kesinlikle af kabul edilmeyecek şekilde, ömür boyu tek kişilik göt kadar hücrede hapis. ülkemizde manyakları 2 sene sonra dışarı salıp tekrar bir sapıklık yapmalarını beklemenin gelenek haline geldiği unutulmamalı.
"tecavüzcünün mağdurla evlenmeyi kabul ederek hapis cezasından kurtulması" gibi akıl almaz bir durum kesinlikle bu cezalar arasında sayılamaz.
her ne kadar kalktıysa da (ya da ben öyle biliyorum) bir dönem uygulanmış; hukukçularımız tarafından tecavüzcü için hapis cezasına alternatif görülmüş, görülebilmiş; ailesi tarafından namuslarının temizlenmesi amacıyla, zaten travma geçiren kadının bir de buna sebep olan kişiyle evlenmeye zorlanmasıyla cezanın kime verildiği sorusuyla akılları karıştırmış; böyle bir fikri ortaya atanların akıllarının nasıl çalıştığı bir bir başka akıl almaz durum yaşatmıştır.
pipisi koparılarak tecavüzcü hayatının kalanında etkisiz eleman olacak hale getirildikten sonra çıkan pipi çubuklarla desteklenip biraz da ekleme yapılarak strap on dildo haline getirilmeli, tecavüzcü polisler tarafından o tecavüz ettiği hatunu nası hırpalamışsa öyle hırpalanıp bağlandıktan sonra kendi pipisinden imal edilmiş dildoyu takan hatun tarafından kanırta kanırta.. ahem. tecavüz edilmelidir. bilimum mevcut delikten faydalanılmalı, gerekirse yenisi açılmalıdır.
(bkz: göze göz dişe diş)
malesef burda olmasada avrupa ve amarika da tecavüz suçluları hapise atılınca orda ki çete liderlerinden birinin fahişesi oluyor yani en iyi en hoş en caydırıcı cezalar orda bi de bize bakın af tan yararlanıp çıkan tecavüzcülerin %80 geri içeri girdi.
tecevüz eden 2 kişi bulunur ve birbirlerine sırayla tecavüz etmeleri sağlanır, bundan sonra tecavüz edenler yakalanarak bu gruba katılır ve gitgide artan bir grup olayı oluşturulur, bu sayede daha az tecavüz vakası işlenir kanaatindeyim.
bira şişesinin üstüne oturtup elektrikli ince bir teli cinsel organın içine soktuktan sonra kökünden kesip hücrede açlıktan geberene kadar tek yemeği olarak önüne koymak.
bir suçluya karşı nefret ve kin kusarak, ahkam kesme yarışına giderek kendilerini sütten çıkmış ak kaşık, dünyanın en temiz ve ahlaklı insanları olarak görmek isteyen, bilinçaltının çirkin dürtülerinden kaçmak için mi yoksa "ben daha ahlaklıyım" gibi hayali bir yarış için mi anlayamadığım bir hırstan dolayı , ironik bir biçimde insanların içlerindeki şiddeti çoşturmaya vesile olmuş cezalar silsilesi...
yok "pipisini kesecen bilmem ne yapacan" yok "tecavüz edeceksin böylelerine", yok efendim "göt kadar odaya kapatacaksın hayat boyu çürüyecek"... bu ne ya ?
sen o adamlarla aynı sosyal koşullarda olsan, aynı ruh hastası ebeveynlere sahip olsan, aynı şekilde yetişsen, farklısını mı yapacaksın ?
insanlar, toplumun tabulaştırdığı bir suçu ele alıp ahkam kesme yarışını ne zaman kesecek acaba, 2006 değilse bu ne zamandır 3006 mı 6006 mı merak ediyorum.
ayrıca madem o kadar medenisin, madem o kadar ahlaklısın, ubermenschsın, bu kadar kin ve nefret nedendir, onu da geçtim ne farkın kalır o tecavüzcüden ?
şunu da merak ediyorum ki bugün bir yasa olmasa, din olmasa, toplumsal baskı olmasa acaba yukarda ahkam kesenlerden, nefret kusanlardan, şiddet için bağıranlardan "kelle istiyoruz" modunda saldıranlardan kaçı mevzu bahis durumda tuttuğuna tecavüz etmezdi ?
toplumun yüce değerlerini korumakla yükümlü olan ulu ubermensch insanlar topluluğu, en ufak konuları ama sike bağlayabilecek bir bilinçaltına sahip olup, nasıl başka bir konuda bu kadar ahlak bekçisi kesilebiliyor, bu nasıl bir tutarsızlıktır ?
tecavüzcülerin haklarını korumak gibi bir görevim olduğundan dolayı değil ama insanın ahlakın altında ne kadar ezik olduğunun farkında olmamdan dolayı yazıyorum bütün bu cümleleri. 2006 senesinde hala meselelere , suç ve cezaya bu ilkellikte bakarken, neyi nasıl çözümleyeceğiz ?
görünür dünyada tecavüz çok kötü bir şey, zira ahlak var, ondan önce din var, ondan da önce yasa var. ama madem bu kadar istenilmeyen bir olgu, neden savaşlarda binlerce insan tecavüze uğruyor ? sizce, bu dünya iki yüzlü değil de nedir ? ve bu dünyanın üzerine kurulu olan ahlak.
"ayşe özgün'le her gün" gibi bir programda karşılaşmak isterdim şu yukardaki tarzda bir ilkellikle, bir nefretle ya da reha muhtar'ın savaş ay'ın programlarında, ya da kadir çelik'in programında duymak isterdim bu "kelle isteruk" sözlerini. o ahlak bekçiliğini, o "ben daha ahlaklıyım, olmalıyım" çabalamalarını orada görmeyi tercih ederdim, burada değil.
erkeklere tecavüz eden insanların neredeyse hemen hepsinin çocukken tecavüze uğradığını okumuştum. başka bir yerde, saldırgan insanların, fiziksel şiddete eğilimli insanların neredeyse hepsinin erken yaşlarda fiziksel şiddete maruz kaldığını okumuştum. bu mantıkla yola çıkarsam, en ufak bir suçu duyduğu gibi saldırıya geçen insanların da geçmişte ahlaksızlıkla yargılandığını veyahut böyle bir korkuya sahip olabilecek bir bilinçaltına, arzular uzayına sahip olduğunu düşünüyorum. yoksa sizlerin bilinçleri bu pislik arzuların, duyguların yuvası mı olmuş da bundan korkup, aksi bir itham ile kendini kanıtlamaya çalışanlar, sivrilme yarışına giriyor ?
ne hırsızlık, ne gasp, ne tecavüz farklı benim gözümde. zira şunun farkındayım ki hepsi insana mahsus, insana zaten doğal olan davranışlar. meseleye salt siyah-beyaz mantalitesinde bakmanın, daha çirkin bir cahilliğin yeşermesinde etkili olacağına inandığımdan bu kadar cümleyi gerekli gördüm.
temizlik ve arınma gibi istekler ve dayatmalar, suça karşı bu temizlik ve arınmışlık kaygısıyla sert ceza talepleri, sadece faşistlerin ve arınmış olamamaktan, saf olamamaktan , mükemmel olamamaktan ve aksi durumu kendi içinde barındırmaktan korkan zavallı insanların üslubu olabilir. yoksa gerçekten ahlaki olgunluğa erişmiş bir insan, ahlaksızlığın kökenini idrak etmek için çabalar, meseleyi daha farklı bir boyutta algılamaya çalışır.
o halde nedir bu nefret ? cinselliğin tabu olduğu bir coğrafyada yaşamamızdan mı doğuyor, yoksa cinsel açlığın yüksek olduğu bir populasyonda olmamızdan ötürü mü bu kadar korkuyoruz kendimizden ?
bilgi akışına inanıyorsak, bizler hakim olmamalıyız...
türk ceza kanunu'nda detaylı olarak açıklanan cezalardır. bir hukuk devleti olan türkiye cumhuriyeti'nde uygulanması esas olan cezalar bunlardır. allah'a şükür bu kanunları yazan insanlar gene bunlar gibi tecavüzcü ve sapık değil akılları başında insanlardı. saçma, vahşi ve sapıkça cezalar buluo metne eklememeleri sayesinde, bunların cezalandırılması sırasında toplumu, en az onlar kadar sapık ve iğrenç olmanın vicdani ağırlığından kurtarmışlardır.
yaptığı suçu ve resimlerini yollardaki reklam panolarına asıp belirlenen bir tarih ve saatte helikopterle taksim meydanına sarkıtmak. geri çektiğinizde ne olur bilinmez.
bir suça sebep olan mantalite anlaşılmadan, anlaşılıp çözümlenmeden, suçun toplumsal olarak halledilemeyeceğinin, yetersiz olacağının en açık delilidir.
acımasız cezalara rağmen iran ve suudi arabistan'da tecavüzün batı avrupadan daha yaygın olması daha başka nasıl açıklanabilir...
edit: halifenin şehrinden gelen adam'ın (bkz: themanfromthecityofcaliphet) dediğine göre yanlış bir bilgiymiş, seneler önce bir tv programından öğrendiklerimdi bunlar, buradan "baskı ile doğru yol bulunur" gibi bir sonuç çıkmıyor tabii ki