tehlikenin farkında mısınız   

 sayfa  / 6
adana çık aradan

  1. cumhuriyet gazetesinin logosunun altında bulunan ve sayfanın yaklaşık yarısını kaplayan, siyah fon üzerine yeşil yazıyla sağdan sola (arapça gibi) yazılmış, font seçimiyle arapçayı çağrıştıran, "cumhuriyetinize sahip çıkın" diye devam eden yazı.


    http://img346.imageshack.us/...
    http://www.cumhuriyet.com.tr/...
    (tabudeviren, 02.04.2006 20:25)


  2. görür görmez kelimenin tam anlamıyla ürperdim ve anlamayan, anlamazlıktan gelen ya da gülen, bir de utanmadan güldüğünü söyleyenlerin her yerde olduğunu burada tekrar hatırlayınca ürpermekle ne kadar haklı olduğumu görerek bir kez daha ürperdim..

    (uzun zaman sonra gelen edit: bu girinin ilk yazıldığı anda, birkaç giri yukarıda "reklamı gördüğümde güldüm" diyen bir giri mevcuttu. evet artık yok.)
    (moya the song, 02.04.2006 21:22 ~ 26.05.2007 12:19)
  3. (bkz: tehlike sensin lan)
    (exfloresse, 02.04.2006 21:43)
  4. bu olayda işi zorlaştıran ve karıştıran kısım, cumhuriyet gazetesinin takındığı belirsiz tutum sanırsam.

    öncelikle söyleyeyim, genelde cumhuriyet gazetesinin o yüksekten bakan sert tutumunu pek yakın bulmam, ama zaman zaman yaptıkları doğru çıkışların da hakkını veririm. bu slogan olayında da vermeye çalıştıkları mesaj : "tüm halkımız, aramızdaki hesaplaşmaları, anlaşmazlıkları bir yana bırakalım ortada ciddi bir tehlike var. tek yürek, tek ses olalım." şeklinde ise sapına kadar "helal!" derim. ama yok bunce karışıklığın içinde, hala bir kesime ayar verme amaçlı bir tavır ise destekleyebileceğimi söyleyemem.

    dediğim gibi cumhuriyet gazetesine düşen ve yakışan bu sözlerin amacını belirtmektir. yoksa her görüş kendine yontacak; bir kısım "off gene lafı oturtmuş aslanım gazetem" diye maniler tuttururken, bi kısım da "ya bırak şu deyyusları" diye verilmek istenen mesajı sallamayacaktır.

    cumhuriyet'ten adına yakışır, yapıcı bir açıklama bekliyorum.


    "olaya uyanmam sonrası gelen düzeltme":

    tüm iyi niyetimi çarşaf gibi yerlere sermişler, bulanık sudan, kargaşadan (şu güzel ortamdan) nasıl adam kaldırırız, nasıl rant yaparızı hesaplayaraktan gazeteciliklerine son noktayı koymuşlar.

    bravo. bir siz eksiktiniz hakiki cumhuriyet'i (gazete olmayanı) yüzüstü bırakacak. evet tehlikenin farkındayız ama bunu "batıyoruz ulan" nidalarıyla maddi çıkarlar için kullanmak, halkı başka türlü bölmek (cumhuriyet okuyan ve okumayan olmak üzere) nedir?

    .
    (atropos, 02.04.2006 21:52 ~ 18.04.2006 21:17)
  5. fontun arapça gibi seçilmesi, yazının sağdan sola doğru yazılması sizlere neyi hatırlatıyor?hiçbirşeyi mi? o zaman hala tehlikenin farkında değilsiniz demektir.yargının siyasallaştırılması desem?, cumhurbaşkanlığı seçimleri desem?, imam-hatipler desem?, cumhuriyetin erimesi şeriat'ın kaynaması desem?, yok mu?hala tehlike göremediniz mi?
    (fakespeare, 02.04.2006 23:04 ~ 04.04.2006 11:32)
  6. ilk izlediğimde belli bi süre bakakaldığım etkileyici reklam sloganı.müzik olarak kontrbasın seçilmesi de inanılmaz bi etkileyicilik katmış,çünkü bas her zaman her yerdedir ve sololar haricinde, kendini göstermeden sessiz ve derinden ilerler.ki bunu reklama da anlatılmak istenene de çok bağdaştırdım.bir diğer reklamında ise t ve c harflerini;yani türkiye ve cumhuriyet kavramlarını ve varolan tehlikeyi bu kadar az ve öz bi şekilde ifade edip anlamlandırmaları,verilmek istenen mesajı bir kez daha pekiştiriyor.
    (tinklend, 03.04.2006 01:20)
  7. bu gün cumhuriyet gazetesinin bittiği gündür cevat abi.

    zamanında bu ülkenin ilerici, aydın insanlarının ceplerinde bir kimlik kartı gibi gururla ve inatla taşıdığı cumhuriyet gazetesinin nerelerden nerelere geldiğini, kimlerin kahvaltı sofrasında okunduğunu, hala farketmeyen kaldıysa, kafasına kafasına vuran slogandır.

    biz seni hep o eski halinle hatırlamak istiyoruz sevgili cumhuriyet gazetesi.
    (tembel, 03.04.2006 10:34)
  8. iki alternatif yorumu paylaşmak istiyorum:

    1-) cumhuriyet gazetesinin hitap ettiği kesimin karşıtlarına bir tehdittir. şüphesiz ki sağdan sola yazılan el yazısı ile islami bir devlet ideali taşıyanlar arasında bir ilişki var. bu şekilde yazılması onlara hitap edildiği anlamına gelebilir. bu durumda o kesime: "tehlikenin farkında mısınız?" demnektedir. bu da "sizin ocağınıza incir dikeceğiz, hele durun siz" olarak düşünülebilir.

    2-) tirajı o kadar da yüksek olmayan ve çok da ciddi bir reklam geliri olmayan gazetenin "iflasın eşiğindeyiz. bize sahip çıkın istiyoruz ama açık açık sözlemeye dilimiz varmıyor". çağrısı da olabilir.
    (azwepsa, 03.04.2006 10:53 ~ 11:22)
  9. (bkz: farkındayım farkındayım)
    (bkz: sezen aksu)

    devleti hem de acil durumlarda seçilmişler değil atanmışlar yönetir, çünkü sistem bu riski alamaz. bu yüzden, mit, jitem veya itü sözlük gibi temel kurumlar herşeyin farkında olduğu sürece sorun yoktur, ki o zaman zaten sorun yoktur çünkü zaten onlar her şeyin farkındadırlar.
    başbakan umre gezisinde demek boş laftır bu yüzden. "sen git bir hava al iş bize düştü" denmiştir kendisine büyük ihtimal.
    (bkz: tamam tamam yazacam devlet diye bir kitap)
    (gelirsemkal, 03.04.2006 11:18)
  10. farkındayım, tehlikenin hasosu sensin şeklinde cevaplandıktan sonra koşar adımlarla uzaklaşılması gereken cumhuriyet gastesi zımbırtısı. (bkz: şubat soğuğu)
    burda hükümet iyidir anlamı vermek gibi bi gayem yok ama bu 28 şubatçı statükocu oligarşik düzencilerden o denli tiksiniyor ve de zarar görüyorum ki akp denen hükümet müsvettesi soyucuları 1000 kez tercih ederim.
    (analist tilki, 04.04.2006 04:56)
  11. gocunan yaralılara laf yetiştirirken ikincisini es geçtiğimiz reklamdır. başta yanyana duran t ve c harflerinin birbirinden uzaklaşması şeklinde gelişmektedir. anlama özürlü yazarlara (bkz: tehlike ne lan) şu şekilde açıklanabilir; ülkemiz bölünüyor, tehlikenin farkında mısınız? yani burada t ve c harfleri ülkemizin resmi adı olan türkiye cumhuriyeti'nin baş harfleri olmakla birlikte, birbirlerinden uzaklaşması da bölünmesini sembolize etmektedir.
    (exfloresse, 04.04.2006 09:33)
  12. tam tersi için (bkz: orduyu tehlike olarak görmek)
    (exfloresse, 04.04.2006 09:42)
  13. cumhuriyet gazetesi pazarlama konusunda strateji geliştiriyor olsaydı zaten bugün posta gibi haydar dümenden cinsel yorumlar, rüya tabirleri gibi köşeler içerir, ya amerikada yaşayan vatansever tarikatçı zenginin okul ve dersanelerden elde ettiği parayla bedava dağıtılan gazetesi gibi din elden gidiyor sömürüsü yapar, ya da her hükümete yalakalık etmek zorunda olan borçlu patronların gazeteleri olan milliyet, hürriyet, sabah gibi yaşasın avrupa birliğine girdik, açlık sınırında yaşayan insanımız yok, herşey güllük gülistanlık numarası yapardı. ancak cumhuriyet soruyor: tehlikenin farkında mısınız ?

    türkiyenin içinde olduğu tehlike herkesin kendine çektiği gibi sadece irtica ya da sadece pkk değildir. türkiye için pek çok tehlike vardır.

    1)şeriat: her tarafın şeriatçı dolması ve laik düzenin ortadan kalkması bir tehlikedir. kendi zihniyetlerindeki kişilerin ileride tüm kadroları doldurabilmesini istediklerinden üniversitede her bölüme girebilmeleri için katsayı engelini kaldırmaya çalışmaları tehlikedir.

    2)özerk kurumların özerkliğini kaybetmesi: iktidarın kadrolaşmak için yargı ve üniversiteler gibi özerk kurumlara bulaşması, yargının içine kendi adamlarını sızdırmış olmaları ve bu kişilerin kafalarına göre iddianame hazırlayabilmesi, bu iddianameye dayanarak profesörlerin yargılanmaksızın hapiste tutulabilmesi

    3)avrupa'nın talepleri: avrupa birliğinin sanki 80 sene önce ülkeyi işgal eden kendileri değilmiş gibi kıbrıs ve ermeni sorununu gündeme getirmesi ve buraların ilgili milletlere verilmesini istemesi. avrupa yalakası iktidarın bunu neredeyse gönüllü kabul etmeye çalışması bir tehlikedir.

    4)pkk: nedense ırak savaşıyla birlikte pkk'nın yeniden hortlaması ve iktidarın pkk sorununa çözüm bulmaktan aciz olması yüzünden ver kurtul mantığıyla buldukları çözümün güneydoğu'yu pkk'ya vermek olması. kafada türban konya'ya sığışırlar artık.

    5)amerika: ırak'a girdiklerinden beri pkk'nın yeniden eylemlerine başlaması. eğer bir kürt devleti kurulursa kuşkusuz amerika güdümlü olacak ve sömürge sınırlarını genişleterek güneydoğu anadolu'nun nimetlerinden de yararlanacaklar.

    her başlığa sadece bir-iki örnek verdim, tehlikenin ne olduğunu anlayamayan yazarlar için ancak her bir başlık daha da genişletilip sayfalarca yazı yazılabilir. cumhuriyet bu kadarını da yazmamış herşeyi tek başlıkta özetlemiştir kanımca.

    tirajla içeriği bağdaştıran yazarlarımızın farkında oldukları şey cumhuriyetin tehlikede olduğu değil de, kendi cinsel sorunları ya da arka sayfa güzelleridir herhalde. zaten onu da haydar dümen'e yazıyorlardır. tirajı çok yüksek olan bu gazeteye ben de soruyorum türkiye'de iktidar yok sayın hocam ne yapmalıyız?

    cumoklar cumokluğunuzun kıymetini bilin...

    ek: bu giriyi sadece 3 dakika içinde kötüleyen arkadaşlar, haydar dümene ne yazıyorlarsa onları da yazsınlar uygun bir başlığın altına da ne olacak bu memleketin hali psikolojisinden kurtulup biz de kıçımızla gülelim birşeylere.
    (yamukyumukpirenses, 04.04.2006 18:24 ~ 18:36)
  14. cumhuriyet'in kampanyası dini inanca hakaretmişmişmiş...dini sembolleri kullanmaktaymışmışmış.kimse dinine göre kutsal sayılan kavramları kullandırtmak istemezmişmişmiş...kim peki sizin dininizin savunucusu.islami kesimin çıkardığı "zaman" gazetesi mi?hadi bakalım cumhuriyet'in reklamında okuduğumuz gibi zaman kelimesini de sağdan sola okuyun.ne çıktı karşınıza?tesadüf mü?hiç sanmıyorum...kim dini sembolleri kullanıyormuş?...kim halkın inancını sömürüyormuş?tehlike cumhuriyet miymiş yoksa dinin savunucusu görünümündeki kan emiciler mi?
    (fakespeare, 04.04.2006 18:53 ~ 18:53)
  15. kiminiz gazetenin saygınlığını tirajına bağlar,kiminiz yaşanan gerçeklere götüyle güler.siz bizim gibileri paranoyaklıkla suçlamaya devam edin.gün gelir götünüze girer bu giriler.300bin-500bin satan gazetelerin ciddiyetini tartışmazsınız ama.kimin eli kimin cebinde ciddi haberciliktir size göre.gazetelerin tirajı ciddiyeti ortaya koyuyorsa o zaman ülkemde en çok seyredilen programlarda en baba programlardır amiyane tabirle.cumhuriyet bugün bu ülkede 60bin satıyorsa sayfada 1500 resim olmadığı içindir.sadece haber verdiği içindir.ülkem insanı okumayı sevmediği içindir.okumak yerine göt göbek resmine bakmayı tercih ettiği içindir.daha kötüsü gazeteyi bu sebeple aldığı-aldıklarına gazete denirse- içindir.tehlikenin farkında mısınız?tehlike orada kastedilenler değil aslında,onlara ayarı veririz gün gelir.er yada geç hadlerini bildiririz.tehlike sizsiniz.bunu tehlike olarak görmeyenler.evet sizler.şeriatçı maliye bakanınızla,hikmetyarın önünde diz çöken başbakanınızla mutlu olun.atatürkün oturduğu koltuğa oturabilirse şayet rte bide kına yakın kıçınıza.evet şu ana kadar çok kaybettik,çok taviz verildi bu ülkenin aydınlık gençleri tarafından.ama daha fazla olmayacak.benim korkum ise sizlersiniz.üniversiteli pırıl pırıl gençler derler ya büyükler,gelsinlerde okusunlar şimdi şu götüyle gülenlerin yazdıklarını.kemikleri sızlasın gelemeyenlerin.umarım olanları görüyolardır bir yerlerden.umarım hem bu dünyada hem ahirette götünüze girer bu giriler.işte o zaman bende size götümle güleceğim.
    (akıllarazararziyan, 04.04.2006 18:56)
  16. işin en trajikomik yanı cumhuriyetin içeriğinden hiçbirşekilde düzenli bilgisi olmayan şahısların atıp tutmalarını okumaktır. mümtaz soysal gibi jakobenist kimliğini gizlemekten kaçınmayan kemalizmin toplumun her birimine tam uydurulması gerektiğine inanan bir yazara karşılık (rahmetli) atilla ilhan'ın o birikim taşan cumhuriyetin kurucu direkleriyle fransız devrim tarihini karşılaştırıp inceleyen, gerektiğindede eleştirilerini kaleme almaktan çekinmeyen bir yazarı birarada yazdıran; ilhan selçuk gibi ulusalcı, dini-etnik oluşumlara kesinlikle karşı çıkan bir kalemle oral çalışlar gibi toplumsal bütünleşmeyi savunan,yeri geldimi kürt sorunuyla ilgili,faşizmin yükselmesiyle ilgili görüşlerini köşesine aktaran bir demokratı taşıyan bir gazete bu cumhuriyet.bürokrasinin borazanı olduğuna dair iftiralar atılan bu gazetenin yazarlarından ışıl özgentürk teoriden pratige geçişinde henüz apocularla işbirliği yapmamış taze özgürlükçü sol oluşumumuz ödp ile ilgili çok umut dolu yazılar yazabiliyor.kimsede karşı çıkmıyor.
    imtiyaz sahibinin cumhuriyet vakfı olduğu,arkasındada ne çıkarcı holdinglerin ne amerikan misyonu güden tarikat desteklerinin ne de yabancı vakıfların paraları olmadan ayakta durmaya çabalayan,ucuz satış taktiklerine başvurmadan en büyük promosyon atağınıda verdiği müthiş kitaplarla yapan bu gazetenin iflasını dört gözle bekleyenler(avuçlarını yalasınlar) ,tehlikeli görmedikleri görüşlerin hatta zamanında sivas katliamını kışkırtan, diri diri yakılan insanların ardından "haketmişlerdi" manşetleri basan dinci gazetelerin demokratik(!) gördükleri seslerine eşlik ederek sürebilirler kınalarını
    (baruch, 04.04.2006 20:24 ~ 05.04.2006 14:19)
  17. (bkz: @754580)
    (semekkes, 05.04.2006 01:25 ~ 01:26)
  18. bu çalışmayı "cumhuriyet gazetesinin reklamı" olarak algılayan insanların varlığı bence gazetenin amacına ulaşamadığının göstergesidir.
    şu reklamı kim yapsa, hangi kuruluş hazırlasa, "herkes için, çıkar gözetmeden, vatan için yapmıştır" diyebiliriz?
    reklamı yapma ve yayınlama maliyetini karşılayabilecek hangi siyasi parti, tv, dernek, holding, gazete için "delikanlıca yapılmıştır bu hareket" diyebilirsiniz?

    televizyonda reklamı gördükten 3-4 saniye sonra yerimden doğrulup, kendi kendime bir "oha" demişimdir. cumhuriyet gazetesi reklam filminin muhteşemliğiyle ilgimi çekmiş sonra bana bir soru sormuştur; "tehlikenin farkında mısınız?"

    olay bu kadar. gazete insanlara bu sorunun sorulması gerektiğini düşünmüş ve sormuş. çok da güzel farkında olasını sağlamıştır farkında olmayanların.

    ha şimdi bu reklam filmi tutup altına cumhuriyet gazetesi yazmadan çekilemez miydi?
    o da olurdu ama ben bunu izledikten sonra ya "siyasi parti reklamıdır" diyecek ya da "adın sanın belli değil, kimsin ki sen bana bunu soruyorsun" diyecek geçecektim. 1-2 hafta sonra ordan buradan reklamı kimin verdiğini öğrenecek ve reklama duyduğum ilk andaki hayranlığın doğurduğu ilginin anında "farkında mısın?" sorusuna yönelmesi engellenmiş olacaktı.

    sanmıyorum gazetenin bu reklamlardan sonra satışları çok artsın. reklamı oluştururken yakaladıkları dahiliğe oranla çok düşük bir başarı yakalayacaklardır. bu gazetenin görüşü, duruşu bellidir. alan insanlar için alışkanlıktır, görüşlerine yakınlıktır cumhuriyet gazetesi. bu yapıdaki bir gazete için, böyle bir reklamdan sonra insanların "aaa gazete benimle aynı fikirdeymiş" diyip satın almasını beklemek saçmadır.

    bunu birinin yapmış olması lazımdı, cumhuriyet gazetesi yapmış. o kadar. "kim yapmış?" değil, "tehlikenin farkında mısınız?".
    (noty, 05.04.2006 07:04)
  19. (bkz: faşistsin sen faşist kal)
    (bkz: ilahi cumhuriyet sen adamı öldürürsün)
    (suspect, 06.04.2006 18:09)
  20. (bkz: delinin biri kuyuya taş atmış)
    (zoko, 07.04.2006 15:04)
  21. önceki yazılanları okuyunca yazının işlevselliğinin kanıtlandığını anladım. tehlikenin farkında olanlar ve bu tehlikeyi umursamayanlar ya da tehlikeyi yaratanlar.
    bu yazıyı cumhuriyetin reklamı olarak görenler var, 60000 sayıya ulaşan bir gazetenin tüm türkiyeye hükmetme isteği olduğunu ileri sürenler var. bu tirajla dalga geçenler var. gazeteyi alıp okumaktan ne kadar uzak olduklarının farkında bile değiller. gazetedeki yazarları bir bir saysan, topluma olan katkılarını saysan, kitaplarını, toplantıları, verdikleri eğitimleri ortaya koysan, cumhuriyet gazetesini öyle 20 sayfalık bir kağıt parçası olmadığını anlarsın.
    diğer gazeteler döt yalayıcılığı yaparken m.kemal'in önderliğinde kurulan devleti yıkmaya çalışanları su yüzüne çıkarmak suçsa kapatın cumhuriyeti, sıkıysa kapatın. diğer gazetelerin 200000 okuru bulmaca çanak çömlek için alırken, cumhuriyet okurları bilgilenmek için alıyorlar bu gazeteyi, farkı görün ona göre laf söyleyin.
    varolan tehlikeyi su yüzüne çıkarmak değil, inadına karşı olmak ve tehlikeyi reddetmek bu vatana zarar verir.
    (dbk21, 13.04.2006 23:21 ~ 23:23)
  22. bu yüzden cumhuriyete paranoyak diyenler senelerce komunizmden allahtan korkar gibi korkmuşlardır. hatırlatıyım dedim
    (ho amca, 14.04.2006 02:04)
  23. aslında yazı aynada yansıdığı gibi yazılmamıştır. sadece harfler ters sırayla yazılmıştır ve sadece bir iki harf ters durmaktadır.
    (azwepsa, 14.04.2006 10:35)
  24. müslümanları ve islamı tehlike olarak göstermeye çalışmak bölücülüğün alasıdır.

    türk halkı müslümandır. cumhuriyeti kuran, kutsal değerlerine saldırı olmadığı sürece yüzyıllardır bu topraklarda huzurlu yaşayan halk müslümandır. bunu kabul edemiyorsanız gidin başka yerde yaşayın. asıl tehlike, bir olmamız ve hep yaptığımız gibi birarada yaşamamız gerekliyken bir grubu hedef gösterip türk milleti arasında ayrılık çıkarmaya çalışmaktır.
    (kısaveacısız, 16.04.2006 19:45 ~ 10.07.2007 02:53)
  25. laiklik ilkesini özümseyemeyen beyinlerin ( beyinleri olmayabilir de) algılaması olanaksız olan söylem. bu beyinlerin algılama sorunu duyu organlarını kilitler, olan bitenin farkına varmak istemezler. aynen bağıl hareket kavramındaki gibidir, laiklik yanlısı olmayanlar (laiklik karşıtı demiyorum, laikliğe karşı duyarsız da olabilirler) haliyle dönen dolapları farkedemezler. vatan için kayıp mıdır bu, aslında tehlike farkedildiğinde esas kayıp bu beyinlerin kendileri için olacaktır.
    (dbk21, 16.04.2006 21:58)
 sayfa  / 6