1. piyasada bulunan toplam mühendislik istihdamının daha çok kişi tarafından paylaşıl(ama)ması anlamına gelir. bu tür ünvanların "hepimiz kardeşiz" şeklinde bol keseden dağıtılması da bir süre sonra mesleki kalitenin ve dolayısıyla da "mühendis" prestijinin düşüşüne sebep olur. bir süre sonra da işin ucu mühendisliğin sadece isim olarak kalmasına kadar uzanır.

    keşke ülkemizde(ve dünyada) işe alımlar sadece bilgiye dayanarak yapılsaydı. o zaman sokakta diploma dağıtsalar da sikimizde olmazdı.
  2. elektronik mühendisliği zordur. gerçekten zordur çok iyi biliyorum. elektronik mühendisliğinde okuyan arkadaşlarım var. ben teknik eğitim fakültesinde elektronik öğretmenliği okuyorum. (kolpa bir üniversite değil emin olabilirsiniz) elektronik mühendisliğinde okuyan arkadaşlarım gelip elektronik ile ilgili birçok soru yöneltiyorlar bana. cevaplıyorum hepsini ve yolluyorum. şimdi biri bana sen elektronik mühendisi olamazsın desin. bekliyorum.

    endüstri meslek lisesi mezunuyum ayrıca. bana dediler ki: "sen elektronik mühendisliği bölümüne gidemezsin. ancak öğretmen olabilirsin". elektronik ile ilgili hiçbirşey bilmeyen anadolu lisesi, fen lisesi öğrencileri elektronik mühendisi olabiliyor ama elektronik bölümü mezunu olarak ben elektronik mühendisi olamıyorum! saçmalığın dik alası nerde şimdi? aynı puanı yapsam da öss sınavında gidemezmişim elektronik mühendisliğine! buna bir kişi bile sesini çıkarmadı zamanında. şimdi teknik eğitim fakültesi mezunları mühendis seviyesine çıkarılınca mı sesiniz çıkıyor? komik oluyorsunuz gerçekten! neyin küsküsünü veriyorsun teknik eğitim fakültesi mezununa? ayıp yahu! devlet başta yaptığı bir hatayı düzeltiyor şu anda. ne oldu hoşuna gitmedi mi? al sana küskü..
  3. aslına bakılırsa geç bile kalınmış uygulama...

    geçmiş zamanlarda mühendislere formasyon alıp teknik öğretmen olacakları söylenmişti de biz o vakit onlara şirke düşmeyin oyuna gelmeyin demiştik. onlarsa dudaklarından akan salyalarına aç gözlülük katarak inanmamıştı. "sen de kimsin, hadi ordan" demişlerdi. şimdi de aynı hak diğerlerine verildi...

    neyse...
    eğitim sisteminin içine etmişler zaten. kim kime yaranmaya çalışıyor da bir başka gruba bok atıyor anlamam. yüksek tanrı mühendisliğinden mi mezun oldun arkadaş.
    hepimiz de biliyoruz ki üç beş okul haricinde mühendis bölümü mezununun da teknik eğitim mezununun da çok bir farkı yok. ki zaten sen adamakıllı bir üniversiteyi bitirmiş olsan ya da kendine güveniyor olsan böyle elinden çikolatası alınmış çocuk misali ağlamazsın. ne o öyle ağlak suratının bu halini hiç sevmedim. gerçi normal halini de sevmezdim.
    kendini eğer geliştirebildiysen hiç boşuna mızmızlanmazsın.

    gelelim bir başka meseleye. şansıma her iki bölümün de havasını soluma şansını yakaladım. teknik eğitimin de, mühendisliğin de... açıkcası mühendislerin halini çok iç açıcı görmüyorum. bir çoğunun burnu havada. sahada iş çıkarcak adam değiller. anlamıyorum ki yıllarca kim şişirdiyse bu insanları. teknik eğitimliler bu açıdan onlarca kat daha avantajlılar. onlar zaten okullarına girdikleri ilk sene öğretmen olma şanslarının az olduğunu ve daha çok çalışmalarının bilinciyle biraz daha ayakları yere basar halde mezun oluyorlar. mühendislerdeki tepeden bakma olayını reddetmelerinde ki etken bu sanırım.

