tek çocuk olmak   

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. hem çok zor olan ,hem çok keyifli olan durum
    (clandestino1907, 13.05.2004 15:03)
  2. toplumda ön yargıya neden olan durum
    *
    *
    (lothlorien, 13.05.2004 15:12)
  3. genelde anne-babalarından kardeş isteme girişimleri başarısız olmuş insanların içinde bulunduğu durum
    güzeldir ama kardeş de güzeldir
    (nienna, 13.05.2004 15:13)
  4. evde diğer kardeşin öğrenim vb. sebepten evden gitmesi ve diğer kardeşin evde sefa sürmesi
    (kerrigan, 13.05.2004 15:14)
  5. ilerleyen yaşlarda hiç bir karşılık beklemeden size destek olacak, ne olursa olsun sizi sevecek kişilerden yoksun olmak; bir nevi yalnızlığa mahkumluk.
    (esdora, 13.05.2004 19:03)
  6. 11 yıl boyunca içinde bulunduğum, ikiz kardeşlerimin doğmasıyla 2 kere kaybetmiş olduğum, ama şimdi iyi ki kaybetmişim dediğim konum.
    (kay scarpetta, 13.05.2004 21:40)
  7. hep çocuk olarak kalmaya mahkum olmak gibi birşeydir. ne kadar büyürseniz büyüyün ailenize göre onların biricik bebeğisinizdir ve size hep öyle davranırlar.
    (esdora, 29.08.2004 23:32)
  8. (bkz. her seferinde bakkala gitmek)
    (16v, 30.08.2004 02:33)
  9. çocukluk döneminde çok iyidir tek çocuk olmak, aileniz herşeyi sizin için yapmaktadır, herşey size alınır. size ait şeyleri paylaşmak zorunda olduğunuz birisi yoktur. eve gelen her özel şeye el koyabilirsiniz, rekabet yoktur, evde arkadaşlarınızınki gibi zırt pırt kavga ettiğiniz biri yoktur, kimse sizi kardeşinize kötü davranmak veya abinizi/ablanızı rahatsız etmekten dolayı suçlamaz, mutlusunuzdur...

    sonra ergenlik girer, okulda ilişkiler daha zorlaşır, olaylar sizi bazen zorlasa da kimseyle tartışmak istemezsiniz, bu size çok gereksiz ve yanlış gelir çünkü o zamana kadar yaşıtlarınızla veya başka çocuklarla tartışma tecrübeniz yoktur. ama başkaları için öyle değildir, arkadaşlarınız kardeşleriyle pratiğini ettiklerini başkaları üzerinde uygulamaya çekinmezler, bu onlar için çok doğaldır çünkü. siz biraz ezilirsiniz, ama atlatırsınız, belki bu farklılık insanlardan soğumanıza sebep olur. hatta önyargılar yüzünden adınız bencile çıkabilir. ama bunlar işin kolay kısmıdır. çünkü olgunlaştıkça bu etkiden kurtulursunuz, insanların söyledikleri önemli değildir. kişiliğiniz mutlaka etkilenmiştir, biraz çekingen, biraz soğuk bir insan olmuşsunuzdur ama sonuçta bu insan kendiniz olduğunuz için hayatınızdan memnunsunuzdur, sadece farkedersiniz ki o kardeş kavgaları, paylaşımlar, sizi hayata hazırlayan şeylermiş. tıpkı belgesellerde izlediğimiz yavru aslanların birbirleriyle şakalaşırken veya yavru kuşların annelerinin getirdiği yemeği yuvanın ağzında kapışırken avlanmayı öğrenmesi gibi...

    sonra üniversite yılları gelir. hayat kavgası, gelecek endişesi başlar. iş, eş, aile v.b sorunlar kafanızı kurcalamaktadır artık. o zaman farkedersiniz ki eninde sonunda bu hayat kavganızın biryerlerinde size her konuda destek olan ebeveynleriniz sizi yanlız bırakacak, belki daha iş hayatınızı rayına koymadan, belki eşinizi seçmeden, belki çocuğunuzu yetiştirmeden, belki de çok daha büyük ve zor zamanların tam ortasında veya öncesinde... ve bu olduğunda gidip konuşabileceğiniz, derdinizi dinleyecek, yardımınıza koşacak ve sizi karanlıktan çıkartacak bir kardeşiniz de olmayacak. aynı ailede yetiştiğiniz, hayata sizinle aynı veya çok yakın bir pencereden bakabilecek, sizi anlayabilecek, sizi karşılıksız sevecek, zor anınızda, belki eşiniz bile sizi terkettiğinde sizi terketmeyecek, sizin kanınızdan bir kardeş... işte bu fikir kafanızda oluştuğunda kardeşiniz olmadığı için üzülürsünüz. farkedersiniz ki bir kardeş hayatı en azından bir açıdan sizinle paralel ilerleyen tek insandır, ya da tek insan olabilir. bunun ışığı altında düşünürsünüz ki hayatınızı paylaştığınız insanları seçerken attığınız her adımda diğer insanlara göre çok daha dikkatli olmanız gerekir. çünkü olası bir hatalı adımınız affedilmemenize, anlaşılmamanıza ve dolayısıyla hayatta yanlız kalmanıza çok çok daha kolay neden olabilecektir...
    (8844455, 29.12.2004 21:22 ~ 17.06.2005 01:09)
  10. çok sevilen kardeş duygusundan yoksun olmak... bunun dışında annemin eşsiz "aman sakın o çocukla evlenme, tek çocuğun annesından çok kötü kaynana olur." yorumuna sebebiyet vermiş, dolayısıyla gülmekten yerlere yatmama neden olmuş durum...
    (anduin, 29.12.2004 22:47)
  11. (bkz: tek çocuklu aile)
    (8844455, 01.01.2005 05:55 ~ 09.03.2008 05:31)
  12. kardeşi olmamaktır ki paylaşmayı bir anlamda bilmemektir. bir evde tek çocuk olmak; kardeş kavgası bilmemektir, televizyon kumandası tartışması yapamamaktır, annenin en sevdiği vazoyu kırınca suçu üstüne atacağın insanın, sabahları inadına sizi uyandıranın olmamasıdır, anneyle baba akşam bir yere gidince evde yalnız olmak demektir.
    (gülümsün, 14.06.2005 11:45)
  13. can sıkıntısıdır, arkadaşa azami gereklilik duymak ama tek başına ayakta durmayı adamakıllı öğrenmektir
    (ovid, 24.04.2006 12:17)
  14. kardeşlik kurumunun hiçbir zaman içinde olamamak. çok acı olsa gerek...zira hayata kardeşinle başlarsın, onu seversin, merak edersin, kıskanırsın, korkutursun ve takdir etmesek de kavga edersin...velhasıl tüm duygularının, yaşamı kavrayış sürecindeki deneylerinin malzemesi o'dur. tabii büyük olan sensen. küçük sensen malzeme de sensin. olsun ama ömür boyu hatırlanacak güzel anılar...
    (thefittiriktospik, 24.04.2006 17:52)
  15. anne ve babanın bundan daha iyisini yapamayız diye düşünüp verdiği kararın sonucu. evet, doğdum, ve tüm çıplaklığıyla hissedildi her şey... zaferle karışık hafif bir burukluk oldu tabi. düşünsenize yahu, bir yazarın daha ilk romanında hayatının baş yapıtını vermesi gibi bir şey bu. yani çıta yükseldiği için bir tane daha yapmaya cesaret edemediler diyeceğim ama, o bile değil işte, ne çıtası, görüp görülebilecek en harikulade eserdim ben, zirvedeyken bırakmak istediler.

    gelmiş geçmiş en ünlü tek çocuklardan fransco adrima tüyler ürpertici anılarında bu durumu şöyle özetler:

    "hiç bir zaman kardeşimin olmasını istemedim. hatta düşüncesinden bile ölesiye korktum. annemin hamile olduğunu öğrendiğimde sanırım 10 yaşındaydım. dayanılmaz bir nefret duygusu sardı o an içimi. annem-babam ve özellikle de o... bıçağı alıp annemin karnına saplamak bile geçti içimden. üç gün sonra annem bebeğin düştüğünü söylediğinde yüzümde pis bir tebessüm olmuş, annem bunu seneler sonra söyledi bana, yani çaktığını, gerçi ikimiz de eylemin gerçekleştiği an benim hainliğimi fark etmişti, sadece bunu diilendirmek için erkendi. evet, hastalıklı bir ruhum olabilir, ama tek çocuk olmanın, yani bir anne ile babanın dünyadaki tek ürünü olmanın hazzını yaşamamı engellemiyor bu.
    (kayser sozer, 01.03.2007 18:15 ~ 18:32)
  16. 3,5 yıl yaşayabildiğim saadet.
    (azman, 01.03.2007 18:17)
  17. yıllar geçip de belli bir yaşa gelindiğinde, hayatın tüm zorluklarıyla tek başına başa çıkmaya çalışmak ve güçlü bir karaktere sahip olmanın mutlak gerektiği durum.
    (why georgia, 10.03.2007 19:32)
  18. hiç bir zaman büyüyememe durumudur.ailen hiç bir zaman büyüdüğünü kabullenmez hep çocuk kalırsın onların gözünde. tamam ilkokul belki ortaokul yıllarında güzel bişeydir üstüne titrenmesi, bi dediğinin iki edilmemesi....

    ancak üniversiteye baska sehre gidince durum deişir.. ilk sene telefonlarda ağlanılır..akabinde günde 90 kez aranırsın abartısız ve bu durum ilk sene ikinci sene farketmeden aynen devam eder taaki okul bitene kadar. ve okulun bitene kadar her sene yanına yerleşmeyi düşünürler,ikna etmek sana kalmış.. ama sanmayınki kötüdür tek cocuk olmak..ilgi güzel şey..
    (ilona, 08.04.2007 13:12)
  19. harika bir şeydir, sadece kendinize ait bir odanız vardır, kapıyı açıp kimse içeri dalamaz, eşyalarınızı kurcalamaz, giysilerinizi sizden habersiz almaz, istediğiniz etekten 1 değil 2 tane alabilirsiniz, evin en sevilen çocuğu sizsinizdir, başarılarınız için özellikle tebrik edilir, kötü zamanlarınızda bir tek sizinle ilgilenen bir aileye sahip olursunuz, kimseyi kıskanmaz, hiçbir şeyinizi paylaşmak zorunda kalmazsınız, bilgisayar için kavga etmez, ne yaparsanız yapın hoş görülürsünüz, prensesler gibi büyütülür, şımartılırsınız, her istediğiniz alınır, her dediğiniz yapılır,babanız sizin için gecenin bir yarısı gidip çilek alıp gelebilir, anneniz mantı açabilir, suyunuzu bile kalkıp kendiniz almazsınız, asla bakkala yollanmazsınız, en güzel, en kusursuz çocuk sizsinizdir, yıllar geçse ve kazık kadar olsanız bile anneniz, babanız sizi çocuk olarak görmeye devam ederler; yolda gördü diye en sevdiğiniz renk kazağı akşam hediye olarak bulabilirsiniz, babanız size paket paket çikolatalar alabilir, üniversiteye gidiyor olabilirsiniz ama annenize bulaşığım birikti dediğinizde başka bir şehirden bulaşık yıkamaya gelip, çeşit çeşit yemek yapabilir, sevdiğiniz için tatlılar gönderebilir, ortaokul ve ilkokulda okula servisle, minibüsle değil babanız tarafından bizzat bırakılırsınız. abi,abla eziyeti yaşamaz, kardeş çilesi çekmezsiniz ve benim gibiyseniz çocukluğunuzdan itibaren asla kardeş istemezsiniz.
    (kolektivist kedi koleksiyoncusu, 11.05.2007 20:35)
  20. yalnız ve bilgili bir çocuk olmayı öğrenirsiniz.bir çocuğun öğrenmemesi gereken acı şeylerdir aslında bunlar.size üçüncü şahıslar tarafından sorulan tüm sorulara cevap vermeniz gerekir,oyuna kaçıcağınız bir kardeşiniz yoktur çünkü.
    (grace, 20.05.2007 20:00)
  21. küçükken saçma sözlerle avutulursunuz.kardeşin olsaydı her istediğin alınamazdı ailenin ilgisi bölünürdü...büyüdükçe farkına varırsınız kardeş sahibi olmanın aslında ne kadar güzel birşey olduğunun.önce kardeşlerin hiç küsmediğini küsseler bile sonunda mutlaka barıştıklarını öğrenirsiniz.sizde en azından kardeş gibi olabileceğiniz arkadaşlar edinirsiniz ama kardeşin yerini tutmaz ki.zaman geçip ailenizinde sizi bırakıp dünyadan göçeceğini hiç istemesenizde aklınıza getirirsiniz işte en çok ozaman üzülür tek çocuklar...acınızı paylaşacak çok kişi olur belki ama kimse sizi anlayamaz kardeşim olsaydı ihtimalini daha çok düşünürsünüz.bu yüzdendir sanırım tek çocuk olarak büyüyen anne babaların en azından iki çocuk yapma isteği.henüz bunları yaşamamış olsamda yaşayacağımı biliyorum.çok mutlu rahat şımarıkça geçen,her istediğimin yapıldığı hayatım yerine,ailemin ilgisinin,sevgisinin,parasının bülündüğü bir yada daha çok kardeşle birlikte geçen bir hayat isterdim
    (beloplatnoo, 03.06.2007 11:41 ~ 11:47)
  22. bir çok avantajı olduğu açıktır ama dezavantajlarının yanında pısıp kalıcaktır bu avantajlar. şöyle ki:

