturan iki kişinin çokeşliliği mideleri kaldırıyorsa buyursun yapsınlar; bir goril, bir orangutan kadar dahi kendilerini yenemesinler; nefislerine söz geçiremesinler. koyayım onların tabiatına da, kültürüne de, doğasına da.
    (eksiksizuyum, 14.02.2006 01:16)
  2. sadakatsiz insanların aldatmayı meşru göstermek için çıkardıkları sorun. açıkça söyleyin önüme gelene vermek ya da çakmak istiyorum diye; siz de rahatlayın, biz de rahatlayalım. sana ne milletin sadakatinden, onları da insanın doğasına aykırı davranmakla suçluyorsun.
    (sarnar, 14.02.2006 03:40)
  3. genetik olarak erkeklerin (kadınların durumu daha farklı tartışılıyor) çok eşliliğe eğilimli olduğu iddiası hiç de küçümsenmeyecek temellere dayanıyor (bkz: evrimsel psikoloji). işin bu tarafını bilimsel çerçeve dışında tartışmanın pek anlamı yok. ama bu genetik eğilimi, üstesinden gelinmez bir dürtü olarak ortaya koyarak davranışlarımızın sonuçlarından kaçınmak için kullanacaksak ben de aldatan erkeği bıçaklamak kadının doğasında var, derim konuyu kapatırım. onun dışında mesele yerleşmiş ahlâk kurallarına uyum(suzluk) ve bunu rasyonalize etmeye çalışmaktır.

    (bkz: mağara adamı teorisi)
    (bkz: şeker/@1051008)
    (recai pengül, 26.03.2007 12:48 ~ 27.03.2007 15:43)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil