|
|
- sanırım sadece türk hukuk sisteminde görülebilecek bir olaydır.
11 yaşındaki bir çocuğa tecavüz etmek üzereyken yakalanmış eski bir yüzbaşı.
olay tam anlamıyla gerçeşlemediği için mahkeme; 15 yıl hapse mahkûm olan yüzbaşının cezasını, suçu gerçekleştirmek üzereyken yakalandığı ve tecavüz eylemi teşebbüs aşamasında kaldığı gerekçesiyle 3 yıl 9 aya düşürdü.
www.internethaber.com/news_detail.php?id=103637
- sadece türk hukuk sisteminde değil, tüm modern hukuk sistemlerinde görülebilecek, suçun teşebbüs halinde kalmasının bir örneğini oluşturan olaydır. 5237 sayılı tck'nin 35. maddesi uyarınca:
(1) kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur.
(2) suça teşebbüs hâlinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onüç yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.
- (bkz: yok artık ebesinin amı)
tüm modern hukuk sistemlerinde var olsa da kabul edilemeyecek bir indirimdir. tecavüzde erken boşalma indirimi de gelir yakında.
- (bkz: niyet ettim allah rızası için tecavüz etmeye)
(bkz: insanın fikri neyse zikri de odur)
tecavüz olayı suçlu için de madur için de ciddi ruhsal yardım gerektiren durumdur, olayın gerçekleşmemesi bir şans olur ki tekrarlanmaması için terapi altında ceza şart koşulmalıdır.
- yasaların uygulanmasında acıma,kızma gibi duyguların kullanılmaması (ya da kullanılmamaya çalışılması) sonucu ortaya çıkmış, kanun koyucuları da üzmüş olabilecek olay.
öncelikle; bu olayı yorumlarken, bahsi geçen mahkemeyi, hakimleri; kalpsiz, vicdansız diye acımasızca eleştirmek, yerden yere vurmak yerine, onların da işlerini,yani yasalarda belirlenmiş suçlara belirlenmiş cezaları verdiklerini hatırlayalım. hatta, bir anlamda, biraz abartı gelecek ama hakimin şöyle düşünmemesine sevinelim:
"tamam yasada suç ve cezası belli, indirimi de belli. ama bu vahşice bir durum ve yasayı deliyorum anasını satayım". sonuç olarak yapması gerekeni,işini yapmıştır, objektif olmuştur! aksi halde,bugün acıyan,kalbini dinleyen hakim, yarın da cüzdanını düşünmeye başlayabilir.
burada, benim de takıldığım nokta, yıllardır işleyen yasaların bu şekilde saçma durumlara yol açması.. onlarca profesör(!) toplanıp sayfalarca yazı yazıp yasaları hazırlıyorlar, sonrasında da 11 yaşındaki kıza tecavüz etmeye yeltenmiş, hatta bunu önceden de 7 kez yapmış ( habere göre) adam 3 yıl yatıp çıkıyor. ülkemizdeki profesörler(!) - ki bazıları gerçek anlamda profesörlüğü hak etmişlerdir o ayrı- rütbe kazanır gibi, belirli bir zamandan sonra "hadi sen profesör oldun!" denerek ya da birinin akrabası, ortağı olduğu için mevki sahibi olduğundandır ki bir sapık 3 yıl yatıp çıkabiliyor. resmin bütününe baktığımızda her mevkide eleştirilecek, yerilecek kişileri rahatça görebiliyoruz.. maalesef çoğu da televizyonda..
katılıyorum, çok vahşice bir durum,keşke böyle bir karara yol açacak yasalar olmasaydı, daha doğru yazılmış olsaydı, hatta 15 değil 55 yıl hapse mahkum edilseydi...ama bu bir hukuk devleti arkadaşlar , evcilik oynamıyoruz. daha da açıklamak için bir hatırlatma: "anayasayı bir defa delmekle bir şey olmaz!"
- evet yarım kalmıştır. aslında sormalı adama cezanı şu kadara çıkarırsak seni rahat bırakacağız ne yaparsan yap diye, karşılığında ne cevap verir acaba? fikrimce devam eder.
- (bkz: yok artık lebron james)
- -şimdi diyosun ki sen bişey olmadı he mi?
-ya hakimim aslında bi takım elleşmeler oldu ama anla işte!!
