|
|
- burdur ilinin bir ilçesi.
- burdur ilinin 11.939 nüfuslu ve 505 km2 yüzölçümlü ilçesidir.
muhammet önder ilçenin kaymakamıdır. başpınar, bayramlar, belkaya, çaylı, eceköy, karamusa, sazak, seydiler, yaylaköy, yeşilköy, yuva, yuvalak isimlerinde toplam 12 köyü bulunur.
- burdur'un ilçesi olarak anılabileceğini bu küçük aklım daha önce hiç düşünmemişti. orası tefennidir ki. burdur'dan uzak, kendi halinde bir yer. rock grubu bile var be. fanatiğiyim tefenni'nin. ölürüm ulaaaaaan! keserim biçer döverim.
eppo pek seveğyom gı! anlatıverem bi gari...
kocaman bir ovanın başında bulunan bir yanı taşlık, bir yanı otlak, tepelerinde türlü türlü hayvanların dolaştığı kocaman bir dağın yamacına kurulmuş bir kasaba'ydı' –eskiden-. şimdilerde yeni yeni icatlar çıktı, “modern”leşmeye başladı ya ne başlama. on yıl öncesinin tefenni’sini anlatıyorum, “modern”leşmeye başlayanıyla övünecek değilim.
efendim, tefenni; sıcacık insanların yaşadığı, çeşmelerden buz gibi tazecik suların aktığı, yazın soğuk, kışın sıcak tutan topraktan, kerpiçten yapılmış altı hangar gibi kullanılan iki katlı evlerde kalınan, ahaliyle ya dost, akraba ya da “daş gibi” küs olunan, erkeklerin çalışmayarak kahvede oturduğu, kadınların bir tarladan diğerine koştuğu, güzel parkları, bahçeleri olan, halkın gece çıkıp parkta çay içmeden, iki kelam laf etmeden uyumadığı, sıcacık bir akdeniz ilçesidir.
cumartesileri pazar kurulur, sabah erkenden kalkılır, pazara yollanılır. sokakta kapı diplerine oturmuş kadınlara “işiniz olsun” demeden geçildi mi alınırlar, sen daha geçmeden sorarlar, “kimin gızısın seeen, nerden gelibaağn” diye. bir önceki haftadan yoğurt siparişi verilmişse - müşteriler belli olduğundan yoğurtçu kadınlar yoğurtları sahiplerine erkenden teslim edip tarlada çalışmaya kaçarlar- ilk önce mis gibi koyun yoğurdu alınır. bizim bildiğimiz gibi değil bu yoğurt, dağlardaki yörük kadınlar getirir bunu, ne kadar yanık kokarsa, o kadar kıymetlidir. babbeci’nin oğlu terlik pabuç satar, yoğurt ona emanet edilip pazar turlanmaya devam edilir. halkın birbiriyle görüşme yeridir burası. dolaşırken bütün eş dost görülür, selamlaşılır, eller öpülür, koklanır. bir hafta alışveriş yapılmayacağından belki iki üç tur eve bırakılıp gelinir alınan zerzevat. ev zaten çok yakındır.
herkesin bağı, bahçesi, tarlası vardır. domates, biber, salatalık, meyve yazın bahçelerde bulunur zaten. bizimkiler aile arasında yarışırlar hatta; benim çiçekler güzel, senin vişneler kurtlu, benim erikler sarı, senin domatesler pembe diye. dert, tasa budur, domatesler toprağa değmeden bağlasak, tüüüh eyvah eyvaaaah fasulyeler olmadan kartlaşıyor; “amaaan geet geeeet bizim gız geeeeeet, haftaya sırık fasulyağ dikmeeecez gaaaç, yer fasulyağsı eyi olubağ deeeyolaağ ya bilmeğyon”.
ısparta’nın gülü, denizli’nin horozu vardır ya; tefenni’nin de barutlu suyu meşhurdur… ayıptır söylemesi büyük dedem bulup getirmiş dağlardan, sulu şakalarım oradan! şimdilerde parktan parka taşıya taşıya bokunu çıkardılar, o tat kalmadı ama zamanında barutumsu-kurşunumsu bir garip tadı vardı, böbreklere faydası çoktu. neyse, yazın geceleri barutlu su parkı'na gidilir, gazoz*içilir, çay içilir, dondurma yenir, eş dostla muhabbet edilir.
pek güzel, cennet gibidir. sulaktır, verimlidir…
iki gün kalan yeminlen yeniden yeşerir.(63, 09.10.2008 01:55 ~ 13:57)
- burdurun bir ilçesi. burdurun bucak ilçesi dışında gelişememe sarmalını kıramayan ilçelerinden biri. antalyaya oldukça yogun bir şekilde dış göç vermektedir.
- (bkz: sarı zeybek)
bir izmir var, otobüsten indin mi kokusu başka olan, bir de tefenni. izmir tuz, tefenni anason kokar.
- (bkz: gölhisar)
(bkz: çavdır)
|