    ailenin tek çocuğusunuzdur, er ya da geç bilirsiniz ki istediğiniz şeyi elde edeceksinizdir. bu istekler küçükken bir oyuncakken büyüdükçe isteklerinizin de büyümesiyle maddi olarak farklı şeylere dönüşür ama bilirsiniz ki çok istediğiniz şey sizi çok seven aileniz tarafından bir gün mutlaka armağan edilecektir. çünkü gerçekten sevilirsiniz ve sevgilerini paylaşabnilecekleri başka bir çocukları daha yoktur, ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışırlar ki siz de buna minnettar olursunuz ama bir süre sonra sırtınızda büyük bir yük hissetmeye başlarsınız ne kadar onların amacı size bunları hissettirmek olmasa da. evet size her şeylerini vermeye hazır olan bu insanlar için ne yapıp edip bu yükten kurtulmanız gerekmektedir ki bu gerçekten çok zorlayıcı bir durumdur. başarılarınızla onları gururlandırmak,onlara eliniz geldiğince yardımcı olmak istersiniz,bazense şımarırsınız fazla sevgiyi kaldıramamaktan doğan bi şımarıklıktır bu. elden bir şey gelmez yine de en hayırlısı bunu derhal fark edip silkelenmektir. kısacası maddi olarak evet kardeşsizlik tabii ki en iyisidir.

    bir de manevi yönüne bakıldığında kardeşsiz insan belki de yarım kalmış insandır çevrenizdeki arkadaşlarınıza bakarsınız ve herkesin abisi veya ablasıyla kavga ettiğini, onlarla dertleştiğini onların hayatlarında ne kadar önemli ve değerli bir yeri olduğunu fark edersiniz tabi koyar bunu bilmek oldukça. yine aynı nedenledir ki arkadaşlarınızı öylesine seversiniz ki bazen bazıları aileniz kadar yakın olur. bunu isteyerek ve bilerek yaparsınız ama hep kafanızda bir düşünce vardır ki bu da; arkadşınızın sizi hiçbir zaman kardeşi kadar yakın göremeyeceği gerçeğidir çünkü onun zaten bir kardeşi vardır tek ihtiyacı olan ise iyi arkadaşlardır.

    seneler geçtikçe daha da yanlızlaşır tek çocuklar artık anne ve baba göçmüştür bu diyardan. evet benimkiler henüz göçmedi ve umarım da hep yanımda olurları çünkü onları çok seviyorum ama bir gün gideceklerdir ve yanlız kalmak engellenebilir şey değildir...
    (karamelize ekmek, 10.06.2007 17:21 ~ 22.08.2007 13:08)
  23. kimileri için can sıkıntısı sebebi ,kimileri için de kafa dinleme aracı.
    (yilmazing, 10.06.2007 17:35 ~ 17:35)
  24. çocukkene milletin sorularına maruz kalırsınız;
    -canımm, kardeşin olsun istemez misin?
    +sanane be ya; istesem bile, senin yapabileceğin bişey var mı?
    -annenle babana söylesene sana bi kardeş getirsinler.
    +nerden getirecek, sizde varsa fazla versenize!!! ya da verme, o da senin gibi abuk sorular sorar, cinayet çıkar, neme gerek.
    (munasebetsizevrak, 15.06.2007 14:37)
  25. ailenin biricik evladı olmasıdır.

    güzeldir. önce ebeveynlerin yoğun ilgisinden ya da ilgisizliğinden sıkıntı gelir tek çocuğa... sonra ne olduğu farketmeksizin diğer insanların olası ilgi ya da ilgisizliğinden... bazen okumaya, bilgisayara kafayı kaldırmadan kendini verebilmektir yahut sınıftakilerden, mahalledekilerden sıkılıp eve gidip kafa dinlemektir. istediği şeyi vermediğin için küsen arkadaşını anlamamak ya da anlaşıldığını sandığın arkadaşın yüzüne mal mal baktığını farketmektir. güzeldir.
    (comelen adam, 15.06.2007 19:05)
 sayfa  / 2