belli ki çok beklemişiz birbirimizi. belli ki, acıların süzgecinden geçirip öyle damlatmışız sevda damlalarını birbirimizin üzerine. şimdi bundandır tedirginliğimiz.
ama bilirsin, aşk sevmez tedirginliği. ya tam açacaksın yüreğini, ya hiç yeltenmeyeceksin. grisi yoktur aşkın, ya siyahı, ya beyazı seçeceksin.
bambaşka diyarların sakini, başka başka yolların yolcusuyken nedir bizi karşılaştıran şey? nedir bir anda hayatımızı değiştiren şey? aşk elbette...
aşkı bulmak zordur yar... öyleyse kıymetini bileceğiz aşkın. bir kez buldun mu yapışacaksın yakasına. ellerini bir saniye bile ayırmayacaksın aşkın üstünden. bir çiçek gibi sulayacaksın. büyüteceksin.
öyle uzaktan bakmayla yaşanmaz aşk. ruhunu adayacaksın. beni düşündüğün de bedenin titreyecek, ellerin terleyecek, yutkunamayacaksın.özlem tutuşturacak seni, alev alev yanacaksın.
ayrıklık fikri deli edecek seni. yokluğum aklına geldiğinde bir taş gibi yüreğine oturacak, ağırlığının altında ezileceksin. yerinden kalkamaz hale geleceksin. düşünemeyecek, konuşamayacak hatta ağlayamayacaksın.
“ seni seviyorum ” dediğinde bunu sadece dilinle değil, yüreğinle, gözlerinle de söyleyeceksin. ben beni sevdiğini senin söylemenle değil gözlerine baktığım zaman anlayacağım. ancak o zaman inanacağım.
birlikteyken unutacaksın dünyayı. sadece bana ait olacaksın, ben de sana... birbirimizden başka hiçbir şeyin önemi olmayacak. sana dokunduğum da kanın hızlı hızlı akacak. yüreğin deli gibi çarpacak. nefes nefese kalacaksın.
ve sanma ki senden farklı olacağım bende... bin kilometre ötede olsan “gel” koşacağım sana, merak etme. bir tek gün bile bırakmayacağım elini. yanımda olmasan aklımda olacaksın, baktığım her yerde seni göreceğim.
ben aşktan bunu anlıyorum işte. sıradan olmadım hiç. bir kaç sevgi sözcüğüyle geçiştirilecek aşklar bana göre değil. yaşayacaksam, doya doya yaşamalıyım aşkı. her hücreme girmelisin. bende hüküm sürmelisin. aşk kaçağı değil, aşk mahkumu olmalısın.
şimdi bırakalım tedirginliği bir kenara. kenetlensin ellerimiz ve aşk alsın bizi kollarına... h adi ne duruyorsun?
(bkz:
mehmet coşkundeniz)