-neyi anlayım?
-fikifiki olmadı desem?
-haa takamadım fişi diyosun
-aynen öyle! fişi çıkardım ama prizi bulamadım
-yani elektrikler gelmedi diyosun..
-elektrikler kesik değildi ama düğmeye basamadım
-evi süpürmeye niyetlendim ama süpürgeyi açamadım diyosun
-açamadım değil de açmadım diyelim reis bey.
-ha istesem açardım ama istemedim diyosun?
-aynen öyle reisim
-yani diyosun ki....
-hakimim anladın sen! kes cezamı da gideyim.
-yani diyosun ki eşeğin amına su kaçırma
-estağfurullah reisim
-sus lan sapık herif!
-gücendim valla
- bunun bir sonraki aşaması şu şekildrdir :
(bkz: tecavüz davasında erken boşalma indirimi)
(bkz: tecavüz davasında küçük çük indirimi)
hani hukuktaki caydırıcılık ?
buı arada ceza indirimi ve caydırıcılık şöyle olur :
--- alıntı ---
abd'nin florida eyaleti'nde tecavüz suçunu itiraf eden bir adam ömürboyu hapis cezasına çarptırılmamak için “hadım” edilme talebinde bulundu.
panama city'de, boby james allen, sekiz ve dokuz yıl geriye uzanan silahlı tecavüz suçlarını itiraf etti. seri tecavüzcü allen, daha sonra resmen bir başvuruda bulunarak, “daha hafif” bir cezaya çarptırlması karşılığında hadım edilmeyi teklif etti.
yargıç michael overstreet, allen'ın cezasını 25 yıla indirmeyi kabul etti. yargıç, hadım olması için allen'e tam sekiz gün süre tanıdı.
--- alıntı---
- hırsızların hırsızlık yaptığı eli kesilse de alacağı hapis cezasından daha caydırıcı olmaz mıydı? pek tabii olurdu. peki biz bugün bu şeriat hükümleri vari cezaları neden temizledik hukuk sistemlerimizden? cezanın tek amacı önleme ve kamu vicdanını rahatlatma olmadığı için.
böyle bir yaklaşım kabul edildiğinde "hani hukukta cezanın rehabilitasyon ve kişiyi topluma geri kazandırma işlevi " diye de sorabiliriz rahatlıkla.
burada ve hukuki diğer tüm meselelerde , ufacık bir çocuğa tecavüze yeltenen bir sapığa hakim indirimli ceza veriyor. ya o sizin kardeşiniz olsaydı? ; dağdaki teröristi devlet affediyor, ne olacak gözyaşları dinmeyen şehit analarımız? gibi yaklaşımlarda bulunmak ilk etapta rahatlatıcı ve gaza getirici olsa da bugün hukuku modernleştirebilmek için yüzyıllardır verilen mücadeleye ters düşecek bu gibi yaklaşımlar uzun vadede kazanç değil kayıp getirecektir.
biraz daha sakin ve duygusallıktan uzak kalarak düşünmekte fayda var. münferit olaylarda pek tabii verilen cezalar kişileri tatmin etmiyor, adalet duygusunu zedeliyor olabilir. ancak unutmamak gerekir ki hukuk sürekli yaşayan ve gelişen bir mekanizmadır. zedelenen adaletin sorumlusu da teşebbüs gibi kökleşmiş ve gerekli bir kanun hükmünü icra eden hakim değil, kişilerin gözünde cezaları komik durum düşüren infaz kanunu ve dolayısıyla yasa koyucudur. (bkz: tbmm)
(bkz: ölüm cezası)
- tecavüz yani kanundaki adıyla cinsel saldırı suçu bir netice suçudur malesef. yani netice gerçekleşmeden suç da gerçekleşmiş sayılmaz. ama tecavüzün insan onuruna etkisi göze alınınca ''sırf hareket suçu'' olarak düzenlenmesiyle, yani hareketin gerçekleşmesinin yeterli olmasıyla teşebbüs hükümleri de uygulanmak durumunda kalınmaz. burda yasayı uygulayanın değil yasa koyucunun varsa bir ihmali söz konusudur. ki bence vardır. yasakoyucular genelde erkek oluyor diye konuyu uzatmak istemiyorum.
|