    son olarak tekrarlamadan edemem; - bir iki üniversite hariç - üniversitelerin mezun ettiği mühendislerle, teknik öğretmenler arasındaki fark anca buğday tanesi kadardır. bir çok üniversitedeki mühendislik fakültesindeki hocalar yine aynı üniversitedeki teknik eğitim fakültesinin derslerine giriyor. dersler neredeyse aynı, içerikler neredeyse aynı. sorun ne mühendiste ne de teknik öğretmende... sorun bu eğitim sisteminde. o yüzden salyalar akıtarak birilerinin birilerine bok atması çok yakışıksız.

    sen kendini geliştir sen kendini adam et. git bi iş yerine başvur. iş diplomadamı yetki de mi o zaman anlarsın. seni değil de teknik öğretmeni alırlarsa o zaman git bi de teknik eğitim bitir gel. farkı o zaman anlarsın...
  4. utanç verici bir haber.

    kartonpiyer mühendisliği, bahçe işi mühendisliği, windows media player mühendisliği derken, yeni çıkan bu bölümlerin/mühendisliklerin gereksizliği yüzünden girmek için 1 yılımızı heba ettiğimiz bölümlerimizde "mühendis olacağım" demeye utanmaya başladık; yeter artık bir buna el atmadığınız kalmıştı.

    bu ülkenin ara elemana ihtiyacı var. madem bu kadar kolay bu diplomayı vermek o zaman marketlerde satalım. herkes alsın; herkes mühendis olsun. biz de okumayalım. işçilere de mühendislik ünvanı verelim, mahalle bakkalımız saddam a da.

    teknik eğitim fakültesi nedir, bir insan niye teknik eğitim fakültesinde okur önce bunu çözelim kafamızda. teknik liselilerle/fakültelilerle bir sorunum yok sadece okumak için emek verdiğim bölümümün ünvanını paylaşırken bu kadar rahat olmamı bekleyen insanların bakış açısına hayran oldum burda.

    (ara: akıl fikir)

    edit: bir de bu insanlara hiç şans verilmiyor gibi bir intiba yaratılmaya çalışılıyor ki tamamen yanlış. kendilerinin kolay buldukları "çok kolay bir sınav" muhabbeti yaptıkları dgs ile, bu gençler zaten mühendislik fakültelerinin kapılarını aşındırabiliyorlar. bu uygulama tamamen yanlış. bir an önce bu saçmalıktan vazgeçilmeli.

    eksi oy verenlere de evde uğraşıp kartondan/mukavvadan yaptığım mühendislik diplomasından dağıtacağım, isim bölümüne tükenmez kalemle kendi adını yazıyorsun. sonra bi bakmışsın mühendis olmuşsun. nasıl? bence fikir güzel!!
  5. adalet meslek yüksek okulu mezunlarına da avukat ünvanı verilmesinin habercisidir. öyle ya onlarda görüyolar medeni hukuk borçlar hukuku filan. bizim dört senede ağzımıza sıçılmış ama olsun onlar medeni hukuk görmüşlerdir. bu da tef mezunlarına mühendis ünvanı verilmesiyle aynı şey işte. zaten ilginç de değildir iibf mezunlarının hakim olabildiği(ki kesinlikle iibfye bir lafım yok sadece kulvarlar farklı), hatta anayasa mahkemesi başkanının bile hukukçu olmadığı şu güzel ülkemde tef mezunları mühendis olmuş çok mu?
    hatta dur lan sağlık meslek yüksek okulu mezunları da doktor olsun. muhtemelen onlarda anatomi filan görmüşlerdir.